Arakçi'den Şanghay İşbirliği Örgütü'ne çok taraflılık ve ulusluslararası hukukun korunması çağrısı
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Kırgızistan'da düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısında, çok taraflılığın güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak örgütün yasa dışı yaptırımlarla ve Birleşmiş Milletler Şartı'nın ilkelerini zayıflatan uygulamalarla mücadelede daha aktif bir rol oynaması çağrısında bulundu.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Kırgızistan'da düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısında, çok taraflılığın güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak örgütün yasa dışı yaptırımlarla ve Birleşmiş Milletler Şartı'nın ilkelerini zayıflatan uygulamalarla mücadelede daha aktif bir rol oynaması çağrısında bulundu.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Kırgızistan'ın Çolpon-Ata şehrinde düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Dışişleri Bakanları Toplantısına katıldı. Bakan Arakçi toplantıda yaptığı konuşmada, Bugün Şanghay İşbirliği Örgütü, uluslararası sistemin evriminde kritik bir dönüm noktasındadır. Dünya, tek taraflılığın yayılması, Birleşmiş Milletler Şartı'nın temel ilkelerinin zayıflaması, yasa dışı güç kullanımı, tek taraflı ve keyfi yaptırımların uygulanması, iyasi baskı uygulamak için ekonomik ve finansal mekanizmaların araçsal kullanımı da dahil olmak üzere benzeri görülmemiş zorluklarla karşı karşıyadır. Bu şartlar altında dünyanın nüfusunun, ekonomisinin, enerji kaynaklarının ve stratejik kapasitelerinin önemli bir bölümünü barındıran en önemli bölgeler arası kurumlardan biri olan Şanghay İşbirliği Örgütü'nün sorumluluğu her zamankinden daha önemli hale gelmiştir. Bu örgüt, uluslararası ilişkilerde çok taraflılığı, ulusal egemenliğe saygıyı, devletler eşitliğini ve hukukun üstünlüğünü savunmada güçlü bir ses olabilir ve olmalıdır ifadelerini kullandı.
Askeri saldırganlık normalleşirse hiçbir ülke bunun sonuçlarından muaf olmayacaktır
ABD ve İsrail'in İran'a gerçekleştirdiği saldırılara değinen Arakçi, İran'ın karşı karşıya kaldığı durum, sadece bir ülkenin ulusal güvenliğine yönelik bir tehdit değildi, uluslararası hukuk düzeninin temel ilkelerine yönelik bir meydan okumaydı. Bu nedenle, bu ilkeleri savunmak sadece İran'ı savunmak değil, kolektif güvenliği, bölgesel istikrarı ve uluslararası hukukun güvenilirliğini savunmaktır. Eğer güç kullanmama ilkesi zayıflarsa ve askeri saldırganlık uluslararası ilişkilerde normal bir araç haline gelirse büyüklüğü, gücü veya coğrafi konumu ne olursa olsun hiçbir ülke bunun sonuçlarından muaf olmayacaktır dedi.
İran, bir kez daha savaş başlatmadığını ve başlatmayacağını gösterdi
Arakçi, İran, Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesi uyarınca uluslararası hukuk çerçevesinde kendini savunma hakkını kullanarak egemenliğini, bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü savundu. Aynı zamanda İran, bir kez daha savaş başlatmadığını ve başlatmayacağını gösterdi. İlkesel politikamız her zaman diyalog, diplomasi, iyi komşuluk ve bölgesel iş birliğine dayanmıştır ve kalıcı barışın ancak saldırganlık, işgal, tehditler ve çifte standartların yerini karşılıklı saygıya, uluslararası hukukun tarafsız uygulanmasına ve uluslararası yükümlülüklere gerçek bağlılığa bırakmasıyla sağlanabileceğine inanmaya devam ediyoruz. Barış inşa edilmeli, korunmalı ve sürdürülmelidir şeklinde konuştu.
ABD'nin mutabakat zaptını ihlal etmesi
Arakçi, İslamabad'da savaşı sona erdirmek için imzalanan Mutabakat Zaptı'nın üzerinden sadece birkaç hafta geçmiş olmasına rağmen ABD, bir kez daha taahhütlerine uymadığını göstermiştir. Bu mutabakat zaptının hükümlerinin açıkça ihlal edilmesi, ulaşım altyapısına, içme suyu tesislerine, balıkçı teknelerine, yerel ticari gemilere ve diğer sivil altyapıya yapılan saldırılar, uluslararası hukukun ve uluslararası insancıl hukukun açık ihlalleri, güç kullanma ve uluslararası yükümlülükleri hiçe sayma politikasının devam ettiğinin açık bir örneğidir ifadelerini kullandı.
Hürmüz Boğazı
Arakçi ayrıca ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik düzenlemelerine ve denizcilik önlemlerine müdahalesinin, dünyanın en önemli su yollarından birinin güvenliğini tehdit ettiğini ve normal ticari gemi trafiğini aksattığını vurguladı. Arakçi, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndaki güvenliğin, bölge dışı güçlerin varlığıyla değil, bölgesel ülkeler arasında iş birliği, karşılıklı saygı ve ortak sorumluluk yoluyla sağlanabileceğini dile getirdi.
İran, meşru savunma çerçevesinde gerekli tüm önlemleri alma hakkını saklı tutar
Arakçi, İran, ülkenin egemenliğini, bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü savunma konusundaki kararlılığını yineleyerek İran'a karşı saldırganlık eylemlerine katılma, iş birliği veya yardımın ilgili taraflar için uluslararası sorumluluk doğuracağını belirtir. İran, uluslararası hukuka uygun olarak meşru savunma çerçevesinde gerekli tüm önlemleri alma hakkını saklı tutar ve İran ulusuna karşı herhangi bir saldırganlığın kaynağını, silahlı kuvvetlerinin savunma eylemlerinin meşru hedefi olarak değerlendirecektir şeklinde konuştu.
Lübnan ve Gazze
Bölgesel konulara değinen İran Dışişleri Bakanı Arakçi, İsrail rejiminin Lübnan'a yönelik devam eden saldırılarını ve Lübnan'ın egemenliği ile toprak bütünlüğünün ihlallerini kınadı. Arakçi ayrıca Gazze'deki insani krizi, bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliğin karşı karşıya olduğu en ciddi zorluklardan biri olarak nitelendirdi. Arakçi, sivillere yönelik askeri harekatların derhal durdurulması, insani yardıma getirilen kısıtlamaların kaldırılması, Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine karşı çıkılması ve Filistin halkının kendi geleceğini belirleme hakkına destek verilmesi çağrısında bulundu.
Şanghay İşbirliği Örgütü üyeleri arasında Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan, Hindistan, Pakistan, İran ve Belarus yer alıyor.