"Buz Adam Ötzi"nin midesindeki siyezi merak eden ünlü şef, Kastamonu'da 12 bin yıllık "Hitit buğdayı"nı inceledi

İtalya'da sergilenen ve dünyanın en eski doğal mumyası olan "Buz adam Ötzi"nin midesinde izine rastlanılan siyez buğdayını merak eden şef Ayvaz Akbacak, Türkiye'de siyezin ana vatanı olarak nitelendirilen Kastamonu'nun İhsangazi ilçesinde incelemelerde bulundu.

İtalya'da sergilenen ve dünyanın en eski doğal mumyası olan Buz adam Ötzinin midesinde izine rastlanılan siyez buğdayını merak eden şef Ayvaz Akbacak, Türkiye'de siyezin ana vatanı olarak nitelendirilen Kastamonu'nun İhsangazi ilçesinde incelemelerde bulundu.

Avusturya-İtalya sınırındaki Ötztal Alpleri'nde buzulların içinde bulunan ve yaklaşık 5 bin 300 yıl önce yaşadığı tespit edilen doğal mumya Ötzi'nin midesinde kalıntılarına rastlanan siyez buğdayını merak eden Şef Ayvaz Akbacak, Kastamonu'yu ziyaret etti. Kastamonu'nun İhsangazi ilçesinde coğrafi işaretli olarak üretilen ve Hitit Buğdayı olarak da bilinen siyez buğdayıyla ilgili bilgi alan Şef Akbacak, üretici Yasin Ciğerci ile birlikte yapılan ürünleri inceledi.

Türk gastronomisi için aslında çok farklı bir bakış açısı

Coğrafi işaretli siyez buğdayından ve unundan yapılan ürünleri yakından inceleyen Akbacak, buz adam Ötzi'nin en son siyezden yapılan hangi ürünü yediğini merak ettiğini söyledi. Konunun dikkatini çekmesi üzerine araştırma yapmak için Kastamonu'ya geldiğini belirten Ayvaz Akbacak, 5 bin 300 yıl önce yaşamış olduğu bilinen Ötzi, Alp Dağları'nda bulundu. Tabii bizi ilgilendiren kısım o gün ne yedi, son yemeği neydi, acaba nasıl bir beslenme şekli vardı? Benim de çok dikkatimi çekti. Ben de o araştırmayı yapmak için Kastamonu'ya geldim. Gelme sebebim aslında burada siyezin olması. Çünkü Ötzi'nin de karnında en son çıkan yemek kalıntıları siyez bulguruymuş. Bu tabii ki tarih açısından çok önemli bir durum. Zaten 12 bin yıllık bir geçmişi olan siyez buğdayının böyle bir yerde, o bölgede de bulunuyor olması ve insanların o dönemlerde de tüketiliyor olması bu Türk gastronomisi için aslında çok farklı bir bakış açısı. Ondan dolayı 5 bin 300 yıl önce bir insanın beslendiği bir yemeği araştırmak için bir şef olarak ben, Kastamonu'ya geldim.O dönem nasıl pişirildiği, bilmem ama günümüzde hala siyezin pilavlar, kurabiyeler, ekmekler olarak daha vizyoner bir şekilde yapılması bizi mutlu ediyor. Ötzi de acaba bir pilav mı, yoksa bir ekmek mi yedi, keşke onu da bir öğrenebilsek dedi.

Uzay gastronomisi günümüzde yok ama gelecekte kesinlikle oluşacak

Uzay gastronomisinin gelecekte mutlaka insanların yaşamında yer alacağını söyleyen Akbacak, siyezin bu alanda büyük önem taşıyacağını ifade ederek, Tabii ki uzaya götürürken besin değeri yüksek taşıma kolaylığı olan ürünler götürülmesi lazım. Gittiğimiz noktalarda da yapılan yemeklerin eski şartlardaki gibi insanlara belki gün boyunca enerjisini sağlaması lazım. Türk mutfağından beni seçselerdi ve ben uzayda yemek yapıyor olsaydım, yanıma 3 ürün alma hakkım olsaydı, bunlardan öncelikle birincisi için tarhanayı seçerdim. Çünkü tarhana olmazsa olmazdır ve taşıması kolaydır. Bir suyla buluştuğunda bile muazzam bir şifalı çorbaya dönüşür. İkinci sırada kesinlikle siyez unu yer alır. Çünkü siyezin besin değeri o kadar yüksek ki birazcık suyla karıştırıp bir ekmek haline getirdiğinizde bile gün boyu liflerden ve besin değerinden dolayı tok tutacaktır. Taşıma kolaylığı olduğu için de kesinlikle yanıma alırdım. Üçüncüsü de kavut olurdu. Kavut da yine buğdaylardan yapılıyor, tereyağıyla kavruluyor. İçerisine kimi bölgelerde pekmez konuluyor, kimi bölgelerde şeker konuluyor, kimisi de şeker koymuyor. Hemen bir suyla buluştuğunda muazzam hem tatlı hem tuzlu hem de çorbalar oluşturabiliyorsunuz. Bu 3 ürünü kesinlikle bir Türk şefi olarak yanıma alırdım diye konuştu.