Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bu soykırımın hesabı hiç şüphe yok ki sorulacak"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın kapanışında yaptığı konuşmada, "Gazze'de soykırım yaşandı, halen de saldırılar devam ediyor. Bu soykırımın hesabı hiç şüphe yok ki sorulacak, sorulacak, sorulacak. Bunu ihmal edemeyiz. Bu soykırımın hesabını Allah izin verirse bu kadro soracak" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın kapanışında yaptığı konuşmada, Gazze'de soykırım yaşandı, halen de saldırılar devam ediyor. Bu soykırımın hesabı hiç şüphe yok ki sorulacak, sorulacak, sorulacak. Bunu ihmal edemeyiz. Bu soykırımın hesabını Allah izin verirse bu kadro soracak dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sakarya'nın Sapanca ilçesinde Çeyrek Asırlık Destan AK Parti temasıyla düzenlenen 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın kapanışın töreninde açıklamalarda bulundu.

Toplantının Türkiye, milet, parti ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Toplantımıza iştirak ederek fikirleriyle, tespitleriyle, tenkit ve teklifleriyle katkı sunan tüm arkadaşlarıma yürekte teşekkür ediyorum. Organizasyonun herhangi bir aksalık yaşanmadan planlandığı üzere gerçekleşmesinde emeği olan tüm arkadaşlarımı tebrik ediyorum. İki gün boyunca büyük bir gayret ve özveriyle bizlere yardımcı olan tesis personeline emekçi kardeşlerimin her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Aynı şekilde her zaman olduğu gibi görevlerini yüksek bir hassasiyetle icra eden emniyet birimlerimize sizlerin huzurunda tebriklerimi iletiyorum. Kameraları, mikrofonları, teknik ekipmanlarıyla milletimizin doğru, tarafsız, güvenilir habere erişebilmesi için fedakarca çalışan basın mensuplarımızı ayrıca kutluyorum. Bizleri samimiyetle bağrına basan Sapancalı, Sakaryalı vatandaşlarıma bu güzel ve kıymetli ev sahiplikleri için tek tek şükranlarımı sunuyorum dedi.

AK Parti, Türk siyasetini pek çok yenilikle tanıştırdı

14 Ağustos 2001'de AK Parti'yi kurarak Türkiye'de yepyeni bir sayfa açtıklarına dikkati çeken Erdoğan, AK Parti, Türk siyasetini pek çok yenilikle tanıştırdı, Türkiye'yi dönüştürdü. Siyaset kurumuna yeni soluk, yeni ve özgün bir bakış açısı kazandırdı. Bilhassa istişareyi farklı yaklaşımla ele aldık ve siyasetimizin tam merkezine oturttuk. Kamplarımızın en önemli özelliği istişareyi geleneksel hale getirmesi, kurumsal zemine kavuşturmasıdır diye konuştu.

Hep çok titiz davrandık, hiçbir detayı atlamadık, hiçbir boşluk bırakmadık

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

Şunu bir defa açıkça söylemek isterim, bugün her aşaması başarılarla dolu çeyrek asırlık bir destandan söz ediyorsak, bunda milletimizle inşa ettiğimiz gönül köprüleri kadar, meşverete verdiğimiz önemin de büyü payı vardır. Çeyrek asırlık bu destanın her sayfasında her türlü öneriye, her türlü yapıcı eleştiriye kapımızı açık tutmamız vardır. Millet hesaba çekmeden, kendimizi hesaba çekmeyi prensip edinmemiz vardır. Ak saçlılarımızın tecrübesiyle gençlerimizin dinamizmini aynı zeminde birleştirme, aynı potada eritme kabiliyetimiz vardır. Türkiye'nin bütün renklerini, partimizin çatısı altında buluşturma vasfımız vardır. AK Parti'nin dün de dediğim gibi, bir Türkiye kitabı olması vardır. 25 yıldır bu ilkelerimizden taviz vermedik. 25 yıldır farklı düşünce ve önerilere kapımızı kapatmadık. 25 yıldır kendimizi yenilemekten, ufkumuzu genişletmekten vazgeçmedik, 25 yıldır AK Parti kitabına yeni sayfalar, yeni hikayeler, yeni karakterler eklemekten geri durmadık. Artık kendi alanında ülkemizde ve dünyada bir markaya dönüşen istişare ve değerlendirme toplantılarımız en geniş katılımlı platform kimliğiyle her zaman özel bir konuma sahip oldu. Yer seçiminden hazırlık çalışmalarına, içeriğinden temasına, şarkısından poturumlarda ele alınacak konulara kadar hep çok titiz davrandık, hiçbir detayı atlamadık, hiçbir boşluk bırakmadık. En verimli, en doyurucu şekilde geçmesi için çok titiz bir çalışma yürüttük.

Sahadan gelen talep, öneri ve eleştirilere tek tek not ettik

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı kapsamında, istişare mekanizmasını iki gün boyunca tüm unsurlarıyla çalıştırmaya gayret ettiklerini belirterek, Dün merkez yönetme kurulu üyelerimiz ve yol arkadaşlarımız, partimizin temel politikaları ve stratejik vizyonu doğrultusunda kapsamlı fikir teatileri gerçekleştirdik. Parti politikaları oturumunda hem kurumsal hafızamız hem de geleceğe dönük hedeflerimiz ayrıntılı şekilde değerlendirildi. Gözden geçirildi, genel merkez çalışmalarımızın da ele alındığı bu oturumlardaki katkı ve önerilerin tamamını partimizin önümüzdeki döneme ilişkin yol haritasını oluştururken öncelikli surette göz önünde bulunduracağız. Güvenlik, kalkınma, ekonomi ve toplum gibi çeşitli başlıklarda tertiplenen ortak akıl oturumlarında ise bakan arkadaşlarımız ve genel başkan yardımcılarımız katılımcılarla mevcut çalışmalarını paylaştılar. Bakanlıklarımızın faaliyetlerine yönelik sahadan gelen talep, öneri ve eleştirilere tek tek not ettik. Sorulara ayrıntılı cevaplar verildi. Dün akşam 28. dönem milletvekillerimizin katılımıyla meclis parti grubu çalışmaları ve değerlendirmeleri oturumu son derece verimli ve amaca matuf şekilde başarıyla icra edildi. Bugün ise genel istişare ve değerlendirme oturumunda, katılımcılar kabine üyelerimize hem sorularını yönelttiler hem de temsil ettikleri şehirlerin sorunlarını ilettiler, hem de değerlendirmelerini samimiyetle dile getirdiler. Biz de bu süreçte arkadaşlarımızla arkadaşlarımızla görüşmelerimizi gerçekleştirdik. Sahadan aktardıkları geri bildirimleri aldık, milletimize nasıl daha iyi hizmet edebileceğimizi kendileriyle mütalaa ettik. Gerekli talimatları verdik. Allah'a hamd olsun her açısından dolu dolu 2 gün geçirdik. AK Parti'nin mutfağının Türkiye'ye yön verecek politika üretme, fikir ve paradigma üretme kapasitesine sahip sahip olduğunu bir kere daha gördük ifadelerini kullandı.

Elbette çok ağır bedeller ödedik, çok büyük duvarlarla karşılaştık

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamasını şöyle sürdürdü:

Bundan 7,5 asır evvel Yunus Emre şöyle seslenmişti, 'Yol odur ki doğru vara; göz odur ki Hakk'ı göre; er odur ki alçakta dura; yüceden bakan göz değildir.' Bizler de 25 sene önce millete hizmet yolculuğuna bu niyetlerle koyulduk. Biz bu yola revan olurken neye talip olduğumuzu bilerek çıktık. Çıkar birliği değil, kader birliği yaparak çıktık. Merhum üstadımız Necip Fazıl hani diyor ya; 'Perdenin ardı perde, perdenin ardı perde. Herkes siper aşıldıkça gaye öbür siperde.' İşte bizde bir siperi aştığımızda önümüzde yeni ufuklar açıldı. Bir engeli aştığımızda önümüzde daha büyük hedefler belirdi. Elbette çok ağır bedeller ödedik, çok büyük duvarlarla karşılaştık ama her defasında önümüze çekilen setleri tek tek devirerek karşımıza çıkarılan bariyerlere tek tek yıkarak bugünlere geldik. Bu aziz millet bizlere 25 sene önce kutsal bir emanet yüklemişti. Bu millet bize yüreğine vermiş, kalbini vermiş, gönlünü vermiş, hepsinden önemlisi bu kadroya özlemlerini, hayallerini emanet etmişti. Allah'a hamd olsun o emanete bugüne kadar gölge düşürmedik. AK Parti olarak hep birlikte çeyrek asırda Cumhuriyet tarihinde başka hiçbir hükümete nasip olmayan büyük bir başarı hikayesine imza attık.

Bir kardeşiniz olarak ben siz kardeşlerimden razıyım

Çeyrek asırlık yolculukta, partililerle birlikte omuz omuza olmaktan, birlikte ter dökmekten, en çetin mücadelelere birlikte girmekten duyduğu memnuniyeti ifade eden Erdoğan, Böyle bir hareketin neferi olduğum için, böyle bir partinin genel başkanı olduğum için, çeyrek asırlık destanın parçası olduğum için hep şeref duydum, kıvanç duydum. Aldığım her nefeste Rabbim'e hamd ettim. Bilmenizi isterim ki, bir kardeşiniz olarak ben siz kardeşlerimden razıyım, inanıyorum ki bu millet de sizlerden razıdır. Millet için, memleket için, Türkiye'nin genç nesilleri, gözleri umutla parlayan çocukları için çıktığımız bu yolda, sizlerle birlikte kol kola, yürek yüreğe daha niceler yürümeye inşallah devam edeceğiz şeklinde konuştu.

Dış politikada Türkiye'yi dünyaya açtık

'Rabbim kadro olarak bizlere, bu ülkeye ve millete hizmet etme bahtiyarlığı nasip etti' ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 25 yıl önce milletin umudu olarak yola çıkmıştık ama bugün sınırlarımız dışında yaşayan 100 milyonlarında umut kaynağı haline geldik. Başbakanlık ve cumhurbaşkanlığımız sırasında sizlerle birlikte ülkemizin 81 vilayetini defalarca ziyaret ettik. Daha önce hiçbir siyasetçinin gitmediği ilçelere, beldelere, köylere beraberce gittik. Uzak yakın demedik, yağmur çamur demedik, güneş yaz, ayaz demedik. Türkiye'yi bir baştan diğer başa pek çok kez dolaştık. Sadece Türkiye'de değil, bölgemizden başlayarak Avrupa'dan Asya'ya, Afrika'dan Latin Amerika'ya, Orta Doğu'dan Türk dünyasına, dünyanın dört bir yanına ziyaretler gerçekleştirdik. Aynı şekilde bunlarında önemli bir kısmı daha önce hiç gidilmeyen, hiç ziyaret edilmeyen yerlerdi. En sıkıntılı zamanlarında Somalili kardeşlerimizi yalnız bırakmadık. Arakan'daki kardeşlerimizin yürek dağlayan dramını dünyaya duyurduk. Sel felaketiyle sarsılan Pakistan halkının zor günlerinde yanında olduk. İsrail'in devlet terörü karşısında Filistinli kardeşlerimize destek verdik. Biz gidemezsek ailemiz gitti, arkadaşlarımız gitti, diplomatlarımız, resmi kurumlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız, özel temsilcilerimiz gitti. İç siyasette Ankara'yı Türkiye'ye açtığımız gibi, dış politikada da Türkiye'yi dünyaya açtık. Yıllarca ihmal edilmiş, yok sayılmış, yıllarca Türkiye'nin kapsama alanı dışında bırakılmış kardeş coğrafyalarla kucaklaştık. Mazlumlara el uzattık, nerede bir haksızlık, hukuksuzluk varsa, nerede Türkiye'nin yardımına ihtiyaç duyuluyorsa, Türk nerede bekleniyorsa, yolu nerede gözleniyorsa tüm imkanlarımızla orada olmaya gayret ettik. Nasıl Türkiye Türkiye'den daha büyükse, AK Parti'de mensuplarından çok daha büyük bir harekettir dedi.

Bizim mazlumlara verdiğimiz sözler vardır, ödenecek borcumuz vardır

AK kadrolar olarak, 86 milyonun umudu olduklarının altını çizen Erdoğan, Hepimiz elbette 86 milyonun umuduyuz ama bu teşkilat, bu parti, bu hareket sadece 86 milyonun değil, aynı zamanda ümmetin de umududur. Emin olunuz, Gazze'nin yegane umudu sizlersiniz, ayağa kalkmakta olan Şam'ın umudu sizlersiniz, küllerinden yeniden doğan Halep'in umudu sizlersiniz. Mogadişu'nun, Hartum'un, Beyrut'un, Trablusşam'ın, umudu sizlersiniz. Unutmayın, Lefkoşe size bakıyor, Bakü size bakıyor, Saraybosna, Üsküp, Prizren, Bağdat, Basra size bakıyor. Unutmayın, biz sadece kendi insanımızın değil, gönül coğrafyamızdaki yüz milyonlarca kardeşimizin duasını alan, desteğini alan bir hareketiz. Kim ki şahsi hırslarına yenik düşer, bilsin ki aziz milletimizin de, kardeş coğrafyaların da, ümmetin de vebali üzerindedir. Bizim mazlumlara verdiğimiz sözler vardır, ödenecek borcumuz vardır, mazlumlara karşı mesuliyetimiz vardır ifadelerini kullandı.

Bu soykırımın hesabı hiç şüphe yok ki sorulacak

Konuşmasında, Gazze'de yaşanan soykırıma da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

Gazze'de bir arabada yakınlarının cesetleri arasında sıkışmış halde ambulans bekleyen, bu sırada sağlık çalışanıyla birlikte dua eden Kur'an okuyan Hind Recep yavrumuzu kasten öldürdüler. Annesinin emzirdiği bebeği nişan olarak kasten öldürdüler, parklarda, okullarda, hastanelerde, küvözlerde masum yavruları kasten öldürdüler. Dünyayı daha tanımadan daha ne olup bittiğini anlamadan binlerce bebeği, ağzı süt kokan binlerce sabiyi şehit ettiler. Orada Gazze'de soykırım yaşandı, halen de saldırılar devam ediyor. Bu soykırımın hesabı hiç şüphe yok ki sorulacak, sorulacak, sorulacak...Bunu ihmal edemeyiz. Bu soykırımın hesabını Allah izin verirse bu kadro soracak. Tüm kalbimle söylüyorum, yükünüz çok ağır ama siz bu yükün altına bilerek, isteyerek, gönüllü olarak girdiniz. Yaptığınız ve yapacağınız her işte, atacağınız her adımda Hind Receb'in o güzel gözleri, o masum gözleri gözünüzün önüne gelsin. Eren Bülbül'ü hatırlayın, Aybüke Yalçın'ı hatırlayın, Ayşenur Alkan'ı hatırlayın, Mehmet Selim Kiraz'ı hatırlayın, Ömer Halis Demir'i, Halil Kantarcı'yı hatırlayın. Şehit Mustafa Canbaz'ı hatırlayın. 15 Temmuz gecesi kurşunların hedefi olan yol arkadaşlarımızı hatırlayın. Onların henüz 16-17 yaşındayken acımasızca hayattan kopartılan evlatlarını, kardeşlerimizi hatırlayın. Bu kadro, bu aziz kadro; bugüne kadar Hazreti Peygamber Efendimizin (aleyhissalatü vesselam), Ehl-i Beyt'in, evliyanın, ulemanın, ecdadımızın, şehitlerimizin, gazilerimizin, din, vatan ve bayrak uğruna can veren kahramanlarımızın ve mazlumların hatırasına sahip çıkmıştır; sahip çıkmaya da devam edecektir.

Caddeyi, sokağı asla boş bırakmayacağız

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, sözlerini şöyle noktaladı:

Yapmanız gereken davanıza dört elle sarılmak, üzerinizdeki emanetin hakkını vermek, daha çok çalışmak ve gayret etmektir. Yorulan varsa buyursun kenara gelsin, dinlensin. Kenara gelmeyen de meydanın hakkını versin. Boşa harcayacak tek bir saniyemiz yok. Caddeyi, sokağı asla boş bırakmayacağız. Her büyükşehirde, ilde, ilçede, beldede, köyde teşkilatımızın en az bir üyesiyle tokalaşmayan, konuşmayan, tanışmayan kimse kalmayacak. Medya tamam, sosyal medya tamam ama bizim hareketimiz muhabbet üzerine kuruludur. Unutmayın, muhabbetten Muhammed oldu hasıl, Muhammed'siz muhabbetten ne hasıl. Biz gönüller yaparak, kazanarak bugünlere geldik. Teşkilatımız her an vatandaşımızla hemhal olacak. Bize geleni başımızın tacı edeceğiz, bize gelmeyeni gidip arayıp, bulup hal hatır soracak, derdini dinleyeceğiz. Tebrik ve takdirler kadar, onlardan daha da fazla eleştirilere kulak vereceğiz. Kibirden özellikle uzak duracağız, tevazuyu elden bırakmayacağız. İktidar partisi demek demek, hacet kapısı, dert kapısı, derman kapısı demektir. Vatandaşlarımızın ilettiği sorunlara bigane kalmayacak, çare bulmaya çalışacak, çare bulamıyorsak imkanlarımızı daha da zorlayacağız. Allah'ın izniyle çeyrek asırlık destana yeni zaferler eklemeye hep birlikte devam edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun.