Cumhurbaşkanı Erdoğan: "NATO birbirine bağımlı ülkelerin değil, birbirine güç katan müttefiklerin ittifakı olmalıdır"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Müttefikler arasında savunma sanayi ürünlerinin ticaretine yönelik bazı engellemeler her ne kadar azalmış olsa da halen devam ediyor. NATO birbirine bağımlı ülkelerin değil, birbirine güç katan müttefiklerin ittifakı olmalıdır" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Müttefikler arasında savunma sanayi ürünlerinin ticaretine yönelik bazı engellemeler her ne kadar azalmış olsa da halen devam ediyor. NATO birbirine bağımlı ülkelerin değil, birbirine güç katan müttefiklerin ittifakı olmalıdır dedi.
Ankara, iki gün süren NATO 36. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesine ev sahipliği yaptı. İttifakın 32 üyesinin liderlerini bir araya getiren zirvede savunma harcamalarının artırılması, Avrupa-Atlantik güvenliği, savunma sanayi iş birlikleri, Ukrayna-Rusya savaşı, Orta Doğu'daki gelişmeler ve ittifakın geleceğine ilişkin başlıklar ele alındı. Liderler oturumları ve ikili temasların ardından zirve sona ererken, Cumhurbaşkanı Erdoğan da kapanışta düzenlediği basın toplantısında zirvede alınan kararları değerlendirdi ve Türkiye'nin öncelikleri ile bölgesel ve küresel gelişmelere ilişkin mesajlar verdi.
Burada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'de 22 yıl aradan sonra 2'nci, Ankara'da ise ilk defa düzenlenen NATO Zirvesi'nin başarıyla tamamlandığını belirterek, İttifak içinde Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstleneceği, adil bir külfet paylaşımı suretiyle askeri kapasitelerimizin tahkim edileceği daha güçlü bir NATO'nun temellerini Ankara'da atmış bulunuyoruz. Öncelikle bir hususu burada ifade etmek isterim. Türkiye olarak soğuk savaş sonrası dönemin barış hasılasından Avrupalı dostlarımız kadar istifade edemedik. Birçok kriz ve çatışma bizim çevremizde yaşandı. Terör başta olmak üzere etrafımızdaki tehditlere karşı mücadele ettik. Yalnız bırakıldığımız haksızlığa uğradığımız dönemler oldu. Dolayısıyla çoğu zaman kendi göbeğimizi kendimiz kesmek zorunda kaldık ama bugün savunma harcamaları, askeri yetenekler ve buna zemin oluşturan savunma sanayimiz bakımından birçok müttefike kıyasla hayli ilerdeyiz açıklamasında bulundu.
Zirveye tüm müttefikler lider düzeyinde iştirak ettiler
Erdoğan, zirve kapsamında geçen sene Lahey'de düzenlenen NATO zirvesi kapsamında alınan kararların hayata geçirilmesi üzerinde durduklarını belirterek, Genel Sekreter Rutte'de müttefiklerin sağladığı ilerlemeyi rakamlarla ortaya koydu. İttifaka yönelik çok boyutlu ve tedricen arttırılacak katkılarımızı da bu vesileyle somutlaştırdık. NATO Ankara Zirvesi'nde müttefiklerin dayanışma ruhu çok açık biçimde tezahür etti. Zirveye tüm müttefikler lider düzeyinde iştirak ettiler. Bunu Türkiye'ye duyulan güvenin ve diplomasimizin saygınlığının yeni bir ispatı olarak görüyoruz. Biliyorsunuz Başkan Trump da zirveye katılımında ülkemizin ev sahipliğinin belirleyici olduğunu vurgulamıştı. Şahsi dostluğumuzun altını çizmesi ayrıca anlamlıydı, bizim için kıymetliydi. Hassasiyetinden ötürü değerli dostuma bir kez daha teşekkür ediyorum ifadelerine yer verdi.
NATO'nun harekat ve misyonlarıyla ortak fonlarına en fazla katkı veren ülkeler arasındayız
Türkiye olarak 1952 yılından beri NATO üyesi olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO'ya üye olmakla ittifaka yalnızca 3 kıtanın kalbinde yer alan jeostratejik konumumuzu değil aynı zamanda 2 bin yıldır cenk meydanlarında olgunlaşan işte bu savaş sanatımızı da kazandırdık. Gözbebeğimiz olan Türk Silahlı Kuvvetleri, milli güvenliğimize yönelik her türlü tehdidi kaynağında bertaraf edecek kuvvet ve kudrete sahiptir. Halihazırda NATO'nun 2'nci büyük kara ordusunu sevk ve idare ediyoruz. On yıllardır NATO'nun güneydoğu kanadının güvenliği önemli ölçüde ülkemize emanet edilmiştir. Türkiye bu emanete hakkıyla sahip çıkmıştır. İttifak bünyesindeki görevlerini her zaman layıkıyla yerine getiren, bu uğurda elini taşın altına koyan, gerektiğinde bedel ödeyen bir müttefik olduk. NATO'nun harekat ve misyonlarıyla ortak fonlarına en fazla katkı veren ülkeler arasındayız. İttifak'ın kolektif savunmayı tekrar merkeze alan bu yeni döneminde adil külfet paylaşımı konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmeye hazırız dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk F-16 uçaklarının ağustos ayından itibaren NATO Hava Polisliği misyonu kapsamında Estonya'da konuşlanacağı bilgisini paylaşarak, Kosova'daki NATO KFOR (Kosovo Force) Harekatı'nın ekim ayında üstlendiğimiz komutasını 2026 Eylül sonuna kadar sürdüreceğiz. 2028-2029 yıllarında ittifak mukabele kuvvetine komuta edeceğiz dedi.
Türkiye olarak kendi hava savunma sistemlerini geliştiren ender müttefiklerden biriyiz
NATO Zirvesi çerçevesinde Türkiye'yle Birleşik Krallık arasında imzalanan Güvenlik ve Savunma Ortaklığı Belgesi'nin önemine de değinen Erdoğan, Harcanan rakamlar, savunmaya ayrılan kaynaklar elbette önemlidir. Fakat gerçek caydırıcılığı 3 boyutlu derinlik yani üstün teknoloji, yeterli ölçek ve sürdürülebilir üretim oluşturur. Yeni dönemde bu kabiliyetler hem caydırıcılığın hem de dayanıklılığın en güçlü sacayakları olacaktır. Ülkemizin savunma sanayi alanında son 23 yılda gerçekleştirdiği büyük atılım herkesin malumudur. Türkiye olarak kendi savaş uçağını, kendi tankını, kendi gemilerini üreten, kendi hava savunma sistemlerini geliştiren ender müttefiklerden biriyiz. İnsansız hava araçlarında, deniz araçlarında, savaş gemilerinde dünyada üst sıralarda yer alıyoruz. Bir yandan ordumuzu yerli kabiliyetlerle teçhiz ederken, diğer yandan da ihraç ettiğimiz savunma sanayi ürünleriyle müttefiklerimize destek oluyoruz değerlendirmesinde bulundu.
NATO birbirine bağımlı ülkelerin değil, birbirine güç katan müttefiklerin ittifakı olmalıdır
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliği'nin savunma alanındaki girişimlerinin NATO nezdinde tamamlayıcı olması ve gereksiz tekrarlara yol açmaması gerektiğini vurgulayarak, Türkiye gibi Avrupa Birliği üyesi olmayan müttefikler, birliğin savunma alanındaki teşebbüslerine tam olarak dahil edilmediğinde bu girişimlerin etkileri çok sınırlı olacaktır. Diğer yandan, müttefikler arasında savunma sanayi ürünlerinin ticaretine yönelik bazı engellemeler her ne kadar azalmış olsa da halen devam ediyor. Bunların amasız ve fakatsız biçimde bir an önce kaldırılması gerekiyor. Bu hususa zirve bildirisinde de özel olarak vurgu yapılmasını sağladık. Şunun altını bir kez daha çizmek durumundayım. NATO birbirine bağımlı ülkelerin değil, birbirine güç katan müttefiklerin ittifakı olmalıdır diye konuştu.
(Ukrayna-Rusya Savaşı) Adil bir barışın kaybedeni olmaz, tarafları Türkiye'de bir araya getirmeye hazır olduğumuzu ifade ediyorum
NATO Zirvesi kapsamında Ukrayna'da 5'inci yılına giren savaşın etkilerini de ele aldıklarını kaydeden Erdoğan, Artık bir yıpratmaya yönelik bu muharebede savaş her ay 10 binlerce zayiat verilen bir kıyım makinesine dönüşmüştür. Türkiye olarak savaşın başından beri çözüm için diyalog ve diplomasiyi işaret ettik. Bu ilkeli duruşumuzu hem Putin hem Zelenski hem de bu sabah belirttiğim üzere müttefiklerimiz çok çok iyi biliyor. Bugün bir kez daha şu çağrıyı yapmak istiyorum. Adil bir barışın kaybedeni olmaz. Tarafları Türkiye'de yeniden bir araya getirmeye hazır olduğumuzu tekrar ifade ediyorum diye konuştu.
Her aşamasına destek verdiğimiz İslamabat Mutabakatını büyük bir memnuniyetle karşıladık
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Doğu'da yaşanan güncel gelişmeleri de NATO Zirvesi kapsamında ele aldıklarını belirterek, Bizim de her aşamasına destek verdiğimiz İslamabad Mutabakatını büyük bir memnuniyetle karşıladık. Müzakere sürecinin zorluklarının elbette farkındayız. Burada önemli olan çözüm iradesinin mutlaka korunmasıdır. Gelgitler yaşansa dahi neticede aklıselimin galip geleceğine inanıyorum. Dünyanın beklentisi de barışa fırsat tanınmasıdır. Şu gerçeği burada dikkatinize getirmekte fayda görüyorum. Bir tarafta barış umutları yeşermekteyken öte tarafta 2 Mart'tan bu yana 5 bine yakın insanın hayatını kaybettiği Lübnan'a yönelik saldırılar halen durmuyor. İnsanlar göçe zorlanıyor. Şehirler yıkılıyor. Lübnan toprakları adım adım gasbediliyor. Aynı şekilde çoğu çocuk ve kadın 73 bin masumun katledildiği Gazze'de işgal ve zulüm hız kesmeden sürüyor. Kendi güvenliğini, bölgenin istikrarsızlık içinde olmasında görenler en küçük bir barış ışıltısını bile söndürmeye çalışıyor. Bu savaş bağımlısı zihniyete prim verilmemesi gerektiğini altını bir kez daha çiziyorum. Bölgemizin şu anda ne yeni bir gerilime ne yeni bir çatışmaya tahammülü var. Tam tersine insanlık olarak hava gibi, su gibi hepimiz barışa, huzura, istikrara ihtiyaç duyuyoruz dedi.
Avrupa Birliği liderliğiyle çalışma yemeğinde bir araya geleceğiz
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump başta olmak üzere NATO Zirvesi kapsamında Ankara'ya gelen liderlerle ikili ve bölgesel meselelere ilişkin görüş alışverişinde bulunduklarını söyleyerek, Zirve marjında Bulgaristan, Kanada, Finlandiya, Fransa, İtalya, Almanya, Birleşik Krallık liderleriyle de görüşmeler gerçekleştirdik. Suriye Cumhurbaşkanı Şara da Ankara'daydı. Bu akşam Avrupa Birliği liderliğiyle çalışma yemeğinde bir araya geleceğiz. Yarın da Karadağ, Slovakya ve Arnavutluk liderlerini ağırlayacağız. Malumunuz önümüzdeki yıl Türkiye'nin NATO üyeliğinin 75'inci yıl dönümünü. Bu anlamlı yıl dönümünün arifesinde Ankara'da NATO zirvesine ev sahipliği yapmaktan duyduğum memnuniyeti bir kez daha vurgulamak istiyorum. Zirve hazırlıkları bağlamında yakın iş birliği içinde olduğumuz NATO Genel Sekreteri Rutte ve ekibiyle zirvemizin başarıyla icra edilmesi için günlerdir büyük bir özveriyle çalışan görevlilerimizi tebrik ediyorum dedi.