Tanju Özcan: "Bu suçlamadan karşınızda olmaktan utanıyorum"
Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan'ın da aralarında bulunduğu 19 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşması, sanık savunmalarıyla devam etti. Özcan, bir kafeye usulsüz ruhsat verildiği ve bu süreçte rüşvet alındığı iddialarına ilişkin, "İddianamenin en zayıf yönü burası. Ben bu suçlamadan karşınızda olmaktan utanıyorum" dedi.
Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan'ın da aralarında bulunduğu 19 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşması, sanık savunmalarıyla devam etti. Özcan, bir kafeye usulsüz ruhsat verildiği ve bu süreçte rüşvet alındığı iddialarına ilişkin, İddianamenin en zayıf yönü burası. Ben bu suçlamadan karşınızda olmaktan utanıyorum dedi.
Bolu Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında açılan davanın ikinci duruşması Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın ihbarı üzerine başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan 178 sayfalık iddianamenin kabul edilmesiyle başlayan davada, Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan'ın da aralarında bulunduğu 19 sanık hakim karşısına çıktı.
Sanıklar hakkında icbar suretiyle irtikap, irtikaba teşebbüs, rüşvet, nitelikli dolandırıcılık ve Vakıf ve Dernekler Kanunu'na muhalefet suçlamaları yöneltildi. Duruşmada, kafe ruhsatı için rüşvet alındığı iddiası kapsamında Tanju Özcan olayla ilgili savunma yaptı.
Ruhsat iddialarına ilişkin savunma yaptı
İddianamede yer alan bilgilere göre, Bolu Pazarcılar ve Manavlar Esnaf Odası Başkanı ile Bolu Köroğlu Kredi, Esnaf ve Kefalet Odası Başkanı Mustafa Altındal'ın, Bolu'daki bir kafenin ruhsatının alınması için devreye girdiği belirtildi. Ruhsatı almak isteyen M.K. ve ruhsatı teslim etmek isteyen E.Y. ile birlikte Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın ziyaret edildiği ifade edildi.
İddianamede, görüşmede Mustafa Altındal'ın ruhsat işlemleri için M.K.'nin BOLSEV'e 500 bin TL bağış yapacağını söylediği, bu bağış miktarından 100 bin TL'nin daha sonra Altındal tarafından rüşvet olarak alındığı iddia edildi. Söz konusu iddialar üzerine soruşturma dosyası açıldı. Görevden uzaklaştırılan tutuklu sanık Tanju Özcan, bu iddialara ilişkin mahkemede savunma yaptı.
Bu suçlamadan karşınızda olmaktan utanıyorum
Özcan, hakkındaki suçlamayı kabul etmediğini belirterek, İddianamenin en zayıf yönü burası. Ben bu suçlamadan karşınızda olmaktan utanıyorum. Bundan dolayı bana dava açılıyorsa, Türkiye'de dava açılmayan idareci kalmaz dedi.
Ruhsat sürecine ilişkin değerlendirmede bulunan Özcan, Eksik evrakla ruhsat versek yargılanacağız suç, bir şey istense vermesek yine suçlanacağız diye konuştu.
Bu vakfı küçük esnaftan para alalım diye kurmadık
BOLSEV üzerinden bağış istendiği iddialarını da reddeden Özcan, vakfın kuruluş amacının dar gelirli ailelerin çocuklarına destek olmak olduğunu ifade etti. Özcan, Biz bu vakfı küçük esnaftan para alalım diye kurmadık. Küçük esnafın çocuğuna para vermek için kurduk. Küçük esnaftan 1 kuruş para istemedik. Biz dar gelirli insanların çocuklarına sahip çıkalım diye vakfı kurduk. Ben onlardan bir şey istemem, beklemem şeklinde konuştu.
Kendisinden iş çözümü karşılığında vakfa katkı istenmesinin mümkün olmadığını savunan Özcan, Gelecek benim odama, 'Vakfa katkı vereyim, benim işimi çöz' Bırakın çözmeyi, odadan kovarım. Ben böyle bir konuya girmem dedi.
Toplantı olmadı, görüşme 2-3 dakika sürdü
Söz konusu görüşmenin uzun bir toplantı olmadığını belirten Özcan, görüşmenin kısa sürdüğünü söyledi. Özcan, Toplantı olmadı zaten. 2-3 dakika görüşme sürdü. Büyük ihtimalle oturun bile demedim. Sadece ben onları dinleyip, not almışımdır. 'Emre'ye sorulacak, zabıta müdürüne sorulacak.' Çözüm olacak bir konu varsa, siz arayın vatandaşı derim. Oturup onlarla 20-30 dakika bekleyecek durumum yok. Öyle bir konuşma olmadı, olamaz diye konuştu.
7 ay boyunca bana niye hiç sormamışlar?
Görüşmenin ardından uzun süre kendisine herhangi bir dönüş yapılmadığını belirten Özcan, iddiaların hayatın olağan akışına uygun olmadığını savundu. Özcan, Ağustos, eylül ayında bu görüşmenin olduğu söyleniyor. Ben aralık ayında umreye gittim. Aradan 7 ay geçiyor ben tutuklanmadan önce. Ben ulaşılmaz birisi değilim. 7 ay boyunca bana niye hiç sormamışlar, 'Biz vakfa paranın şu kadarını verdik, bizim ruhsat işinde bir gelişme yok mu?' diye soramazlar mı? Kimse sormadı. Sadece ayaküstü söylenmiş, bir oda başkanı bugün de beni ziyaret etse, bir şey anlatma istese hayır diyemem şeklinde konuştu.
Duruşma, sanık savunmalarıyla devam ediyor.