<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>Ankara Haberleri</title>
         <link>https://www.bursayenihaber.com/yerel-haberler/ankara-haberleri/</link>
         <description>Ankara Haberleri</description><item>
			<title>Diplomasinin ritmi "Erik Dalı" oldu</title>
			<description><![CDATA[Fransa'nın Ankara Büyükelçiliği'nde düzenlenen 14 Temmuz Ulusal Gün resepsiyonu, bu yıl diplomatik temasların yanı sıra renkli görüntülere de sahne oldu. Haftalar öncesinden sosyal medyada başlayan "Erik Dalı" meydan okuması, bu kez sahnede gerçeğe dönüştü. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Fransa'nın Ankara Büyükelçiliği'nde düzenlenen 14 Temmuz Ulusal Gün resepsiyonu, bu yıl diplomatik temasların yanı sıra renkli görüntülere de sahne oldu. Haftalar öncesinden sosyal medyada başlayan "Erik Dalı" meydan okuması, bu kez sahnede gerçeğe dönüştü.
Belçika'nın Ankara Büyükelçisi Hendrik Van de Velde'nin mayıs ayında düzenlenen resepsiyonda "Erik Dalı" eşliğinde Ankara havası oynaması sosyal medyada büyük ilgi görmüş, bunun üzerine Fransa'nın Ankara Büyükelçiliği de resmi sosyal medya hesabından Van de Velde'yi 14 Temmuz resepsiyonunda Fransa'nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont ile karşılıklı "Erik Dalı" oynamaya davet etmişti. Büyükelçi Dumont da daveti alıntılayarak, "Sevgili dostum, ben hazırım" mesajını paylaşmıştı.
Beklenen buluşma Fransa'nın Milli Gün resepsiyonunda gerçekleşti. Gecenin ilerleyen saatlerinde sahneye çıkan "Erik Dalı"nın yorumcusu Ömer Faruk Bostan, sevilen Ankara havasını seslendirdi. Müziğin başlamasıyla Fransa'nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont ile Belçika'nın Ankara Büyükelçisi Hendrik Van de Velde de sahneye çıkarak karşılıklı oynadı.
Diplomasi protokolünün yerini oyun figürlerine bıraktığı anlarda iki büyükelçi zaman zaman birbirlerinin figürlerine karşılık verirken, salondaki davetliler de alkışlarla eşlik etti. Resepsiyona katılan çok sayıda yerli ve yabancı davetli cep telefonlarıyla bu anları kayda aldı. Yaklaşık birkaç dakika süren "Erik Dalı düellosu", geceye damga vuran en renkli anlardan biri olurken, sahnedeki dostluk görüntüleri davetlilerden büyük alkış aldı.
Büyükelçilerin Ankara havasındaki buluşması, haftalar önce sosyal medyada başlayan esprili meydan okumanın da mutlu sonu oldu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/diplomasinin-ritmi-quoterik-daliquot-oldu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/diplomasinin-ritmi-quoterik-daliquot-oldu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/diplomasinin-ritmi-quoterik-daliquot-oldu_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/diplomasinin-ritmi-quoterik-daliquot-oldu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/diplomasinin-ritmi-erik-dali-oldu/1130327/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Jul 2026 00:44:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Fransa'nın Ulusal Günü Ankara'da resepsiyonla kutlandı</title>
			<description><![CDATA[Fransa'nın Ulusal Günü, Fransa'nın Ankara Büyükelçiliği'nde düzenlenen resepsiyon ile kutlandı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Fransa'nın Ulusal Günü, Fransa'nın Ankara Büyükelçiliği'nde düzenlenen resepsiyon ile kutlandı.
Fransa'nın Ulusal Günü dolayısıyla Fransa'nın Ankara Büyükelçiliği'nde resepsiyon düzenlendi. Fransa'nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont'un ev sahipliğinde gerçekleştirilen resepsiyona Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Mehmet Kemal Bozay, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile yabancı misyon şefleri katıldı.
Resepsiyonda konuşan Fransa'nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont, Türkiye ile Fransa arasındaki köklü ilişkilere, ekonomik iş birliğine ve NATO Zirvesi'nin ardından iki ülke arasındaki diyaloğun önemine vurgu yaptı.
"NATO Zirvesi ittifakımızın önemini bir kez daha ortaya koydu"
Geçtiğimiz hafta Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nin güvenlik açısından kritik mesajlar verdiğini belirten Dumont, zirvenin organizasyonu dolayısıyla Türk makamlarını tebrik ederek, "Geçtiğimiz hafta Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi nedeniyle birçoğumuz için oldukça yoğun geçen bir dönemin ardından sizlerle yeniden bir araya gelmekten mutluluk duyuyorum. Güvenlik konuları karşısında ittifakımızın önemini bir kez daha ortaya koyan bu zirvenin organizasyonu dolayısıyla Türk makamlarını ve özellikle diplomat meslektaşlarımızı içtenlikle tebrik ediyorum" dedi.
Paris'te gerçekleştirilen 14 Temmuz kutlamalarında da güvenlik ve uluslararası dayanışma mesajlarının öne çıktığını ifade eden Dumont, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın da katıldığı Ukrayna Konulu Gönüllüler Koalisyonu toplantısının, çok taraflılığa verilen önemin yeniden teyit edildiği bir platform olduğunu söyledi.
"Fransa, Türkiye ile iddialı bir ilişki kurmak için çalışıyor"
Türkiye'nin bölgesel ve küresel ölçekte önemli bir ortak olduğunu vurgulayan Dumont, "İster güvenliğimize yönelik tehditlerle mücadele olsun, ister iklim değişikliğinin sonuçlarıyla başa çıkmak için, burada bulunan hepimiz Türkiye'nin ortakları için ne kadar önemli olduğunu ve ortaklarının da Türkiye için ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. NATO Zirvesi'nden sadece birkaç ay sonra Antalya'da düzenlenecek COP31 de bunun en somut göstergelerinden biridir. Fransa, bu anlayış doğrultusunda Türkiye ile iddialı bir ilişki kurmak için çalışıyor" diye konuştu.
Türkiye ile Fransa arasındaki ilişkilerin yaklaşık beş asırlık ortak geçmişe dayandığını kaydeden Dumont, bu ilişkinin kültür, sanat, dil ve gastronomi alanlarında güçlü bağlarla şekillendiğini belirtti.
"Macron ve Erdoğan NATO Zirvesi marjında bir araya geldi"
İki ülke arasındaki siyasi diyaloğun yoğun şekilde sürdüğünü dile getiren Dumont, "Cumhurbaşkanları Macron ve Erdoğan NATO Zirvesi marjında bir araya geldiler. Ayrıca Ocak ayında Avrupa ve Dışişleri Bakanımızı, iki hafta önce ise Silahlı Kuvvetler Bakanı nezdindeki Bakan Yardımcımızı Ankara'da ağırlama fırsatımız oldu. İlişkilerimiz köklü, diyaloğumuz ise yoğun" ifadelerini kullandı.
"Ticaret hacmi 24 milyar avroya ulaştı"
Ekonomik ilişkilerin her geçen yıl güçlendiğini belirten Dumont, "Fransa ile Türkiye arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 24 milyar avroya ulaşarak rekor seviyeye çıkmış ve Türkiye'yi Avrupa Birliği dışındaki ticaret ortaklarımız arasında beşinci sıraya taşımıştır. Türkiye'de faaliyet gösteren Fransız şirketleri yaklaşık 400 bin kişiye istihdam sağlamakta ve Türkiye'nin gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 1,6'sını oluşturmaktadır. 2027 yılına kadar planlanan 5 milyar avroluk ilave yatırımlarla Fransa'nın Türkiye'deki varlığı daha da güçlenecek" dedi.
Teknolojik iş birliğinin iki ülke ilişkilerinde yeni bir alan oluşturduğunu ifade eden Dumont, bu kapsamda VivaTech Fuarı'nın önemine dikkat çekerek Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın fuara katılımından memnuniyet duyduklarını söyledi.
"AFD ile 400 milyon avroluk yeni ortak finansman anlaşması imzaladık"
Fransız Kalkınma Ajansı (AFD) aracılığıyla Türkiye'de yürütülen projelerin sürdüğünü belirten Dumont, deprem bölgesinde 3 bin konut inşasının kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti.
Dumont, "Az evvel, Bakan Yardımcısı Sayın Çelik'in huzurunda, Dünya Bankası ile toplam 400 milyon avroluk, bunun 150 milyon avrosu AFD tarafından finanse edilen yeni bir ortak finansman anlaşmasını imzaladığımızı sizlerle paylaşmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Fransız Kalkınma Ajansı, özellikle doğal kaynakların yönetimi ve iklim değişikliğine uyum alanlarındaki projelerde Türk makamlarıyla çalışmaya devam edecektir" diye konuştu.
"Yaşasın Fransa, yaşasın Türkiye, yaşasın Fransız-Türk dostluğu"
Fransa ile Türkiye arasındaki ilişkilerin yalnızca ziyaretler ve ticaret rakamlarıyla sınırlı olmadığını dile getiren Dumont, iki halk arasındaki bağların büyükelçilik çalışanlarının sahadaki çalışmalarıyla da güçlendiğini söyledi.
Konuşmasının sonunda Fransız Devrimi'nin özgürlük, eşitlik ve kardeşlik ilkelerine vurgu yapan Dumont, "Bu zor zamanlarda, bu 14 Temmuz bayramı Avrupa değerleri ve evrensel değerler olan cumhuriyetlerimizin kurucu değerleri etrafında yeniden kenetlenme çağrısı niteliğindedir. Fransa bugüne kadar olduğu gibi buna hazırdır" ifadelerini kullandı.
Dumont, konuşmasını "Yaşasın Fransa. Yaşasın Türkiye. Yaşasın Fransız-Türk dostluğu" sözleriyle tamamladı.
"Türkiye ile Fransa arasındaki iş birliğini her alanda geliştirmeyi hedefliyoruz"
Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Mehmet Kemal Bozay da konuşmasında, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Türk halkı adına Fransa'nın Milli Günü'nü kutladı.
Türkiye ile Fransa arasındaki diplomatik ilişkilerin 1483 yılına uzandığını hatırlatan Bozay, iki ülke arasındaki bağların zaman zaman yaşanan zorluklara rağmen kesintisiz şekilde devam ettiğini belirtti. Cumhurbaşkanları Recep Tayyip Erdoğan ile Emmanuel Macron arasındaki düzenli temasların ilişkilere önemli katkı sağladığını ifade eden Bozay, "Cumhurbaşkanlarımız arasındaki karşılıklı saygı, düzenli temaslar ve samimi diyalog ilişkilerimize katma değer kazandırmakta ve iş birliğimizi daha da güçlendirmektedir. Bu iradeye dayanarak Türkiye ile Fransa arasındaki iş birliğini her alanda ve her kıtada daha da geliştirmeyi hedefliyoruz" dedi.
Ekonomik ilişkilerin iki ülke ortaklığının temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Bozay, 2025 yılında ticaret hacminin 24 milyar dolara ulaştığını belirterek, "2030 yılına kadar bu rakamı 30 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Fransa, Avrupa Birliği içerisindeki üçüncü ticaret ortağımız konumundadır. Şubat ayında gerçekleştirilen 8'inci Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesi (JETCO) toplantısının da ekonomik ilişkilerimize yeni bir ivme kazandırdığına inanıyoruz" ifadelerini kullandı.
"Türkiye ile Fransa arasında daha yakın diyalog her zamankinden önemli"
Fransa'da yaşayan yaklaşık 800 bin Türk vatandaşının iki ülke arasında güçlü bir köprü oluşturduğunu dile getiren Bozay, bir hafta önce Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nde uluslararası güvenlik ortamındaki değişimlerin kapsamlı şekilde ele alındığını söyledi.
Ortadoğu'daki krizler ve Ukrayna'daki savaş başta olmak üzere küresel güvenlik sınamalarına dikkat çeken Bozay, "Bu anlayışla Türkiye ile Fransa arasında daha yakın bir diyalog ve koordinasyonun her zamankinden önemli olduğuna inanıyoruz. Müşterek sınamalara karşı birlikte atacağımız adımların bizi ortaklar ve dostlar olarak birbirimize daha da yaklaştıracağına inanıyoruz" diye konuştu.
"Türkiye Avrupa güvenliğinde merkezi bir güçtür"
Savunma sanayisinin iki ülke arasındaki iş birliğinin temel sütunlarından biri olduğunu belirten Bozay, Türk savunma sanayisinin son yıllarda önemli bir dönüşüm geçirdiğini ifade ederek, "Türk savunma sanayisi sadece kendi kendine yeter hale gelmekle kalmamış, aynı zamanda NATO müttefikleri ve Avrupa Birliği ülkeleri için de güvenilir bir tedarik kaynağı olmuştur. Güçlü ve çevik kurumlarıyla Türkiye, Avrupa güvenliğinde merkezi bir güçtür" dedi.
Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinde yeni bir yaklaşımın artık tercih değil zorunluluk olduğunu kaydeden Bozay, Fransa'nın Türkiye'nin AB üyelik sürecine ve Türkiye-AB ilişkilerinin olumlu gündemle ilerletilmesine somut katkı sağlamasını beklediklerini söyledi.
Bozay, Fransa'yı belirsizlik döneminde savaş ve çatışmaların yerini refah ve istikrara bırakması için birlikte çalışılabilecek önemli bir ortak olarak gördüklerini belirterek, devletler, özel sektörler, akademi ve toplumlar arasındaki bağlantısallığın artırılmasının önemine işaret etti.
Konuşmasının sonunda Fransa'nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont'a ev sahipliği dolayısıyla teşekkür eden Bozay, iki ülke arasındaki dostluk ve ortaklık ilişkilerinin her alanda güçlenmesini temenni ederek Fransa'nın Milli Günü'nü kutladı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/fransa39nin-ulusal-gunu-ankara39da-resepsiyonla-kutlandi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/fransa39nin-ulusal-gunu-ankara39da-resepsiyonla-kutlandi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/fransa39nin-ulusal-gunu-ankara39da-resepsiyonla-kutlandi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/fransa39nin-ulusal-gunu-ankara39da-resepsiyonla-kutlandi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/fransa-nin-ulusal-gunu-ankara-da-resepsiyonla-kutlandi/1130325/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Jul 2026 00:25:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakan Göktaş: "FETÖ elebaşının kurduğu tuzak, 15 Temmuz gecesi milletimizin dik duruşuyla darmadağın olmuştur"</title>
			<description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "FETÖ elebaşının kurduğu tuzak, 15 Temmuz gecesi milletimizin dik duruşuyla, cesur duruşuyla, kahramanca direnişiyle darmadağın olmuştur" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "FETÖ elebaşının kurduğu tuzak, 15 Temmuz gecesi milletimizin dik duruşuyla, cesur duruşuyla, kahramanca direnişiyle darmadağın olmuştur" dedi.
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında bugün Keçiören Belediyesi'nin katkılarıyla Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı tarafından Ankara'nın Keçiören ilçesinde bulunan 15 Temmuz Şehitler Anıtı'nda 15 Temmuz programı düzenlendi. Program; bir dakikalık saygı duruşu, İstiklal Marşı'nın okunması ve Kuran-ı Kerim tilavetinin ardından başladı.
Programda konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Bizi o karanlık gecenin şafağına çıkaran gönüllerin, canları pahasına kahramanlık destanı yazan ellerin aziz hatırasını yaşatmak için buradayız. Ben sonda söyleyeceğimi baştan söyleyeyim; 15 Temmuz'da meydanlarda iradesine sahip çıkan, tanklarla ve kurşunlara karşı göğsünü siper eden kahramanlarımızı unutmadık, asla unutmayacağız" ifadelerini kullandı.
"FETÖ elebaşının kurduğu tuzak, 15 Temmuz gecesi milletimizin dik duruşuyla darmadağın olmuştur"
15 Temmuz'un başlı başına bir kahramanlık destanı olduğunu belirten Göktaş, "15 Temmuz'u yalnızca şanlı tarihimizin sayfalarından biri olarak görem. Dünyada eşi benzeri olmamış bir direniş destanını Türkiye'de yazdık arkadaşlar, sizler yazdınız. Kahraman gazilerimiz yazdı, şehitlerimizin aileleri yazdı, aziz şehitlerimiz yazdı. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın ifade ettikleri gibi; FETÖ elebaşının kurduğu tuzak, 15 Temmuz gecesi milletimizin dik duruşuyla, cesur duruşuyla, kahramanca direnişiyle darmadağın olmuştur" şeklinde konuştu.
"Bu ruhun ardında, vatan uğruna kendilerini feda eden 253 şehidimizin cesareti vardı"
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün hayırlara vesile olmasını dileyen Göktaş, "Aradan geçen 10 yıl o geceyi unutturmadı. O günden bugüne milletimiz feraseti ve dirayetiyle 15 Temmuz ruhunu hep yaşattı. Bu ruhun ardında, vatan uğruna kendilerini feda eden 253 şehidimizin cesareti vardı. Gazilik mertebesine erişen 2.737 kahramanımızın çetin mücadelesi vardı. Meydanlara akın eden milletimizin iradesi vardı" dedi.
"251 kardeşimiz ve binlerce gazimiz Türkiye'yi işgal girişiminden korudular"
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Destici, Türkiye'nin 10 yıl önce bir işgal girişimiyle karşı karşıya kaldığını ifade ettiği konuşmasında şunları kaydetti:
"Uzun yıllar bizden görünen ve ülkemize, milletimize, dinimize hizmet eder gibi takiye yapan ve aslında daha sonra net bir şekilde anlaşılmıştır ki emperyalistlerin maşası, başka devletlerin istihbarat örgütlerinin aparatı olan bir örgüt tarafından ülkemiz işgale kalkışıldı. İşgalle karşı karşıya kaldı. Ama aziz milletimiz buna müsaade etmedi. Milletimizin kahramanca duruşu ve o asil ve necip Türk milleti içinden özellikle şehadet şerbetini içen 251 kardeşimiz ve binlerce gazimiz Türkiye'yi bu işgal girişiminden ve FETÖ darbe girişiminden muhafaza ettiler ve korudular."
"Asıl hedef bu aziz vatanı dış müdahalelere açık hale getirmekti"
Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Başkanı Aylar ise FETÖ'cülerin hedefinin Türkiye Cumhuriyeti'ne diz çöktürmek olduğunu vurguladığı konuşmasında, "O gece saatler ilerledikçe aslında sadece bir darbe girişimine değil, çok daha büyük bir ihanete şahit olduk. Bugün artık çok daha net görüyoruz ki; hedef yalnızca hükümeti değiştirmek değildi. Hedef yalnızca meclisi bombalamak değildi. Hedef yalnızca Cumhurbaşkanımızı değiştirmek değildi. Asıl hedef bin yıllık devlet geleneğimizi yıkmak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni içeriden çökertmek ve bu aziz vatanı dış müdahalelere açık hale getirmekti. Bayrağımızı indirmekti. Ezanımızı susturmaktı. Kısacası Türkiye Cumhuriyeti'ne diz çöktürmekti hainlerin hedefi" ifadelerini kullandı.
Programa; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Keçiören Kaymakamı Mehmet Akçay, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, Türkiye Gaziler ve Şehir Aileleri Vakfı Vakfı Başkanı Lokman Aylar, şehit ve gazi aileleri, sivil toplum kuruluşlarının ve siyasi partilerin temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-goktas-quotfeto-elebasinin-kurdugu-tuzak-15-temmuz-gecesi-milletimizin-dik-durusuyla-darmadagin-olmusturquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-goktas-quotfeto-elebasinin-kurdugu-tuzak-15-temmuz-gecesi-milletimizin-dik-durusuyla-darmadagin-olmusturquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-goktas-quotfeto-elebasinin-kurdugu-tuzak-15-temmuz-gecesi-milletimizin-dik-durusuyla-darmadagin-olmusturquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-goktas-quotfeto-elebasinin-kurdugu-tuzak-15-temmuz-gecesi-milletimizin-dik-durusuyla-darmadagin-olmusturquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/bakan-goktas-feto-elebasinin-kurdugu-tuzak-15-temmuz-gecesi-milletimizin-dik-durusuyla-darmadagin-olmustur/1130314/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 23:30:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Haluk Levent'in şoförü Çetin: "Kendi hesabı yoktu, benim hesabımı kullanıyordu"</title>
			<description><![CDATA[Haluk Levent'in şoförü İlker Çetin, Ahbap Derneğine yönelik soruşturma kapsamında verdiği ifadede, banka hesapları üzerinden gerçekleştirilen yüklü para transferlerinin Haluk Levent'in talimatları doğrultusunda yapıldığını belirtti. Çetin; hesabından Yeliz Kaya'ya 210 milyon lirayı aşan para gönderildiğini, Ankara'da yüklü miktarda nakit taşıdığını, talimatların WhatsApp üzerinden iletildiğini ve Kıbrıs'ta 1-2 milyon liralık kumarhane]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Haluk Levent'in şoförü İlker Çetin, Ahbap Derneğine yönelik soruşturma kapsamında verdiği ifadede, banka hesapları üzerinden gerçekleştirilen yüklü para transferlerinin Haluk Levent'in talimatları doğrultusunda yapıldığını belirtti. Çetin; hesabından Yeliz Kaya'ya 210 milyon lirayı aşan para gönderildiğini, Ankara'da yüklü miktarda nakit taşıdığını, talimatların WhatsApp üzerinden iletildiğini ve Kıbrıs'ta 1-2 milyon liralık kumarhane jetonlarının kendi hesabı üzerinden alındığını beyan etti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Ahbap Derneğine yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında ifade veren Haluk Levent'in şoförü İlker Çet'in verdiği ifade ortaya çıktı. Haluk Levent'in yaklaşık 3,5 yıl makam şoförlüğünü yapan İlker Çetin, 14 Temmuz 2026 tarihinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde verdiği ifadede, banka hesapları üzerinden gerçekleştirilen yüklü para transferlerinin Haluk Levent'in talimatları doğrultusunda yapıldığını kabul etti.
"Kendi hesabı yoktu, benim hesabımı kullanıyordu"
Çetin, Haluk Levent'in banka hesabı ve kredi kartı bulunmadığını ifade ederek, farklı kişilere gönderilecek paraların kendi hesabına yatırıldığını, ardından Levent'in belirlediği hesaplara aktarıldığını söyledi. İfadesinde, "Benim hesabıma gelen paraları söylediği kişilere gönderiyordum" diyen Çetin, para transferlerine ilişkin talimatların kendisine WhatsApp üzerinden gönderildiğini belirtti. Çetin, Haluk Levent'in Emrah Gödeliner, Zafer Yay ve Yeliz Kaya'ya ait hesapları da kullandığını iddia ederek, kendi hesabındaki hareketlerden kişisel bir menfaat sağlamadığını savundu.
Yeliz Kaya'ya 210 milyon lirayı aşan transfer
MASAK tarafından incelenen hesap hareketlerine göre, Yeliz Kaya'nın hesaplarından İlker Çetin'in hesaplarına 13 Ocak 2024 ile 24 Nisan 2026 tarihleri arasında 250 işlemde 10 milyon 124 bin 766 lira gönderildiği belirtildi. Aynı tarihler arasında İlker Çetin'in hesaplarından Yeliz Kaya'nın hesaplarına ise 45 ayrı işlemde 210 milyon 336 bin 68 lira aktarıldığı kaydedildi. Söz konusu para hareketlerinin sorulması üzerine Çetin, transferlerin Haluk Levent'in talimatları doğrultusunda gerçekleştirildiğini ikrar etti. Paraların kaynağını ve hangi amaçla kullanıldığını bilmediğini savunan Çetin, "Haluk Levent'in istek ve emirleri üzerine hareket ediyordum" dedi.
"Ankara'da yüklü miktarda nakit para taşıdım"
Haluk Levent'in şoförü Çetin, Ankara'da yüklü miktarda nakit para teslim aldığını ve bu paraları Yeliz Kaya'nın banka hesabına yatırdığını beyan etti. Kendisine Haluk Levent tarafından konum gönderildiğini ifade eden Çetin, belirtilen adrese giderek şahıslardan teslim aldığı paraları bankaya götürdüğünü söyledi. Paraların kimden geldiğini ve kaynağının ne olduğunu bilmediğini savunan Çetin, para hareketlerinden rahatsız olmasına rağmen işini kaybetme korkusuyla soru sormadığını belirtti.
"Whatsapp yazışmalarını delil olsun diye sakladım"
İlker Çetin, hesabı üzerinden gerçekleştirilen işlemlere ilişkin talimatların WhatsApp yazışmalarında bulunduğunu kaydetti. Çetin, "Şüphelendim ancak ayrıntısını bilmiyordum. Yazışmaların tamamını delil olarak dursun diye sakladım" dedi. Kullandığı cep telefonunu şifresiyle birlikte emniyet birimlerine teslim ettiğini belirten Çetin, para transferlerine ilişkin yazışmaların telefonunda bulunduğunu söyledi.
Kıbrıs'ta 1-2 milyon liralık jeton iddiası
Çetin'in ifadesindeki en dikkat çekici bölümlerden biri de Haluk Levent'in Kıbrıs'taki kumarhane işlemlerine ilişkin iddialar oldu. Haluk Levent'in Kıbrıs'a gittiği dönemlerde kumar oynadığını söyleyen Çetin, kendi banka hesabı üzerinden Levent için kumarhane jetonu alındığını beyan etti. Çetin, söz konusu işlemlerde dikkatini çeken tutarların 1 milyon liranın üzerinde olduğunu, bazı ödemelerin yaklaşık 2 milyon liraya ulaştığını söyledi.
Zafer Yay ile 8,6 milyon liralık para hareketi
MASAK incelemesinde, Zafer Yay'ın hesaplarından İlker Çetin'in hesaplarına 393 işlemde toplam 6 milyon 502 bin 59 lira aktarıldığı belirtildi. Çetin'in hesaplarından Zafer Yay'ın hesaplarına ise 36 işlemde 2 milyon 120 bin 271 lira gönderildiği kaydedildi. Çetin, bu para hareketlerinin araç, yol ve diğer masraflarla bağlantılı olduğunu, bazı paraların ise Haluk Levent'in talimatıyla başka kişilere gönderildiğini savundu.
Alper Çelik ile 11 milyon lirayı aşan transfer
MASAK raporunda, Alper Çelik'in hesaplarından İlker Çetin'in hesaplarına 31 işlemde 2 milyon 806 bin 600 lira gönderildiği belirtildi. İlker Çetin'in hesaplarından Alper Çelik'e ise 287 işlemde toplam 8 milyon 355 bin 900 lira aktarıldığı kaydedildi. Çetin, Haluk Levent'in kendi hesabını kullanarak Alper Çelik'e para gönderttiğini öne sürdü. Paraların kaynağını bilmediğini savunan Çetin, transfer açıklamalarına "borç iade" veya "Haluk Levent'in bilgisi dahilinde" ifadelerini yazdığını söyledi.
"Ben sadece şoförüydüm"
İlker Çetin, hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini belirterek, hesabındaki para hareketlerinin Haluk Levent'e ait olduğunu savundu. Herhangi bir suç örgütüne üye olmadığını ve Ahbap Derneğiyle bağlantısının bulunmadığını söyleyen Çetin, "Ben yalnızca Haluk Levent'in şoförüydüm. Hesabım üzerinden yapılan işlemler Haluk Levent'e aittir" dedi. Çetin'in avukatı da müvekkilinin işvereninin talimatları doğrultusunda hareket eden sigortalı bir çalışan olduğunu, para hareketlerinden kişisel menfaat sağlamadığını ve telefonundaki tüm kayıtları emniyet birimlerine teslim ettiğini belirtti. Soruşturma kapsamında ifade tutanağına yansıyan iddialara ilişkin adli incelemeler devam ediyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/haluk-levent39in-soforu-cetin-quotkendi-hesabi-yoktu-benim-hesabimi-kullaniyorduquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/haluk-levent39in-soforu-cetin-quotkendi-hesabi-yoktu-benim-hesabimi-kullaniyorduquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/haluk-levent39in-soforu-cetin-quotkendi-hesabi-yoktu-benim-hesabimi-kullaniyorduquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/haluk-levent39in-soforu-cetin-quotkendi-hesabi-yoktu-benim-hesabimi-kullaniyorduquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/haluk-levent-in-soforu-cetin-kendi-hesabi-yoktu-benim-hesabimi-kullaniyordu/1130299/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 22:14:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: "15 Temmuz'un bize kazandırdığı en önemli değer ülke genelinde birliğimizi korumaktır"</title>
			<description><![CDATA[HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından düzenlenen 15 Temmuz programında yaptığı konuşmada, HAK-İŞ'in tüm darbe ve darbe girişimlerine karşı milli iradenin yanında yer aldığını belirterek, "15 Temmuz'un bize kazandırdığı en önemli değer ülke genelinde birliğimizi korumaktır" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından düzenlenen 15 Temmuz programında yaptığı konuşmada, HAK-İŞ'in tüm darbe ve darbe girişimlerine karşı milli iradenin yanında yer aldığını belirterek, "15 Temmuz'un bize kazandırdığı en önemli değer ülke genelinde birliğimizi korumaktır" dedi.
HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından düzenlenen 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü programında yaptığı konuşmada, HAK-İŞ'in geçmişten bugüne tüm darbe ve darbe girişimlerine karşı milli iradenin yanında yer aldığını belirterek, "15 Temmuz'u unutmayacağız, unutturmayacağız" dedi.
Arslan, 15 Temmuz anma etkinliklerinin sadece resmi programlarla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, tüm kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşlarının benzer faaliyetlerle bu sürece katkı sunmasının önemine dikkat çekti. Türkiye'de sendikaların ve sivil toplum kuruluşlarının darbeler karşısında önemli sınavlar verdiğini ifade eden Arslan, HAK-İŞ'in 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan e-muhtırası ve 15 Temmuz dahil tüm darbe ve darbe girişimlerine karşı kararlı bir duruş sergilediğini söyledi.
"12 Eylül'de kapılarımıza kilit vuruldu"
12 Eylül darbesinde HAK-İŞ'in faaliyetlerinin durdurulduğunu, mal varlıklarına el konulduğunu ve sendikal faaliyetlerin yasaklandığını hatırlatan Arslan, tüm baskılara rağmen darbecilere teslim olmadıklarını ifade etti. Arslan, 28 Şubat sürecinde de demokratik yollarla seçilen hükümetin yanında yer aldıklarını ve bu nedenle çeşitli bedeller ödediklerini dile getirdi.
"15 Temmuz milletin birlik günü oldu"
15 Temmuz'un diğer darbelerden farklı olduğunu vurgulayan Arslan, o gece ilk kez toplumun tüm kesimlerinin milli irade etrafında birleştiğini belirterek, "15 Temmuz'un bize kazandırdığı en önemli değer ülke genelinde birliğimizi korumaktır" diye konuştu.
Darbe girişimi sırasında Çin'de gerçekleştirilen L20 toplantısında bulunduğunu aktaran Arslan, HAK-İŞ yönetimi olarak gece saatlerinde darbeye karşı açıklama yayımladıklarını ve vatandaşları meydanlara davet ettiklerini söyledi.
Türksat'taki kritik müdahaleyi anlattı
Darbe gecesinde Türksat'tan kendilerine ulaşıldığını anlatan Arslan, darbecilerin yayınları kesmek amacıyla teknik bir ekibi tesise göndermeye çalıştığını belirtti. Dönemin İçişleri Bakanı ile kurulan temas sonucu darbecilerin Türksat'a girişinin engellendiğini ifade eden Arslan, bu sayede yayınların kesilmesinin önüne geçildiğini söyledi. Arslan, Türksat'ta görev yaparken şehit olan Ahmet Özsoy ve Ali Karslı ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve Genelkurmay Başkanlığı çevresinde şehit düşen HAK-İŞ mensuplarını da rahmetle andı.
"HAK-İŞ'in 4 şehidi, yaklaşık 50 gazisi var"
HAK-İŞ mensuplarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla meydanlara çıktığını belirten Arslan, konfederasyon bünyesinde 4 şehit ve yaklaşık 50 gazi bulunduğunu, şehit yakınlarıyla birlikte toplam 10 şehit ailesinin bulunduğunu kaydetti.
15 Temmuz davalarını yakından takip ettiklerini ifade eden Arslan, duruşmalarda sanıkların pişmanlık göstermediğini belirterek, FETÖ'nün oluşturduğu tehdidin devam ettiğini söyledi. Arslan, "Bu hainlerin fırsat kolladıklarını unutmamamız gerekiyor. Meseleyi sadece bir darbe girişimi olarak değil, Türkiye'nin geleceğine yönelik büyük bir tehdit olarak değerlendirmeliyiz" ifadelerini kullandı.
"Cumhurbaşkanımızın liderliği belirleyici oldu"
Darbe girişiminin bastırılmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinin önemli rol oynadığını vurgulayan Arslan, darbe gecesi uluslararası basında Türkiye aleyhine manipülatif haberlerin yayımlandığını da belirtti.
"Şehit yakınları unutulmak istemiyor"
Şehit aileleri ve gazilerin en büyük beklentisinin hatırlanmak olduğunu dile getiren Arslan, "Devletimiz gerekli desteği veriyor ancak şehit yakınlarımız ve gazilerimiz millet tarafından unutulmak istemiyor. Onların tek beklentisi zaman zaman ziyaret edilmek ve hatırlanmaktır" dedi.
Konuşmasının sonunda tüm 15 Temmuz şehitleri ile vatan uğruna hayatını kaybeden şehitlere Allah'tan rahmet, gazilere ise sağlıklı ve huzurlu bir ömür dileyen Arslan, gelecek yıllarda 15 Temmuz anma etkinliklerinin daha geniş katılımla sürdürülmesi temennisinde bulundu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/hak-is-genel-baskani-arslan-quot15-temmuz39un-bize-kazandirdigi-en-onemli-deger-ulke-genelinde-birligimizi-korumaktirquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/hak-is-genel-baskani-arslan-quot15-temmuz39un-bize-kazandirdigi-en-onemli-deger-ulke-genelinde-birligimizi-korumaktirquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/hak-is-genel-baskani-arslan-quot15-temmuz39un-bize-kazandirdigi-en-onemli-deger-ulke-genelinde-birligimizi-korumaktirquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/hak-is-genel-baskani-arslan-quot15-temmuz39un-bize-kazandirdigi-en-onemli-deger-ulke-genelinde-birligimizi-korumaktirquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/hak-is-genel-baskani-arslan-15-temmuz-un-bize-kazandirdigi-en-onemli-deger-ulke-genelinde-birligimizi-korumaktir/1130239/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 19:00:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>FETÖ'nün 15 Temmuz'daki "darbe kontrolü" ortaya çıktı</title>
			<description><![CDATA[Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) "mahrem sorumlularının", 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin başarıya ulaşması için emniyet, bilişim ve mülki idare yapılanmaları arasında koordineli şekilde hareket ettiği ortaya çıktı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) "mahrem sorumlularının", 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin başarıya ulaşması için emniyet, bilişim ve mülki idare yapılanmaları arasında koordineli şekilde hareket ettiği ortaya çıktı.
15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen o gece yaşananlara ilişkin yeni bilgi ve itiraflar ortaya çıkmaya devam ediyor. Mahkeme tutanaklarına yansıyan mesajlar, örgütün darbe girişiminin sorunsuz şekilde gerçekleşmesi için sistemli ve koordineli hareket ettiğini gözler önüne serdi. Bu koordinasyonun örneklerinden biri de FETÖ'nün sözde emniyet sorumlusu Temel Alsancak'ın talimatları oldu.
"Darbeyi gerçekleştiren askerlere karşı direnmeyin" talimatı
15 Temmuz günü FETÖ mensubu polislere, örgütün sözde emniyet sorumlusu Temel Alsancak'tan bir mesaj iletildi. Mesajda, "Darbeyi gerçekleştiren askerlere karşı direnmeyin, askerle çatışmayın" talimatı verildi.
Söz konusu mesajla FETÖ mensubu polislerin darbeci askerlere karşı direnç göstermemesinin ve darbe girişimine karşı güvenlik güçlerinin müdahalesinin engellenmesinin amaçlandığı belirtildi. WhatsApp üzerinden gönderilen talimat, Temel Alsancak'a bağlı olarak faaliyet gösteren mahrem sorumluların sosyal medya paylaşımlarındaki itiraflarla ortaya çıktı.
Yayın kuruluşlarına yönelik baskınları bilişim yapılanması organize etti
FETÖ'nün mahrem yapılanmaları arasındaki koordinasyon yalnızca emniyet yapılanmasıyla sınırlı kalmadı. TRT, TÜRKSAT ve Digiturk gibi yayın kuruluşlarına yönelik baskınları örgütün bilişim yapılanması organize etti. Örgüte bağlı sivil mühendisler, sözde "abilerinin" kontrolünde Ankara ve İstanbul'daki yayın kuruluşlarına yönelik baskınlarda görev aldı. Bu faaliyetlerle halkın bilgi alma kanallarının kontrol altına alınması ve kamuoyunun darbecilerin istediği şekilde yönlendirilmesi amaçlandı.
Selaları susturmaya çalıştılar
FETÖ'nün mülki idare yapılanmasında yer alan bazı örgüt mensupları da darbe gecesi kendilerine verilen görevleri yerine getirmeye çalıştı. Anadolu'nun farklı bölgelerinde görev yapan bazı FETÖ mensubu mülki idare amirleri, vatandaşları darbe girişimine karşı meydanlara çağıran salaların okunmasını engellemeye ve selaları susturmaya çalıştı. Böylece örgütün farklı yapılanmaları, darbe girişiminin başarıya ulaşması için kendi sorumluluk alanlarında eş zamanlı ve koordineli faaliyet yürüttü.
Darbe sonrasına yönelik algı operasyonu planı
Örgüt içindeki koordinasyon yalnızca darbe gecesiyle sınırlı kalmadı. FETÖ'nün darbe girişiminin sonrasına ilişkin de çeşitli planlar yaptığı ortaya çıktı. Bu planlardan birini örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in yeğeni Ebuseleme Gülen, YouTube üzerinden yaptığı açıklamalarda itiraf etti. Ebuseleme Gülen'in açıklamalarına göre, firari FETÖ yöneticileri Adil Öksüz ve Mustafa Özcan tarafından toplanan paralarla 15 Temmuz sonrasında çocuklar ve gençlere yönelik uzun vadeli algı operasyonları planlandı.
Fetullah Gülen'in bizzat verdiği talimatla, Adil Öksüz'ün kontrolünde hareket edecek bir ekibin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan aleyhinde bilişim çalışmaları yürütmesi amaçlandı. Adil Öksüz'ün kontrolünde kurulması planlanan ekibin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı karalayan, 15 Temmuz darbe girişimini haklı ve "kurtarıcı" bir girişim gibi göstermeyi amaçlayan oyun ve animasyonlar tasarlaması planlandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/feto39nun-15-temmuz39daki-quotdarbe-kontroluquot-ortaya-cikti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/feto39nun-15-temmuz39daki-quotdarbe-kontroluquot-ortaya-cikti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/feto39nun-15-temmuz39daki-quotdarbe-kontroluquot-ortaya-cikti_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/feto39nun-15-temmuz39daki-quotdarbe-kontroluquot-ortaya-cikti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/feto-nun-15-temmuz-daki-darbe-kontrolu-ortaya-cikti/1130237/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 18:49:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>CHP Grup Başkanı Özel'den Kılıçdaroğlu'na seçim çağrısı: "Yüzde 90'ın altında oy alırsam siyaseti bırakıyorum"</title>
			<description><![CDATA[CHP Grup Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na seçim çağrısında bulunarak, "İkimiz yarışalım 2 milyon üye ile. Yüzde 90'ın altında oy alırsam siyaseti bırakıyorum" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP Grup Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na seçim çağrısında bulunarak, "İkimiz yarışalım 2 milyon üye ile. Yüzde 90'ın altında oy alırsam siyaseti bırakıyorum" dedi.
Özel, TBMM'de partisinin grup toplantısında gündeme dair değerlendirmede bulundu. Avrupa Parlamentosu'nda Kıbrıs Barış Harekatı'na ilişkin alınan karara tepki gösteren Özel "Türk Silahlı Kuvvetleri bizim onurumuzdur. Avrupa Parlamentosu'nda Kıbrıs Barış Harekatı'na ilişkin olarak alınan ve iğrenç ithamlarla, 'haksız' demiyorum, iğrenç ithamlarla harekât ordumuzu lekelemeye çalışan kararı, Cumhuriyet Halk Partisi olarak en sert biçimde kınıyoruz, reddediyoruz ve lanetliyoruz. Yıllarca ağır zulümlere uğrayan, soykırıma varan katliamlara maruz bırakılan, bütün çabalara rağmen barışın sağlanamadığı yerde Karaoğlan rahmetli Ecevit'in o günkü Başbakan Yardımcısı rahmetli Erbakan'la birlikte ordumuzu Kıbrıs'a yollamasıyla, Kıbrıs'ta hem hava indirme tugayının hem çıkartma filolarının başarılı operasyonlarıyla, Kıbrıs'ı işgal etmek değil barışı sağlayacak kadar ilerleyip duran, o gün Ecevit'in müjdelediği gibi adaya 'Savaşa değil barış için giden' Türk tarafına da Rum tarafına da barışı getiren ve yapmış oldukları, katıldıkları operasyonda görevlerini yapan, gerekirse can veren ama bugüne kadar en ufak savaş suçuna varacak bir ithamla dahi karşılaşmamış, asla ve asla yakın yere konulamayan, halen daha ölenlerin Allah'tan rahmet, dimdik ayakta duran o tertemiz pırıl pırıl Kıbrıs gazilerimize atılmaya çalışılan bu iftiranın karşısında tüm gazilerimizi ve şehitlerimizin ailelerini Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak minnetle kucaklıyoruz, ellerinden öpüyoruz" ifadelerini kullandı.
"Yüzde 32'lik enflasyon oranıyla Avrupa'da birinciyiz ve dünyada beşinciyiz"
2018'den beri bitmeyen bir krizin içinde olduklarını belirten Özel, "Tek adam rejimine geçildiği günden beri çoklu krizler ortamındayız. Birbirini tetikleyen krizler, birbirini takip eden krizler, bitmeyen krizler ve sonuç olarak yüzde 32'lik enflasyon oranıyla Avrupa'da birinciyiz ve dünyada beşinciyiz. Yüzde 35'lik gıda enflasyonuyla Avrupa'da birinciyiz, dünyada beşinciyiz. Yoksulluk, işsizlik, gelir adaletsizliği, vergi adaletsizliği kategorilerinde ayrı ayrı Avrupa'da birinciyiz. Bunların hepsi resmi veriler. Türkiye'de verginin yüzde 65'i zengin fakir ayırmayan, dünyanın en adaletsiz vergi sistemi olan dolaylı vergi ile. Yani Türkiye'nin en zengin adamıyla en fakir adamının alışverişte aynı vergiyi ödediği dolaylı vergilerden toplanıyor. Yüzde 24'lük kısım Gelir Vergisinden, ki bunun tam yarısı maaşlarınızdan kesilen vergilerdir. Diğer kısmı da bankadaki mevduattan elde edilen gelirler. Türkiye'ye 25 yılda dayatılan AK Parti'nin kara düzeni budur. İktidarımızın en temel hedefi, önce vergideki adaletsiz bu düzeni değiştirmek, AK Parti'nin kara düzenini yıkıp adaletli bir vergi düzeni getirmektir" diye konuştu.
"Türkiye çalışanın yoksullaştığı çok nadir ülkelerden bir tanesi"
Türkiye'de 41,5 milyon kişinin açlık sınırının altında yaşadığını ifade eden Özel, "İşsizlerin hali perişan. Ama bu ülkede çalışmak yoksulluktan kurtulmaya yetmiyor. Bu ülkede insanlar çalıştıkça da yoksullaşıyorlar. Tarımda çalışıyorlar, ekiyorlar, biçiyorlar. Geçtiğimiz yıla göre daha yoksullar. Sanayide çalışıyorlar, asgari ücret alıyorlar, geçtiğimiz yıla göre daha yoksullar. Türkiye çalışanın yoksullaştığı çok nadir ülkelerden bir tanesi. Dünyada bir başka örneği yoktur ki Türkiye gibi eğitim arttıkça işsizlik oranı artıyor. Her yere açılan üniversiteler, Devlet Planlama Teşkilatı'ndan mahrum bu ülkede plansızca açılan bölümler. 40 ara eleman lazımken 40 mühendis yetiştirip onları işsiz bırakıp, bir ara elemanı, o aranan elemanı yetiştiremeyen plansız, programsız, düzensiz eğitim sistemi. İşte bunların hepsi, bu ülkeye bu çoklu krizi getiriyor. Yoksulluk sınırı 116 bin 500 lira. Dört kişilik bir ailede dördü de asgari ücretle geçse aldıkları maaş 112 bin lira. Dört kişilik bir aile gece - gündüz çalışacak fabrikada, ama halen daha yoksulluk sınırının altında kalacaklar. Böyle bir düzenin içinde yaşıyoruz. En düşük emekli maaşı 20 bin lira. Dünya tarihinin en büyük vefasızlığı" ifadelerini kullandı.
"24 belediye başkanımız halen tutuklu"
CHP'li belediyelere yönelik gerçekleştirilen operasyon değinen Özel, "Bugüne kadar Cumhurbaşkanı adayımız dahil toplam 34 belediye başkanımıza 34 operasyon düzenlediler. Şu anda 24 belediye başkanımız halen tutuklu. Bu operasyonların büyük bölümü İstanbul'da. Yargı içinde oluşturulan talimatlı bir yapı tarafından yapıldı, herkesin gözünün önünde oldu. Sonra o yapının başı, güya tarafsız, geldiği yer Bakan Yardımcılığı, oradan başsavcı. Güya tarafsız. Ertesi gün Bakan, ertesi gün il başkanları toplantısında 'Partimizin başarısı için çalışmaya devam edeceğim' diyor. Dün olduğu gibi üstünde savcı cübbesi varken partinin başarısı için çalışıyor" dedi.
"İkimiz yarışalım 2 milyon üye ile. Yüzde 90'ın altında oy alırsam siyaseti bırakıyorum"
Konuşmasının sonunda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na seçim çağrısında bulunan Özel, "İster 1 milyon 950 bin üyemizle, ister son bıraktığın 1 milyon 200 bin üyemizle ikimiz tüm üyelerle Genel Başkanlık yarışına girelim, kaybeden CHP'yi salsın, CHP'yi salsın. Kaybeden siyaseti bıraksın. Sayın Kılıçdaroğlu çağrı yapıyorsun ya, çağrı yapıyorum. İkimiz yarışalım 2 milyon üye ile. Yüzde 90'ın altında oy alırsam siyaseti bırakıyorum. Bu aziz milletin ve bu aziz emanetin önünde tarihi çağrımı yapıyorum. 2 milyon üye ile yarışalım, yüzde 90'ın altında oy alırsam siyaseti bırakıyorum" diye konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/chp-grup-baskani-ozel39den-kilicdaroglu39na-secim-cagrisi-quotyuzde-9039in-altinda-oy-alirsam-siyaseti-birakiyorumquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/chp-grup-baskani-ozel39den-kilicdaroglu39na-secim-cagrisi-quotyuzde-9039in-altinda-oy-alirsam-siyaseti-birakiyorumquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/chp-grup-baskani-ozel39den-kilicdaroglu39na-secim-cagrisi-quotyuzde-9039in-altinda-oy-alirsam-siyaseti-birakiyorumquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/chp-grup-baskani-ozel39den-kilicdaroglu39na-secim-cagrisi-quotyuzde-9039in-altinda-oy-alirsam-siyaseti-birakiyorumquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/chp-grup-baskani-ozel-den-kilicdaroglu-na-secim-cagrisi-yuzde-90-in-altinda-oy-alirsam-siyaseti-birakiyorum/1130218/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 18:07:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın: "O gece sadece bir darbe püskürtülmedi, aynı zamanda bir işgal girişimi durduruldu"</title>
			<description><![CDATA[Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) Genel Başkanı Ali Yalçın, "O gece sadece bir darbe püskürtülmedi. Aynı zamanda bir işgal girişimi durduruldu. Hedef sadece iktidarı değiştirmek değildi. Hedef, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin iradesini teslim almaktı" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) Genel Başkanı Ali Yalçın, "O gece sadece bir darbe püskürtülmedi. Aynı zamanda bir işgal girişimi durduruldu. Hedef sadece iktidarı değiştirmek değildi. Hedef, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin iradesini teslim almaktı" dedi.
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında İŞKUR Genel Müdürlüğü'nde düzenlenen '15 Temmuz Hain Darbe Girişimine Karşı Emekçilerin Mücadelesi Paneli'ne katıldı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın katılımıyla gerçekleşen panelde, 15 Temmuz hain darbe girişimine karşı emekçilerin gösterdiği mücadele ve milli iradenin korunmasında üstlendiği rol ele alındı. Programa Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ve diğer konfederasyonların genel başkanları katıldı.
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçtiğini fakat aradan geçen zamanın o gece yaşanan acıları hafifletmediğinin altını çizdi. 15 Temmuz'u sıradan bir tarih olarak değerlendirmenin, o gece yaşananları ve milletin ortaya koyduğu iradeyi görmezden gelmek anlamına geleceğini ifade eden Yalçın, "15 Temmuz'u diğer darbelerden ayıran da budur. Çünkü o gece sadece bir darbe püskürtülmedi. Aynı zamanda bir işgal girişimi durduruldu. Hedef sadece iktidarı değiştirmek değildi. Hedef, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin iradesini teslim almaktı" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin geçmişte 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat gibi darbelerle sınandığını hatırlatan Yalçın, farklı dönemlerde farklı yöntemler kullanılmasına rağmen değişmeyen unsurun millet iradesini hedef almak olduğunu söyledi. "Milletin iradesiyle hesaplaşan her girişim, aslında Türkiye'nin tam bağımsızlık iddiasını hedef aldı. Çünkü milli egemenlik zayıflarsa bağımsızlık da zayıflar" diyen Yalçın, darbelerin yalnızca hükümetlere değil, doğrudan milletin egemenlik hakkına yönelik olduğunu dile getirdi.
15 Temmuz gecesinde milletin darbecilere karşı tarihi bir duruş sergilediğini belirten Yalçın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı meydanlara çıkma çağrısının kritik bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Yalçın, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı 'Milletimizi meydanlara, havalimanlarına davet ediyorum' çağrısı tarihin akışını değiştiren bir dönüm noktası oldu. Milyonlar bu çağrıya kulak verdi, sokaklara çıktı, meydanları doldurdu ve darbecilere karşı göğsünü siper etti" diye konuştu.
FETÖ'nün yıllarca eğitim ve hizmet görüntüsü altında devletin kurumlarına sızdığını söyleyen Yalçın, örgütün kamu imkanlarını devlet için değil kendi hiyerarşisi için kullandığını belirtti. Yalçın, "Yeni dönemin işgalleri artık sadece sınırdan başlamıyor. Önce zihinler işgal edilmek isteniyor. Sonra kurumlar. Sonra hukuk. Sonra devletin hafızası. FETÖ tam da bunu yaptı. Yıllarca kendisini eğitim, yardım ve hizmet kisvesi altında gizledi. Devletin imkanlarını devlet için değil, kendi hiyerarşisi için kullandı. Liyakati sadakatin önüne değil; örgütsel bağlılığı liyakatin önüne koydu. Kamu görevini millete hizmet olarak değil, örgütün hedeflerine ulaşmanın aracı olarak gördü. 15 Temmuz gecesi ise yıllarca gizlediği gerçek yüzünü ortaya çıkardı. Tankıyla, uçağıyla, silahıyla ve kendi milletine doğrulttuğu namlusuyla" dedi.
FETÖ'nün yalnızca silahlı bir terör örgütü olarak tanımlanmasının yetersiz kalacağını dile getiren Yalçın, "FETÖ, bu milletin inancını istismar eden, değerlerini araçsallaştıran, devletin imkanlarını ele geçirerek millete doğrultan küresel bir ihanet şebekesidir. Kendi milletine kurşun sıkan, kendi Meclisini bombalayan bir yapının adı artık sadece ihanet değildir. Bu, mankurtlaşmanın en karanlık biçimidir" ifadelerini kullandı.
"Darbenin ilk saatlerinde meydanlara çıktık"
Memur-Sen'in kurulduğu günden bu yana vesayetin her türlüsüne karşı mücadele ettiğini söyleyen Yalçın, sendikacılığı hiçbir zaman sadece ücret pazarlığı olarak görmediklerini ifade etti. 15 Temmuz gecesi teşkilatlarıyla birlikte ilk andan itibaren meydanlarda olduklarını belirten Yalçın, "O gece beklemedik. Hesap yapmadık. Rüzgarın hangi yöne eseceğine bakmadık. Darbenin ilk saatlerinde bütün yöneticilerimizle birlikte sokağa çıktık, milletimizi meydanlara çağırdık. Genel Başkanından işyeri temsilcisine kadar Memur-Sen ailesi sokaklardaydı, meydanlardaydı, nöbetteydi" değerlendirmesinde bulundu.
Demokrasi nöbetlerinde de ilk günden son güne kadar yer aldıklarını belirten Yalçın, "Demokrasi sadece bir gecede kazanılmaz; onu korumak da en az kazanmak kadar büyük bir sorumluluktur" ifadelerini kullandı.
Aradan geçen 10 yılda da aynı hassasiyeti sürdürdüklerini kaydeden Yalçın, her yıl 15 Temmuz anma programlarına katıldıklarını, şehitleri unutmadıklarını ve gazilerin yanında olduklarını söyledi. Genç nesillerin hafızasını canlı tutmak amacıyla konferanslar, paneller, sergiler ve anma programları düzenlediklerini belirten Yalçın, "Hafıza canlı tutulmazsa ihanet unutulur; ihanet unutulursa vesayet yeniden güç bulur. Bizim mücadelemiz yalnızca geçmişi hatırlatma mücadelesi değildir. Bizim mücadelemiz geleceği koruma mücadelesidir" diye konuştu.
"Milli egemenlik güçlü kurumlarla korunur"
15 Temmuz'un yüklediği sorumluluğun devlet yönetimine ve çalışma hayatına taşınması gerektiğini vurgulayan Yalçın, "Milli egemenlik, güçlü kurumlarla; güçlü kurumlar ise liyakat, ehliyet ve kamu ahlakıyla korunur. Devlet görevini örgüt sadakatine, şahsi çıkara ya da kapalı yapılara teslim eden anlayışın nasıl bir felakete yol açtığını 15 Temmuz'da gördük" dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/memur-sen-genel-baskani-yalcin-quoto-gece-sadece-bir-darbe-puskurtulmedi-ayni-zamanda-bir-isgal-girisimi-durdurulduquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/memur-sen-genel-baskani-yalcin-quoto-gece-sadece-bir-darbe-puskurtulmedi-ayni-zamanda-bir-isgal-girisimi-durdurulduquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/memur-sen-genel-baskani-yalcin-quoto-gece-sadece-bir-darbe-puskurtulmedi-ayni-zamanda-bir-isgal-girisimi-durdurulduquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/memur-sen-genel-baskani-yalcin-quoto-gece-sadece-bir-darbe-puskurtulmedi-ayni-zamanda-bir-isgal-girisimi-durdurulduquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/memur-sen-genel-baskani-yalcin-o-gece-sadece-bir-darbe-puskurtulmedi-ayni-zamanda-bir-isgal-girisimi-durduruldu/1130217/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 18:04:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Öğrenci affına ilişkin kanun teklifi komisyonda</title>
			<description><![CDATA[Öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'nda görüşülmeye başlandı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'nda görüşülmeye başlandı.
TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu, AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan başkanlığında Öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni görüşmek için toplandı.
Toplantının açılışında konuşan Komisyon Başkanı Gürcan, "Teklifin genel olarak yükseköğretim kurumlarımızın kurumsal işleyişinin güçlendirilmesi, uygulamada ortaya çıkan ihtiyaçların karşılanması, yükseköğretim sisteminin daha etkin ve verimli işlemesinin sağlanması, birtakım nedenlerle üniversiteleriyle ilişkili, ilişiği kesilen öğrencilerin eğitim hakkının korunması, çeşitli alanlarda yaşanan hukuki belirsizliklerin giderilmesi ve Anayasa Mahkemesince geçmişte verilen çeşitli konulara ilişkin iptal kararlarının oluşturduğu hukuki boşluğun doldurulmasına yönelik düzenlemeler içerdiği görülmektedir. Teklif kapsamında yükseköğretim kurumlarımızın araştırma ve yenilik kapasitesini artırmaya yönelik önemli düzenlemelere yer verilmektedir. Özellikle teknoloji transfer mekanizmalarının güçlendirilmesi, üniversite-sanayi işbirliğinin geliştirilmesi, bilimsel bilginin ekonomik değere dönüştürülmesi ve fikri mülkiyet alanındaki süreçlerin desteklenmesi suretiyle ülkemizin araştırma, geliştirme ve inovasyon ekosistemine katkı sağlanması amaçlanmaktadır" dedi.
"Üniversitelerimiz sahip oldukları akademik birikim ve öğretim elemanı kapasitesi ile eğitim ve araştırma faaliyetlerini yürütülebilecek bir potansiyele sahiptir"
Teklifin ilk imza sahiplerinden AK Parti Kocaeli Milletvekili Sadettin Hülagü düzenlemeye ilişkin sunum yaptı. Teklifle yükseköğretim kurumlarının işleyişinde ortaya çıkan sorunları giderileceğinin altını çizen Hülagü, "Artık üniversitelerimiz sahip oldukları akademik birikim ve öğretim elemanı kapasitesi ile yalnızca ülkemizde değil, yurt dışı dışında da eğitim ve araştırma faaliyetlerini yürütülebilecek bir potansiyele sahiptir. Gelişen uluslararası ilişkiler dost ve akraba ülkelerden yükseköğretim alanındaki işbirliği taleplerini arttırmış, bu kapsamda Balkanlar, Orta Doğu ve Afrika'daki bir kısım ülkelerle işbirliği protokolleri yapılmıştır." diye konuştu.
Teklifle uygulamada ortaya çıkan tereddütlerin de giderileceğini belirten Hülagü, ilişiği kesilen öğrencilere yönelik geçiş hükümleri ile eğitim hakkının korunmasını amaçladıklarını ifade etti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/ogrenci-affina-iliskin-kanun-teklifi-komisyonda.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/ogrenci-affina-iliskin-kanun-teklifi-komisyonda.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/ogrenci-affina-iliskin-kanun-teklifi-komisyonda_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/ogrenci-affina-iliskin-kanun-teklifi-komisyonda.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/ogrenci-affina-iliskin-kanun-teklifi-komisyonda/1130210/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 17:53:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>AK Parti'den "Siyasi ve Hukuki Yönleriyle Onuncu Yılında 15 Temmuz Sempozyumu"</title>
			<description><![CDATA[AK Parti Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığı tarafından düzenlenen 'Siyasi Ve Hukuki Yönleriyle Onuncu Yılında 15 Temmuz Sempozyumu' gerçekleştirildi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[AK Parti Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığı tarafından düzenlenen 'Siyasi Ve Hukuki Yönleriyle Onuncu Yılında 15 Temmuz Sempozyumu' gerçekleştirildi.
AK Parti Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığı tarafından düzenlenen 'Siyasi ve Hukuki Yönleriyle Onuncu Yılında 15 Temmuz Sempozyumu', AK Parti Kongre Merkezi'nde gerçekleştirildi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Hayati Yazıcı'nın moderatörlüğünde gerçekleştirilen programa, Eski Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı İsmail Kahraman'ın yanı sıra eski Başbakan Binali Yıldırım, Eski İçişleri Bakanı ve AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, eski AK Parti Teşkilattan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Ataş katıldı.
"Yeni 15 Temmuzların yaşanmaması için var gücümüzle çalışacağız"
Programda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından gönderilen yazılı mesaj okundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mesajında şu ifadeler yer aldı:
"15 Temmuz gecesi devletimizin istiklali, milletimizin istikbali uğruna canlarını feda eden 253 şehidimizin her birini rahmetle yâd ediyorum. Aynı şekilde kahraman gazilerimize şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyor, her birine hayırlı ve sağlıklı ömürler diliyorum. 'Hizmet' diyerek, 'himmet' diyerek, 'eğitim' diyerek milletimizin halisane duygularını 40 yıl boyunca istismar eden ihanet şebekesinin asıl niyeti, 15 Temmuz gecesi ortaya çıkmıştır. Ancak darbe girişiminin aziz milletimizin direnişiyle başarıyla püskürtülmesi, Türkiye'nin önünde yepyeni bir sayfa açmıştır. Türkiye hem devletin kılcallarına kadar sızan sinsi bir terör örgütünden kurtulmuş, hem de demokrasisini güvence altına alacak adımlar atmıştır. Hiç şüphesiz bunların en başında yeni yönetim sistemimiz vardır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle, milletimizin yaklaşık iki asırdır süren yönetim modeli arayışı cevabını bulmuştur. Çift başlılığı ortadan kaldıran, karar alma süreçlerini hızlandıran ve devletin etkinliğini artıran yeni sistem sayesinde Türkiye'nin şoklara karşı direnci artmış, siyasi istikrarı kurumsallaşmış, kriz yönetim kapasitesi daha önce hiç olmadığı kadar güçlenmiştir. Yeni sistemin ülkemize sağladığı avantajlar, Rusya-Ukrayna savaşından Koronavirüs salgınına, 6 Şubat Depremlerinin yaralarının sarılmasından en son İran merkezli krize kadar her alanda görülmüştür. Devlet ve millet olarak, bu tarihi kazanımları koruyarak Türkiye'yi hak ettiği seviyelere ulaştırmakta kararlıyız. FETÖ'yle mücadele noktasında ise asla geri adım atmayacak, Türkiye düşmanlarına taşeronluk yapan bu ihanet şebekesiyle hukuk içinde mücadelemizi sürdüreceğiz. Yeni 15 Temmuzların yaşanmaması için var gücümüzle çalışacağız."
Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Yazıcı, 15 Temmuz'un demokrasi ile vesayet, hukuk ile silah, milli irade ile cunta zihniyeti arasındaki tarihi mücadelenin en açık tezahürlerinden biri olduğunu ifade ederek, 15 Temmuz 2016'nın sıradan bir tarih olmadığını, Türkiye'nin siyasi tarihinde karşılaştığı en ağır, en hain, en kanlı darbe girişimi olduğunu aktardı. Milli iradenin üzerinde hiçbir güç olamayacağının Anayasa'da 'Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir' ifadesiyle vurgulandığını bildiren Yazıcı, devletin meşruiyet kaynağının milletin iradesi olduğunu sözlerine ekledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde AK Parti iktidarlarının milli iradeyi devre dışı bırakan olaylar karşısında büyük bir şuur ve sorumlulukla hareket ettiğine dikkati çeken Yazıcı, "O gece milyonlarca vatandaşımızın ortak paydada buluşması, Türk demokrasisinin en önemli kazanımlarından biri olmuştur" ifadelerini kullandı.
"15 Temmuz bağımsızlığından asla taviz vermeyen bir milletin sarsılmaz iradesinin adıdır"
AK Parti'nin kuruluşundan itibaren gücünü milletten alan bir siyasi hareket olduğunu belirten Yazıcı, "Partimiz, milletimizle birlikte omuz omuza kurulmuştur. AK Parti'nin pusulası daima milletten yana olmuştur. Milletimiz ne sınav verdiyse teşkilatlarımız da daima milletin yanında saf tutmuş, tutmaya devam edecektir. Milletimiz basiret ve ferasetiyle, sağduyusuyla ne kadar asil bir millet olduğunu, demokrasinin yalnızca sandıkta değil, gerektiğinde canı pahasına savunulacağını tüm dünyaya göstermiştir. Bizlere düşen en büyük sorumluluk 15 Temmuz'u sadece anmak değil, o ruhu diri tutmak, birlik ve beraberliğimizi güçlendirmek, milli iradeye her şartta sahip çıkmak ve bu kutlu emaneti gelecek nesillere aktarmaktır. Çünkü 15 Temmuz ruhu, yalnızca bir gecenin değil, bağımsızlığından asla taviz vermeyen bir milletin sarsılmaz iradesinin adıdır" ifadelerine yer verdi.
"Milli iradeyi merkeze alacak olan yeni anayasa, Türkiye Yüzyılı'nı inşa ederken bizim en büyük dayanağımız olacaktır"
Türkiye'nin halen darbe dönemlerinin izlerini taşıyan bir anayasa ile yönetiliyor olmasının kabul edilebilir olmadığını vurgulayan Genel Başkan Yardımcısı Yazıcı, "1982 Anayasası'nın temelinde özgürlükleri genişletme iradesi değil, vesayet odaklarına kapı aralayan bir anlayış egemendir. 15 Temmuz gecesi milletimiz çok açık bir mesaj vermiştir; bu devletin gerçek sahibi millettir. Bu ülkenin geleceğine yalnızca millet karar verir. Tüm siyasi partilere düşen görev de milletimizin meydanlarda yazdığı demokrasi destanını anayasal zemine taşımak olmalıdır. Milli iradeyi merkeze alacak yeni anayasa, Türkiye Yüzyılı'nı inşa ederken bizim en büyük dayanağımız olacaktır. Türkiye artık darbelerle yön verilen değil, milletimizin iradesiyle istikamet çizen bir ülkedir. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında hedefimiz; vesayet izlerini silen, hak ve özgürlükleri güvence altına alan, meşruiyetini doğrudan milletten alan, sivil ve kuşatıcı bir anayasa ile Türkiye Yüzyılı'nı daha güçlü şekilde inşa etmektir" dedi.
"15 Temmuz Türkiye'yi işgal hareketidir"
Dönemin TBMM Başkanı İsmail Kahraman ise, 15 Temmuz'un bir darbe olmadığını ifade ederek, "Bir ihtilal değildir. 15 Temmuz Türkiye'yi işgal hareketidir. Türkiye işgal ediliyordu. Ben 15 Temmuz'a 'işgal teşebbüsü' diyorum. Bizi o gün meydanlara getiren, kendi isteğimle ateşler altında Meclis'i açtıysam, işgali önlemek ve icabında şehit olmak için açtım. 'Direneceğim' dedim. 15 Temmuz'un önlenmesini sağlayan Recep Tayyip Erdoğan'dır. Bunu inançla söylüyorum. Çünkü o dik durdu. O, 'Ben milletimin başına geçeceğim' dedi ve milleti sokağa davet etti" şeklinde konuştu.
"Bu alçakça kalkışmayı durduran milletin ta kendisidir"
Aradan 10 yıl geçmesine rağmen 15 Temmuz hain darbe girişiminin bıraktığı acıların hala çok taze olduğunu dile getiren dönemin Başbakanı Binali Yıldırım, FETÖ'nün 15 Temmuz'da millet iradesini ortadan kaldırmayı ve Türkiye Cumhuriyeti devletini darbe girişimiyle yok etmeyi hedeflediğini söyledi. Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti:
"O gece asker kılığına girmiş o şeytanlar, o terör elemanları; uçakları, tankları, bombaları, silahları çaldılar ve 'artık her şey bizim elimizde, bize kimse direnemez' dediler. Ama onların hesap edemediği ay yıldızlı bayrağı eline alıp meydanları dolduran Türk milleti vardı. Bu alçakça kalkışmayı durduran milletin ta kendisidir. Hepinizle gurur duyuyorum."
"Türkiye bir uçurumun kenarından çekip çıkarıldı"
Dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala da 15 Temmuz'da Türkiye'nin Suriye'ye çevrilmesinin amaçlandığını dile getirerek, "Allah muhafaza bunlar bazı yerlerde başarılı olsalardı Türkiye'de ne olurdu? İç savaş çıkardı. Kim bunların yönetimine razı olurdu? Hiç kimse olmazdı. Bu kuklayı, bu teröristleri kullananların nihai hedefi Suriye'de, Mısır'da, Lübnan'da, Tunus'ta ne yaptılarsa Türkiye'de de onu yapmaktı. 17 Aralık tarihi bile tesadüfen seçilmiş bir tarih değildir. 'Arap Baharı' diye ülkeleri kasıp kavuran olayların ilk başlangıcı 17 Aralık'tır. Burada da onu gerçekleştirmeye çalıştılar. Türkiye bir uçurumun kenarından çekip çıkarıldı, bu memleket iç savaştan kurtuldu" ifadelerine yer verdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/ak-parti39den-quotsiyasi-ve-hukuki-yonleriyle-onuncu-yilinda-15-temmuz-sempozyumuquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/ak-parti39den-quotsiyasi-ve-hukuki-yonleriyle-onuncu-yilinda-15-temmuz-sempozyumuquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/ak-parti39den-quotsiyasi-ve-hukuki-yonleriyle-onuncu-yilinda-15-temmuz-sempozyumuquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/ak-parti39den-quotsiyasi-ve-hukuki-yonleriyle-onuncu-yilinda-15-temmuz-sempozyumuquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/ak-parti-den-siyasi-ve-hukuki-yonleriyle-onuncu-yilinda-15-temmuz-sempozyumu/1130207/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 17:48:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Aracının kontrolünü kaybeden sürücü 7 otomobile çarptı</title>
			<description><![CDATA[Ankara'da otomobilinin kontrolünü kaybettiği için paniklediği ileri sürülen sürücü, çarptığı 7 otomobilde ve kendi aracında hasar oluşmasına neden oldu. O anlar güvenlik kamerasınca kaydedildi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ankara'da otomobilinin kontrolünü kaybettiği için paniklediği ileri sürülen sürücü, çarptığı 7 otomobilde ve kendi aracında hasar oluşmasına neden oldu. O anlar güvenlik kamerasınca kaydedildi.
Kaza, Çankaya ilçesi Kişinev Caddesi'nde meydana geldi. İddialara göre, trafik ışıklarında durduğu sırada bir an için aracının kontrolünü kaybeden sürücü panikleyerek arkasındaki otomobile çarptı. Kazanın ardından direksiyon hakimiyetini tamamen kaybeden sürücü cadde boyunca park edilmiş 6 araca daha çarparak durabildi. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kazada herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmazken sürücü kadının tedbir amaçlı hastaneye götürüldüğü belirtildi. Kazaya karışan toplam 8 araçta ise hasar meydana geldi.
"Aracıyla ileri geri hareket etmeye çalışıyordu"
Olayla ilgili konuşan çevre esnaflardan Mehmet Ümit: "Sesleri duyup dışarı çıkmıştık. Bir sürücü aracıyla ileri geri hareket etmeye çalışıyordu. O sırada park halindeki diğer otomobillere çarptı. Kontrolü tamamen kaybetmişti. Muhtemelen şoka girmişti ve telaşlanmıştı. Kendi aracı da dahil 8 otomobile zarar verdi. Panik halindeydi. Sakin kalması gerektiğini söyledik. Çok şükür kimsenin canına bir şey gelmedi. En azından öyle teselli olduk. Sürücü kadın çok korkmuştu. Daha sonra polis ve sağlık ekipleri geldi. Can kaybı veya yaralanma yoktu. Maddi hasarlı bir kazaydı" dedi.
Kazayla ilgili soruşturma başlatıldığı bildirildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/aracinin-kontrolunu-kaybeden-surucu-7-otomobile-carpti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/aracinin-kontrolunu-kaybeden-surucu-7-otomobile-carpti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/aracinin-kontrolunu-kaybeden-surucu-7-otomobile-carpti_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/aracinin-kontrolunu-kaybeden-surucu-7-otomobile-carpti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/aracinin-kontrolunu-kaybeden-surucu-7-otomobile-carpti/1130193/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 17:20:26 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakan Güler, Gana Çalışma Bakanı Pelpuo ile bir araya geldi</title>
			<description><![CDATA[Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Gana Cumhuriyeti Çalışma Bakanı Rashid Hassan Pelpuo ile bir araya geldi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Gana Cumhuriyeti Çalışma Bakanı Rashid Hassan Pelpuo ile bir araya geldi.
Millî Savunma Bakanlığında gerçekleştirilen görüşmede Bakan Güler, Gana Cumhuriyeti Çalışma Bakanı Pelpuo'yu kabul etti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-guler-gana-calisma-bakani-pelpuo-ile-bir-araya-geldi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-guler-gana-calisma-bakani-pelpuo-ile-bir-araya-geldi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-guler-gana-calisma-bakani-pelpuo-ile-bir-araya-geldi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-guler-gana-calisma-bakani-pelpuo-ile-bir-araya-geldi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/bakan-guler-gana-calisma-bakani-pelpuo-ile-bir-araya-geldi/1130188/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 17:09:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Gölbaşı Belediye Başkanı Odabaşı'ndan şehit ailelerine ziyaret</title>
			<description><![CDATA[15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla Gölbaşı Kaymakamı Erol Rüstemoğlu ile Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı şehit ailelerini ziyaret etti. Ayrıca belediye ekipleri tarafından kahraman şehitlerin ebedi istirahatgahlarında da bakım ve temizlik çalışmaları gerçekleştirildi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla Gölbaşı Kaymakamı Erol Rüstemoğlu ile Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı şehit ailelerini ziyaret etti. Ayrıca belediye ekipleri tarafından kahraman şehitlerin ebedi istirahatgahlarında da bakım ve temizlik çalışmaları gerçekleştirildi.
Gölbaşı Kaymakamı Erol Rüstemoğlu, Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı ve ilçe protokolü, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle şehit ailelerini evlerinde ziyaret ederek onların acılarını paylaştı. Gerçekleştirilen ziyaretlerde şehitler için dualar edilirken ailelerle yakından ilgilenilerek her zaman yanlarında olunduğu vurgulandı.
Ziyaretlerde birlik ve beraberlik mesajları verilirken, şehitlerin aziz hatıralarının daima yaşatılacağı ifade edildi. Ziyaretlerde devletin ve milletin, vatan uğruna canlarını feda eden kahramanların emanetlerine sahip çıkmaya devam edeceğinin altı çizilirken şehit ailelerinin talep ve görüşleri de dinlendi.
Şehit mezarlarında temizlik ve bakım çalışması
Öte yandan Gölbaşı Belediyesi ekipleri de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü öncesinde ilçe genelindeki şehitliklerde kapsamlı bir bakım ve temizlik çalışması gerçekleştirdi. Şehit mezarları tek tek temizlenirken, çevre düzenlemeleri yapıldı, yabani otlar temizlendi, yürüyüş yolları düzenlendi ve yeşil alanların bakımı tamamlandı.
"Bu topraklar, şehitlerimizin fedakarlığı sayesinde vatan olmaya devam ediyor"
Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, şehitlerin emanetine sahip çıkmanın en büyük sorumluluklardan biri olduğunu belirterek "15 Temmuz, milletimizin bağımsızlığına, demokrasisine ve geleceğine sahip çıkmak adına canını ortaya koyduğu, tarihe altın harflerle yazılmış büyük bir destandır. O gece vatanımız için canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Şehit ailelerimiz, milletimizin en kıymetli emanetleridir. Onların her zaman yanında olmak, acılarını paylaşmak ve ihtiyaç duydukları her an destek vermek bizim insani ve vicdani sorumluluğumuzdur. Bu topraklar, üzerinde özgürce yaşayabiliyorsak bunu vatan uğruna gözünü kırpmadan canını veren aziz şehitlerimize ve fedakar gazilerimize borçludur. Onların emanetine sahip çıkmak, milli birlik ve beraberlik ruhunu gelecek nesillere aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Rabbim milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın" dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/golbasi-belediye-baskani-odabasi39ndan-sehit-ailelerine-ziyaret.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/golbasi-belediye-baskani-odabasi39ndan-sehit-ailelerine-ziyaret.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/golbasi-belediye-baskani-odabasi39ndan-sehit-ailelerine-ziyaret_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/golbasi-belediye-baskani-odabasi39ndan-sehit-ailelerine-ziyaret.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/golbasi-belediye-baskani-odabasi-ndan-sehit-ailelerine-ziyaret/1130163/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 16:31:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Hentbolda Türk takımlarının Avrupa'daki rakipleri belli oldu</title>
			<description><![CDATA[Hentbolda Türkiye'yi 2026-2027 sezonunda Avrupa kupalarında temsil edecek kulüplerinin rakipleri, Avusturya'nın Viyana kentindeki EHF Avrupa Hentbol Evi'nde gerçekleştirilen kura çekiminde belli oldu. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Hentbolda Türkiye'yi 2026-2027 sezonunda Avrupa kupalarında temsil edecek kulüplerinin rakipleri, Avusturya'nın Viyana kentindeki EHF Avrupa Hentbol Evi'nde gerçekleştirilen kura çekiminde belli oldu.
Erkeklerde Spor Toto SK, Giresunspor ve İstanbul GSK ile kadınlarda Bursa Büyükşehir Belediyespor ve Odunpazarı SK'nın rakipleri kura çekimi sonucunda netleşti. Erkeklerde Beşiktaş JK ve Nilüfer Belediyesi SK ile kadınlarda Armada Praxis Yalıkavak Spor Kulübü ise Avrupa kupalarına sonraki turlardan dahil olacak.
Erkekler EHF Avrupa Kupası birinci turunda Spor Toto SK, Bosna Hersek temsilcisi RK Vogosca ile eşleşti. Giresunspor'un rakibi Avusturya ekibi HC Fivers WAT Margareten olurken, İstanbul GSK ise Litvanya temsilcisi Vilnius VHC Sviesa ile eşleşti.
Karşılaşmaların ilk maçları 12-13 Eylül, rövanş mücadeleleri ise 19-20 Eylül tarihlerinde oynanacak.
Kadınlar EHF Avrupa Ligi ikinci eleme turunda mücadele edecek Bursa Büyükşehir Belediyespor, Sırbistan temsilcisi ZRK Naisa Nis ile eşleşti. Eleme turunun ilk maçları 3-4 Ekim, rövanş karşılaşmaları ise 10-11 Ekim tarihlerinde oynanacak.
Kadınlar EHF Avrupa Kupası'nda mücadele edecek Odunpazarı SK'nın rakibi ise İsviçre temsilcisi LK Zug Handball oldu. İlk maçlar 3-4 Ekim, rövanş karşılaşmaları ise 10-11 Ekim 2026 tarihlerinde oynanacak.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/hentbolda-turk-takimlarinin-avrupa39daki-rakipleri-belli-oldu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/hentbolda-turk-takimlarinin-avrupa39daki-rakipleri-belli-oldu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/hentbolda-turk-takimlarinin-avrupa39daki-rakipleri-belli-oldu_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/hentbolda-turk-takimlarinin-avrupa39daki-rakipleri-belli-oldu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/hentbolda-turk-takimlarinin-avrupa-daki-rakipleri-belli-oldu/1130149/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 16:10:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakan Güler: "Terörsüz Türkiye hedefi yalnızca bir güvenlik politikası olarak değerlendirilmemeli"</title>
			<description><![CDATA[Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Terörsüz Türkiye hedefinin yalnızca bir güvenlik politikası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, "Bu hedef evlatlarımızın geleceğe umutla baktığı, anaların gözyaşının dindiği, kardeşliğin güçlendiği, huzurun kökleştiği ve aydınlık yarınlara duyulan güvenin daha da pekiştiği güçlü bir Türkiye idealidir" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Terörsüz Türkiye hedefinin yalnızca bir güvenlik politikası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, "Bu hedef evlatlarımızın geleceğe umutla baktığı, anaların gözyaşının dindiği, kardeşliğin güçlendiği, huzurun kökleştiği ve aydınlık yarınlara duyulan güvenin daha da pekiştiği güçlü bir Türkiye idealidir" dedi.
Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü dolayısıyla Millî Savunma Bakanlığında düzenlenen törende konuştu. Kuvvet komutanları, bakan yardımcıları, şehit aileleri ve gazilerin katıldığı törende konuşan Bakan Güler, vatanın bağımsızlığı, milletin istiklali ve devletin bekası uğruna hayatını kaybeden şehitleri rahmet, minnet ve şükranla andı.
Bazı tarihlerin takvimlerde yalnızca bir günü ifade etmediğini, milletlerin hafızasına kazınarak gelecek nesillere aktarılması gereken tarihî bir emanete dönüştüğünü belirten Bakan Güler, "İşte 15 Temmuz 2016 da böylesine tarihî bir dönüm noktasıdır. 15 Temmuz gecesi asil milletimiz zorlu bir imtihandan geçmiş, devletine, demokrasisine ve bağımsızlığına sahip çıkarak tarihimizin en anlamlı destanlarından birini yazmıştır" ifadelerini kullandı.
"O gece hedef alınan millî irademizdi"
15 Temmuz gecesi hedef alınanın yalnızca devletin anayasal düzeni olmadığını vurgulayan Güler, şöyle konuştu:
"O gece hedef alınan yalnızca devletimizin anayasal düzeni değildi. Millî irademizdi. Demokrasimizdi. Bağımsızlığımızdı. Binlerce yıllık devlet geleneğimizdi. En önemlisi de milletimizin ortak geleceğiydi. O gece tarih bir kez daha gösterdi ki milletinin desteğini arkasına alan hiçbir devlet yıkılmaz, devletine güven duyan hiçbir millet de esaret altına alınamaz."
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde milletin silahların karşısına inancını, tehditlerin karşısına cesaretini, ihanetin karşısına vatan sevgisini koyduğunu dile getiren Güler, milletin güvenlik güçleriyle omuz omuza vererek millî iradeye sahip çıktığını ve karanlık bir geceyi aydınlık bir sabaha dönüştürdüğünü söyledi.
"15 Temmuz bir diriliş destanıdır"
15 Temmuz'un yalnızca başarısızlığa uğratılmış bir ihanetin tarihi olmadığını ifade eden Güler, "Aynı zamanda 15 Temmuz devlet ve millet arasındaki sarsılmaz güven bağının tarihe mühür vurduğu gündür. 15 Temmuz hürriyetinden asla vazgeçmeyen bir milletin iradesidir. Sonuç olarak 15 Temmuz şehitlerimizin fedakârlığı, gazilerimizin cesareti ve asil milletimizin ortak vicdanıyla yazılmış bir diriliş destanıdır" diye konuştu.
"İç cephe milletimizin ortak vicdanıdır"
Milletleri güçlü kılanın yalnızca sahip oldukları imkânlar olmadığını, asıl gücün ortak hedeflerde birleşebilmek, zor zamanlarda kenetlenebilmek ve aynı istikbale birlikte yürüyebilmek olduğunu kaydeden Güler, 15 Temmuz'un bıraktığı en büyük dersin de bu olduğunu söyledi.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Millî Mücadele'nin en çetin günlerinde iç cephenin önemine dikkati çektiğini hatırlatan Güler, şunları kaydetti:
"Aradan geçen bir asra rağmen bu tespit bugün de bütün yönleriyle geçerliliğini korumaktadır. Zira iç cephe milletimizin ortak vicdanıdır. Ortak tarih şuurudur. Birbirimize duyduğumuz güvendir. Aynı bayrağın gölgesinde aynı geleceğe inanabilme iradesidir. İç cephe sağlam olduğu müddetçe hiçbir tehdit, hiçbir ihanet odağı ve hiçbir karanlık yapı Türkiye Cumhuriyeti'ni yolundan döndüremeyecektir."
"Terörsüz Türkiye hedefi yalnızca bir güvenlik politikası olarak değerlendirilmemeli"
Yakın coğrafyada yaşanan gelişmelerin, güvenliğin artık yalnızca sınırlarda verilen bir mücadeleden ibaret olmadığını açıkça gösterdiğini belirten Güler, devletlerin konvansiyonel tehditlerin yanı sıra terör, siber saldırılar, dezenformasyon, ekonomik baskılar ve toplumsal ayrışmayı hedef alan girişimlerle de karşı karşıya olduğunu ifade etti.
Böylesine hassas bir dönemde millî birlik ve beraberliği korumanın güvenliğin, demokrasinin, kalkınmanın ve geleceğin en büyük teminatı olduğunu vurgulayan Güler, şöyle devam etti:
"Bu anlayışla ortaya konulan Terörsüz Türkiye hedefi, yalnızca bir güvenlik politikası olarak değerlendirilmemelidir. Bu hedef evlatlarımızın geleceğe umutla baktığı, anaların gözyaşının dindiği, kardeşliğin güçlendiği, huzurun kökleştiği ve aydınlık yarınlara duyulan güvenin daha da pekiştiği güçlü bir Türkiye idealidir. Çok iyi biliyoruz ki terörün olmadığı yerde güven vardır. Güvenin olduğu yerde ise üretim, yatırım, bilim, teknoloji ve kalkınma, en önemlisi de huzur vardır."
Terörün gölgesinden tamamen arınmış bir Türkiye'nin şehitlere duyulacak vefanın en güçlü ifadesi, gazilerin fedakârlıklarına verilecek en anlamlı karşılık olacağını belirten Güler, Türkiye'nin güçlü devlet geleneği, kahraman ordusu, güvenlik güçleri, yerli ve millî savunma sanayisinde ulaştığı seviye ve her şart altında devletinin yanında duran milletiyle bölgesinde güven veren ve istikrar üreten bir ülke olduğunu söyledi.
NATO Zirvesi vurgusu
Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen NATO Zirvesi'ne de değinen Güler, "Geçtiğimiz hafta ülkemizin ev sahipliğinde başarıyla icra edilen NATO Zirvesi de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye'nin uluslararası arenadaki etkinliğini ortaya koymuş, pek çok müttefik ülke lideri ordumuzun gücüne ve savunma sanayimizin mümtaz seviyesine dikkat çekmişlerdir" dedi.
"FETÖ ile mücadelemiz kararlılıkla sürdürülüyor"
Türkiye'nin sahip olduğu gücün temel kaynağının milletin birlik ruhu, dayanışma azmi, ortak hedefleri ve geleceğe duyduğu sarsılmaz inanç olduğunu ifade eden Güler, Türk Silahlı Kuvvetlerinin bağrından çıktığı milletin güvenine layık olmayı daima en büyük şeref saydığını ve tarihinin her döneminde vatanın bekası için fedakârca görev yaptığını belirtti.
Türk ordusunun Malazgirt'ten Çanakkale'ye, Sakarya'dan Kıbrıs'a, terörle mücadeleden sınır ötesi harekâtlara kadar her safhada aynı ruhla mücadele ettiğini kaydeden Güler, şunları söyledi:
"Kahraman ordumuz bugün de karada, denizde, havada, uzay çalışmalarında ve siber alanda üstlendiği görevleri üstün bir başarıyla yerine getirmektedir. FETÖ başta olmak üzere devletimizin varlığına kasteden tüm yapılanmalarla mücadelemiz, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde aynı kararlılıkla sürdürülmektedir."
Güler, "Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, hainlerden arındırıldıktan sonra çok daha güçlü ve daha yüksek bir operasyonel kabiliyete ulaşmış, caydırıcılığı yüksek bir güç hâline gelmiştir" ifadelerini kullandı.
"Türkiye Yüzyılı terörün değil huzurun yüzyılı olacaktır"
Cumhuriyetin ikinci yüzyılında hedeflerinin huzurun kalıcı olduğu, terörün tamamen gündemden çıktığı, bilim ve teknolojinin üretime yön verdiği, savunma sanayisinde öncü, ekonomide güçlü, demokrasisi kökleşmiş ve kardeşliği pekişmiş bir Türkiye olduğunu belirten Güler, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İnanıyorum ki Türkiye Yüzyılı; ayrışmanın değil dayanışmanın, korkunun değil güvenin, umutsuzluğun değil umudun, terörün değil huzurun yüzyılı olacaktır. Bizlere düşen görev, bugün yalnızca 15 Temmuz'u anmak değildir. Asıl görevimiz o gece bizlere emanet edilen ruhu yaşatmak ve gelecek nesillere eksiksiz aktarmaktır."
Güler, konuşmasının sonunda Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere devletin bekası ve milletin istiklali uğruna mücadele eden kahramanları saygı ve minnetle andı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-guler-quotterorsuz-turkiye-hedefi-yalnizca-bir-guvenlik-politikasi-olarak-degerlendirilmemeliquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-guler-quotterorsuz-turkiye-hedefi-yalnizca-bir-guvenlik-politikasi-olarak-degerlendirilmemeliquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-guler-quotterorsuz-turkiye-hedefi-yalnizca-bir-guvenlik-politikasi-olarak-degerlendirilmemeliquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-guler-quotterorsuz-turkiye-hedefi-yalnizca-bir-guvenlik-politikasi-olarak-degerlendirilmemeliquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/bakan-guler-terorsuz-turkiye-hedefi-yalnizca-bir-guvenlik-politikasi-olarak-degerlendirilmemeli/1130141/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 16:02:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "Gördüğüm en büyük sıkıntı, finansmana erişim"</title>
			<description><![CDATA[Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Anadolu'yu sürekli dolaşıyorum, her hafta 1 veya 2 ilimizdeyim. Gördüğüm en büyük sıkıntı, finansmana erişim. Kredi faizlerimiz uzun süredir çok yüksek seyrediyor. Üstelik iş sadece faizle de bitmiyor" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Anadolu'yu sürekli dolaşıyorum, her hafta 1 veya 2 ilimizdeyim. Gördüğüm en büyük sıkıntı, finansmana erişim. Kredi faizlerimiz uzun süredir çok yüksek seyrediyor. Üstelik iş sadece faizle de bitmiyor" dedi.
Reel Sektör ve Finans Sektörü Diyalog Güçlendirme Toplantısı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Toplantıda bir açılış konuşması gerçekleştiren Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin üreten tarafı ile finanse eden tarafını aynı masaya oturttuklarını aktardı. Hisarcıklıoğlu, Edirne'den Kars'a, ülkenin her köşesinden gelen reel sektörün temsilcilerinin salonda yer aldığını kaydederek, "Yanımda da bu ülkenin en büyük bankalarının genel müdürleri var. Bu buluşmayı çok önemsiyorum. Zira reel sektör ile finans sektörü, bir kuşun kanatları gibidir. İkisi de güçlü olmalı ve birlikte hareket edebilmeli ki kuş uçabilsin. Değerli genel müdürlerimize ayrıca teşekkür ediyorum. Sıkıntılı günlerde reel sektörün yanında duruyorlar. Her zaman söylüyorum, iyi ki kamu bankalarımız var. Bugün de bu davete icabet edip, 367 oda ve borsamızın başkanıyla bir araya gelmekten çekinmediler. Dost, kara günde belli olur. Dünya büyük bir dönüşümden geçiyor. Serbest ticaret dönemi fiilen bitti. Herkes kendi sanayisini koruyor, kendi üreticisini kolluyor. Ticaret artık sadece ekonomi değil; güç ve güvenlik meselesi haline geldi. Böyle bir dünyada üretim kapasitesi, bir ülkenin en kıymetli hazinesidir. O yüzden firmalarımızı, milli servetimiz olarak görüyoruz ve bu zorlu dönemde onları korumak zorundayız. Böyle bir dünyada firmalarını nefessiz bırakan hiçbir ülke, sanayisini koruyamaz. Rakiplerimiz üreticisine ucuz ve bol finansman sağlarken, bizim üreticimizin eli kolu bağlı kalırsa, bu yarışta geri düşeriz. Bakın tablo ortada. Biz bölgemizin sanayi deviyiz" diye konuştu.
"Cumhurbaşkanımızın müjdesini verdiği 1 trilyon liralık yeni imalat sanayi yatırım paketi için şükranlarımı sunuyorum"
İtalya ile Çin arasındaki coğrafyanın sanayi devinin Türkiye olduğuna değinen Hisarcıklıoğlu, "Ama son dönemde sanayide hızla kan kaybediyoruz. Bir ülke sanayisini kaybederse, geri kazanması nesiller alır. Onun için diyoruz ki: Şirketlerimizi bugün koruyacağız; yarın çok geç olur. Bu kapsamda, Cumhurbaşkanımızın dün müjdesini verdiği 1 trilyon liralık yeni imalat sanayi yatırım paketi için, şahsım ve camiam adına şükranlarımı sunuyorum. Bu paket, devletimizin reel sektörün sesini duyduğunun en somut göstergesidir" ifadelerini kullandı.
"Gördüğüm en büyük sıkıntı, finansmana erişim"
İş dünyası olarak, enflasyonla mücadele programını desteklediklerini belirten Hisarcıklıoğlu, şöyle konuştu:
"Enflasyonun, hepimizin ortak düşmanı olduğunu biliyoruz. Düşük enflasyon olmadan ne yatırım olur ne öngörülebilirlik olur ne de kalıcı büyüme olur. Programın başarıya ulaşmasını gönülden istiyoruz. Ama bu desteği verirken, sahada yaşadıklarımızı da açık yüreklilikle paylaşmak boynumuzun borcu. Anadolu'yu sürekli dolaşıyorum, her hafta 1 veya 2 ilimizdeyim. Gördüğüm en büyük sıkıntı, finansmana erişim. Kredi faizlerimiz uzun süredir çok yüksek seyrediyor. Üstelik iş sadece faizle de bitmiyor. Komisyonlar, masraflar, dosya ücretleri derken firmalarımızın katlandığı maliyet, ilan edilen faizin de üzerine çıkıyor. Kayseri'deki mobilyacım, Denizli'deki tekstilcim bana bunu anlatıyor. Bu sıkıntıyı en derinden yaşayan kesim, KOBİ'lerimiz. Unutmayalım: Bu ülkede işletmelerin yüzde 99'undan fazlası KOBİ. İstihdamın yaklaşık dörtte üçünü, ihracatın üçte birinden fazlasını onlar taşıyor. KOBİ demek, Anadolu demek; KOBİ demek, istihdam demek. Onların finansmana erişimi tıkanırsa, sadece bir bilanço kalemi bozulmaz. Mahalledeki dükkan kapanır, ilçedeki atölye durur, gencimiz işsiz kalır. O yüzden bugünkü buluşmanın odağında KOBİ'lerimiz var."
"Politika faizi ile kredi faizleri arasındaki 20 puan olan makasın daralmasını bekliyoruz"
Makroekonomik şartların, düzenlemelerin, kredi büyüme sınırları nedeniyle bankaların da birçok alanda elinin kolunun bağlı olduğunu bildiğini söyleyen Hisarcıklıoğlu, "Ama derdimizi birbirimize doğru anlatırsak, birlikte hareket edersek, bu çerçevenin iyileştirilmesi için ortak ses olabiliriz. Örneğin ticari kredilerde büyüme sınırlarının gevşetilmesini, KOBİ kredileri için tamamen kaldırılmasını birlikte talep edebiliriz. Bugünkü toplantının asıl kıymeti de budur. Beklentilerimizi de kamuoyunun huzurunda kısaca paylaşayım; enflasyon nihayet düşüş patikasına girdi, jeopolitik riskler de yatışıyor. Bu tablo, politika faizinde indirim için uygun bir zemin oluşturuyor. Merkez Bankamızdan bu yönde adımlar bekliyoruz. Politika faizi inerken, bankaların da elini taşın altına koyması lazım. Politika faizi ile kredi faizleri arasındaki bugün yaklaşık 20 puan olan makasın da daralmasını bekliyoruz" şeklinde konuştu.
"Nefes Kredisi ile 73 bin firmamıza 100 milyar liranın üzerinde kredi kullandırdık"
İhracatçıyı rahatlatmak için reeskont kredi imkanlarının belirgin şekilde artırılması gerektiğine dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, şu ifadelere yer verdi:
"KOBİ'lerimize, kredi tahsisinde pozitif ayrımcılık bekliyoruz. Kaynak kıtsa, önceliği en çok ihtiyacı olana verelim. Nitekim birlikte neler başarabildiğimizin en güzel örneği ortada; Nefes Kredisi. Son 20 yılda Kredi Garanti Fonu'muzla ve bankalarımızla el ele verdik ve 12 nefes kredisi programını başarıyla tamamladık. Son bir yılda yeniden başlattığımız Nefes Kredisi ile 73 bin firmamıza 100 milyar liranın üzerinde kredi kullandırdık. Ama talep, bunun en az on katı. Bu tablo bize iki şey söylüyor: Birincisi, sahada finansman ihtiyacı, görünenden çok daha büyük. İkincisi, birlikte çalışınca hızlı ve etkili çözüm üretebiliyoruz. Bu iş birliği için Kredi Garanti Fonu'muza ve bankalarımıza huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Ama şunu da ekleyeyim: Daha iyisini yapabiliriz. Nefes'i yılda bir-iki kez başvurulan bir can suyu olmaktan çıkarıp, düzenli işleyen, kurumsal bir KOBİ finansman kanalına dönüştürebiliriz. Limitleri büyütebilir, vadeleri uzatabilir, daha çok firmamıza, daha uygun şartlarla ulaştırabiliriz. Niyet var, tecrübe var, altyapı var; gerisi el birliği. Bugün toplantımızın kapalı bölümünde başkanlarımız söz alacak; şimdiden 70'e yakın söz talebi var. Toplantı sonrasında da odalarımız, borsalarımız ve firmalarımızla bankalarımız arasında 500 civarında birebir görüşme gerçekleştireceğiz. Yani bugün burada sadece konuşmayacağız; sahanın sesini doğrudan muhatabına ulaştıracağız, sorun çözeceğiz. Sözlerimi şöyle bağlayayım: Bir elin nesi var, iki elin sesi var. Reel sektör ile finans sektörü birbirini anlarsa, çözemeyeceğimiz sorun yoktur. Diyalogdan, istişareden, ortak akıldan vazgeçmeyeceğiz. Bu güzel buluşma hayırlı olsun. Katılımınız için hepinize teşekkür ediyorum."
Toplantıya TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu'nun yanı sıra Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, Vakıfbank Genel Müdürü Osman Arslan, Türkiye Halk Bankası Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil ve iş dünyası temsilcileri katıldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/tobb-baskani-hisarciklioglu-quotgordugum-en-buyuk-sikinti-finansmana-erisimquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/tobb-baskani-hisarciklioglu-quotgordugum-en-buyuk-sikinti-finansmana-erisimquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/tobb-baskani-hisarciklioglu-quotgordugum-en-buyuk-sikinti-finansmana-erisimquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/tobb-baskani-hisarciklioglu-quotgordugum-en-buyuk-sikinti-finansmana-erisimquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/tobb-baskani-hisarciklioglu-gordugum-en-buyuk-sikinti-finansmana-erisim/1130115/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 15:40:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakan Güler, Pakistan Savunma Kuvvetleri Komutanı Mareşal Munir'i kabul etti</title>
			<description><![CDATA[Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Kara Kuvvetleri ve Savunma Kuvvetleri Komutanı Mareşal Syed Asim Munir'i kabul etti. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Kara Kuvvetleri ve Savunma Kuvvetleri Komutanı Mareşal Syed Asim Munir'i kabul etti.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu'nun resmî davetlisi olarak Ankara'ya gelen Pakistan Kara Kuvvetleri ve Savunma Kuvvetleri Komutanı Mareşal Syed Asim Munir, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler tarafından kabul edildi. Kabulde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu da yer aldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-guler-pakistan-savunma-kuvvetleri-komutani-maresal-munir39i-kabul-etti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-guler-pakistan-savunma-kuvvetleri-komutani-maresal-munir39i-kabul-etti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-guler-pakistan-savunma-kuvvetleri-komutani-maresal-munir39i-kabul-etti_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-guler-pakistan-savunma-kuvvetleri-komutani-maresal-munir39i-kabul-etti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/bakan-guler-pakistan-savunma-kuvvetleri-komutani-maresal-munir-i-kabul-etti/1130114/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 15:39:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakan Işıkhan: "15 Temmuz gecesi sendikalarımızın sergilediği tavır da demokrasi tarihimiz açısından son derece önemlidir"</title>
			<description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "15 Temmuz gecesi sendikalarımızın sergilediği tavır da demokrasi tarihimiz açısından son derece önemlidir. İşçi ve memur konfederasyonlarımız, ilk saatlerden itibaren açık ve net bir duruş ortaya koymuştur" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "15 Temmuz gecesi sendikalarımızın sergilediği tavır da demokrasi tarihimiz açısından son derece önemlidir. İşçi ve memur konfederasyonlarımız, ilk saatlerden itibaren açık ve net bir duruş ortaya koymuştur" dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında İŞKUR Genel Müdürlüğü'nde düzenlenen '15 Temmuz Hain Darbe Girişimine Karşı Emekçilerin Mücadelesi Paneli'ne katıldı. Panelde, 15 Temmuz hain darbe girişimine karşı emekçilerin gösterdiği mücadele ve milli iradenin korunmasında sendikaların üstlendiği rol ele alındı. Programa Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ve diğer konfederasyonların genel başkanları katılım sağladı.
Programda bir konuşma gerçekleştiren Bakan Işıkhan, 15 Temmuz'un milli iradenin kararlılıkla savunulduğu tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirterek, o gece ortaya konulan birlik ve beraberlik ruhunun unutulmayacağını ifade etti.
"Her darbenin ardından kaybeden Türkiye oldu"
Türkiye'nin demokrasi tarihinde darbelerden en fazla zarar gören ülkelerden biri olduğunu belirten Işıkhan, "27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan e-muhtırası ve 15 Temmuz; her biri, milletimizin iradesini hedef aldı. Her biri sadece hükümetleri değil; ekonomiyi, çalışma hayatını, sosyal barışı, hukuku, özgürlükleri ve milletimizin geleceğini hedef aldı. Her darbenin ardından kaybeden millet oldu. Kaybeden demokrasi; emek ve üretim oldu. Her darbenin ardından kaybeden Türkiye oldu. Geçmiş darbeler incelendiğinde üzülerek görüyoruz ki, bazı dönemlerde kendisini sivil toplum olarak tanımlayan birtakım yapılar, bazı sendikalar ve çeşitli meslek örgütleri darbeleri; açık ya da örtülü biçimde desteklemiş, darbecilerin söylemlerine meşruiyet kazandırmaya çalışmış, hatta zaman zaman darbe süreçlerinin toplumsal zemin bulmasına katkı sunmuştur. Millet iradesi yerine vesayeti tercih eden bu anlayış, demokrasimizin güçlenmesini geciktirmiştir" ifadelerine yer verdi.
"Hiçbir sivil toplum anlayışı; milletin seçtiği yönetime; silah doğrultanların yanında yer alamaz"
Işıkhan, günümüzde güçlü demokrasi bilincine sahip bir toplum anlayışı olduğunu ifade ederek, "15 Temmuz gecesi; bunun en açık göstergesi olmuştur. Siyasi görüşü, dünya görüşü, sendikal tercihi ne olursa olsun; ülkemizin emek dünyasının çok büyük bölümü ortak bir vicdanda buluşmuştur. Demokraside buluşmuştur. Milli iradede buluşmuştur. Türkiye'nin yanında saf tutmuştur. Bu, demokrasi kültürümüz adına son derece kıymetli bir kazanımdır. Artık biliyoruz ki; hiçbir hak mücadelesi demokrasi dışında yürütülemez. Hiçbir sendikal mücadele; milli iradenin karşısında; konumlanamaz. Hiçbir sivil toplum anlayışı; milletin seçtiği yönetime; silah doğrultanların yanında yer alamaz. İşte bu nedenle; 15 Temmuz, Türkiye'de sivil toplumun ve sendikal hareketin demokrasiyle kurduğu ilişkinin de olgunlaştığını gösteren tarihî bir dönüm noktasıdır" açıklamasında bulundu.
"15 Temmuz gecesi sendikalarımızın sergilediği tavır da demokrasi tarihimiz açısından son derece önemlidir"
Gerçekleştirilen '15 Temmuz Hain Darbe Teşebbüsüne Karşı Emekçilerin Mücadelesi Paneli'nin son derece anlamlı olduğuna dikkati çeken Işıkhan, "İşçiler, memurlar, itfaiyeciler, madenciler, kamu görevlileri ve daha nice emekçi bir taraftan görevlerini aksatmadan yerine getirirken, diğer taraftan meydanlarda milli iradeye sahip çıkmıştır. 15 Temmuz gecesi sendikalarımızın sergilediği tavır da demokrasi tarihimiz açısından son derece önemlidir. İşçi ve memur konfederasyonlarımız, işveren kuruluşlarımız, meslek örgütlerimiz ve çok sayıda sivil toplum kuruluşumuz ilk saatlerden itibaren açık ve net bir duruş ortaya koymuştur. Küçük istisnalar dışında sendikalarımız, milletin yanında durmuşlardır. Demokrasinin yanında durmuşlardır. Darbe girişimini; tereddütsüz biçimde reddetmişlerdir. Bu ortak duruş, Türkiye'nin demokratik olgunluğunun ulaştığı seviyeyi göstermesi bakımından da son derece kıymetlidir" değerlendirmesinde bulundu.
"Bakanlık olarak; sosyal diyalogu, çalışma barışını demokrasimizin de önemli temellerinden biri olarak görüyoruz"
Işıkhan, her darbenin aynı zamanda üretimi ve istihdamı hedef aldığının altını çizerek, "Bu nedenle çalışma hayatının güçlenmesiyle demokrasinin güçlenmesi birbirinden ayrı düşünülemez. Hukukun üstünlüğünün, milli iradenin ve demokratik düzenin hâkim olmadığı bir yerde ne yatırım güvenliği olur, ne üretim güvenliği olur, ne de çalışma barışı sağlanabilir. Tam da bu nedenle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak; sosyal diyalogu, çalışma barışını, sendikal hakları ve sosyal adaleti güçlendirmeyi demokrasimizin de önemli temellerinden biri olarak görüyoruz. Bugün geriye dönüp baktığımızda görüyoruz ki; darbecilerin durdurmak istediği Türkiye, Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde; her alanda daha da güçlenmiştir. Artık bölgesinde güven veren, dünyada sözü dinlenen güçlü bir Türkiye var. Bu başarıların temelinde ise milletimizin; 15 Temmuz gecesi ortaya koyduğu irade bulunmaktadır" diye konuştu.
Işıkhan, 15 Temmuz'un doğru anlaşılması ve genç nesillere doğru anlatılması gerektiğini belirtti. Demokrasinin her neslin sahip çıkması gereken ortak bir emanet olduğunu vurgulayan Işıkhan, panelin bu bilincin güçlenmesine katkı sağlayacağını ifade etti.
15 Temmuz'un çalışma hayatı ve demokrasi açısından taşıdığı öneme de vurgu yapan Işıkhan, sendikaların demokrasi mücadelesi ve emekçilerin hatıralarıyla gerçekleştirilen mücadelenin daha da anlam kazandığını dile getirdi.
Bakan Işıkhan'ın konuşmasının ardından program, panel oturumuyla basına kapalı olarak devam etti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-isikhan-quot15-temmuz-gecesi-sendikalarimizin-sergiledigi-tavir-da-demokrasi-tarihimiz-acisindan-son-derece-onemlidirquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-isikhan-quot15-temmuz-gecesi-sendikalarimizin-sergiledigi-tavir-da-demokrasi-tarihimiz-acisindan-son-derece-onemlidirquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-isikhan-quot15-temmuz-gecesi-sendikalarimizin-sergiledigi-tavir-da-demokrasi-tarihimiz-acisindan-son-derece-onemlidirquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-isikhan-quot15-temmuz-gecesi-sendikalarimizin-sergiledigi-tavir-da-demokrasi-tarihimiz-acisindan-son-derece-onemlidirquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/bakan-isikhan-15-temmuz-gecesi-sendikalarimizin-sergiledigi-tavir-da-demokrasi-tarihimiz-acisindan-son-derece-onemlidir/1130113/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 15:39:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakan Işıkhan Gana Çalışma, İşler ve İstihdam Bakanı Pelpuo ile bir araya geldi.</title>
			<description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Gana Çalışma, İşler ve İstihdam Bakanı Abdul-Rashid Hassan Pelpuo bir araya geldi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Gana Çalışma, İşler ve İstihdam Bakanı Abdul-Rashid Hassan Pelpuo bir araya geldi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Gana Çalışma, İşler ve İstihdam Bakanı Abdul-Rashid Hassan Pelpuo ile görüştü. Işıkhan, çalışma hayatı ve sosyal güvenlik alanındaki tecrübelerin paylaşılmasına hazır olduklarını belirtti.
İki ülkenin önümüzdeki dönemde istişarelerini güçlendirme konusunda mutabık kaldığını ifade eden Işıkhan, Afrika ülkeleriyle ilişkilerin samimiyet ve dostluk temelinde geliştirilmeye devam edeceğini vurguladı. Işıkhan, şu ifadelere yer verdi:
"Gana Çalışma, İşler ve İstihdam Bakanı Sayın Abdul-Rashid Hassan Pelpuo ile ikili görüşmemizi gerçekleştirdik. Çalışma hayatı ve sosyal güvenlik başta olmak üzere tecrübelerimizi paylaşmaya açık olduğumuzu aktardık. Önümüzdeki dönemde karşılıklı istişaremizi daha da güçlendirmek konusunda mutabık kaldık. Afrika ülkeleriyle ilişkilerimizi samimiyet ve dostluk zemininde geliştirmeyi sürdüreceğiz."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-isikhan-gana-calisma-isler-ve-istihdam-bakani-pelpuo-ile-bir-araya-geldi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-isikhan-gana-calisma-isler-ve-istihdam-bakani-pelpuo-ile-bir-araya-geldi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-isikhan-gana-calisma-isler-ve-istihdam-bakani-pelpuo-ile-bir-araya-geldi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-isikhan-gana-calisma-isler-ve-istihdam-bakani-pelpuo-ile-bir-araya-geldi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/bakan-isikhan-gana-calisma-isler-ve-istihdam-bakani-pelpuo-ile-bir-araya-geldi/1130095/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 15:17:56 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>AK Parti Düzce Milletvekili Keşir: "Kurtuluş Savaşı'nda da nükseden kan hafızamız o gece canlandı"</title>
			<description><![CDATA[AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, 15 Temmuz 2016 FETÖ Darbe Girişimi'nde TBMM'de yaşananlara ilişkin, "Kurtuluş Savaşı'nda da nükseden kan hafızamız o gece canlandı" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, 15 Temmuz 2016 FETÖ Darbe Girişimi'nde TBMM'de yaşananlara ilişkin, "Kurtuluş Savaşı'nda da nükseden kan hafızamız o gece canlandı" dedi.
FETÖ'nün darbe girişiminde bulunduğu 15 Temmuz 2016 gecesi Meclise ilk gelen milletvekillerinden olan ve Genel Kurul salonundan televizyonlara bağlanarak ilk canlı yayını yapan AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, o gece yaşadıklarını İhlas Haber Ajansı'na anlattı. Darbe girişimini öğrendikleri an Meclis'e gitme kararı aldıklarını söyleyen Keşir, "15 Temmuz gecesi saat 22.00-22.30 gibi aslında işin farklı bir şey olduğunu anlamaya başlamıştık. Ondan öncesi zaten köprünün kapandığını öğrendiğimiz andan itibaren ne olduğunu anlamaya çalıştık. Arkadaşlarımızla telefonlaştık, mesajlaştık. Herkes elinde bilgi varsa paylaştık. Bir gün önce Meclis kapandığı için ertesi gün şehrime gitmeyi planlamıştım. O gün Ankara'daydım. Hatta bazı arkadaşlarımız şehirlerinde 15 Temmuz gecesini geçirdi. Biz bir grup arkadaş Ankara'daydık. Daha sonra 22.30-23.00'e doğru anlaşılınca aracımı çağırdım. Evde bir küçük kızım vardı. Ablası dışarıdaydı bir etkinlik için. Onu eve çağırdım. Küçük kızım 'Gitmesen olmaz mı' dedi. Haklı olarak çocuk korktu. 12 yaşında o zaman. Kızıma, 'Ben 17 yaşından beri sokaktayım. Bu gece gitmezsem senin annen olmam' dediğimi hatırlıyorum. Tam giyindim, çıkıyorum. Çıkarken, darbe bildirisi televizyonda yayınladı. Artık darbenin kesinleştiği anlaşıldı" diye konuştu.
"Meclis'e giden ilk 6-7 milletvekilinden biriyim"
O gece Meclis'e ilk gelenlerin kadın milletvekilleri olduğunu belirten Keşir, "Meclise giden ilk 6-7 milletvekilinden biriyim. İdare amirimiz Ahmet Gündoğdu'nun odasında toplandık. O arada Meclis Başkanımızla irtibat kurdu. O da Meclisteymiş. Genel Kurul'un açılması gerektiği konuşuldu. Ama Genel Kurul kapıları kilitli. Oraları bilenler bilir. Çok büyük, devasa, ağır kapılar. Anahtarını bulmazsanız açabileceğiniz kapılar değil.O biraz zaman aldı. Derken saat 01.00-01.30 gibi Genel Kurul açıldı. Genel Kurul açıldığında Meclis Başkanımız, duygumuzu ve irademizi vatandaşa anlatmak istedi. Bir arkadaşımı aradım bir televizyon kanalına bağlanmak için. Rejiye telefonumu hemen verin dedim. Telefonum verildi. Rejiden bağlandım ve geri arandım" dedi.
"Atılan bombayı hissettiğimiz an da hiçbir milletvekilinde siper alma ve saklanma refleksi olmadı
İlk telefon bağlantısının 10-12 dakika sürdüğünü ifade eden Keşir, "Meclis Başkanımızın, Meclis'i ilk açtığı andaki konuşmayı benim telefonum üzerinden bağlandığımız ulusal kanalla kamuoyuna paylaşmış olduk. Buradaki amacımız; Cumhurbaşkanımız milleti sokağa çağırırken, milletin emanetçisi, milletin vekillerinin emanete sahip çıktığını aslında kamuoyuna göstermekti. Canlı yayına bağlanmak gazetecilikten gelen iletişimci bir milletvekili olarak milletimize karşı olan sorumluluğumuzu yerine getiriyor olmanın refleksiydi. Daha sonra yayını kapattık. Meclis Bahçe'ye ilk bomba atıldı. Akabinde şu an bulunduğumuz yerde ve arkamızda görülen noktaya ikinci bomba atıldı. Burası Genel Kurul'a yaklaşık 15 metrelik bir mesafe. Çok şiddetli hissettik. O gün orada bulunan tüm vekil arkadaşlarımın hukukunu korumak adına söylüyorum; buraya atılan bombayı hissettiğimiz anda hiçbir milletvekilinde siper alma ve saklanma refleksi olmadı. Aksine daha gür sesle sloganlar atıldı, bir direnişi ifade etmeye çalıştık orada. Tekrar ilgili kanal aradı. Ve biz tekrar 8-10 dakika o ortamı kamuoyuna aktarma fırsatımız oldu" ifadelerini kullandı.
"Kurtuluş Savaşı'nda da nükseden kan hafızamız o gece canlandı"
O gece, Meclis'te farklı siyasi partilerden milletvekilleri ile eski milletvekillerinin olduğunun altını çizen Keşir, "Yaklaşık 2000 yıldır bu coğrafyadayız. Kurtuluş Savaşı'nda da nükseden kan hafızamız o gece canlandı. Ben o geceden sonra 'Z kuşağı, ah bu gençler' falan demiyorum Çünkü çok genç şehitlerimiz var, lise öğrencisi şehitlerimiz var. Onların hikayelerini dinlediğimizde bu gençliğe ne diyebiliriz? O gece aslında benim kişisel anlamda da hayatı sorguladığım, hayata karşı duruşumu değiştiren bir gece oldu. Bu millet farklı düşünebilir. Hatta o gece farklı sosyal ekonomik yapıda olan, farklı sosyal hayatı olan insanların Kızılay Meydanı'nda yan yana mücadele ettiğini gördük. Biz, bize düşen o geceki misyonu yerine getirmeye çalıştık. Millet farklı düşünebilir, farklı siyasi görüşte olabilir, farklı sosyal hayatı olabilir, hayat tarzı bambaşka olabilir. Ama milletin bekası ve kendi iradesi söz konusu olduğunda o içindeki kan hafızası canlanıyor" dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/ak-parti-duzce-milletvekili-kesir-quotkurtulus-savasi39nda-da-nukseden-kan-hafizamiz-o-gece-canlandiquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/ak-parti-duzce-milletvekili-kesir-quotkurtulus-savasi39nda-da-nukseden-kan-hafizamiz-o-gece-canlandiquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/ak-parti-duzce-milletvekili-kesir-quotkurtulus-savasi39nda-da-nukseden-kan-hafizamiz-o-gece-canlandiquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/ak-parti-duzce-milletvekili-kesir-quotkurtulus-savasi39nda-da-nukseden-kan-hafizamiz-o-gece-canlandiquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/ak-parti-duzce-milletvekili-kesir-kurtulus-savasi-nda-da-nukseden-kan-hafizamiz-o-gece-canlandi/1130070/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 15:03:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakan Göktaş: "15 Temmuz, milletin tüm karanlık hesaplara karşı kazandığı büyük zaferdir"</title>
			<description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "15 Temmuz; cesaretin korkuya, iradenin ihanete, milletin tüm karanlık hesaplara karşı kazandığı büyük bir zaferdir" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "15 Temmuz; cesaretin korkuya, iradenin ihanete, milletin tüm karanlık hesaplara karşı kazandığı büyük bir zaferdir" dedi.
Bakan Göktaş, Ankara'da düzenlenen "İrade Bizim, Zafer Bizim 15 Temmuz" paneline katıldı. Panelde konuşan Göktaş, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 10'uncu yıl dönümünde şehitleri rahmetle andıklarını, gazilere şükranlarını sunduklarını belirtti.
15 Temmuz'un milletin demokrasiye, bağımsızlığa ve milli iradeye sahip çıktığı tarihi bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Göktaş, "15 Temmuz; FETÖ'nün karanlık emellerinin aydınlığa, ihanetin sadakate, korkunun cesarete yenildiği gecenin adı oldu" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla milletin tek yürek olduğunu vurgulayan Göktaş, "Milletimiz aynı ülkü etrafında kenetlendi. Tankların ve kurşunların önünde göğsünü siper etti. Vatanına, bayrağına ve geleceğine sahip çıktı. Milli iradenin üzerinde hiçbir güç tanımadığını bütün dünyaya gösterdi. Bu nedenle 15 Temmuz, sıradan bir tarih değildir. 15 Temmuz; cesaretin korkuya, iradenin ihanete, milletin tüm karanlık hesaplara karşı kazandığı büyük bir zaferdir" ifadelerini kullandı.
"Şehit ailelerimizin ve gazilerimizin yalnız olmadıklarını hissettirmeye gayret ediyoruz"
Bakanlık olarak şehit yakınları ve gazilere yönelik hizmetlerin sürdüğünü belirten Göktaş, "Eğitimden sağlığa, istihdamdan sosyal desteklere kadar her alanda çalışmalar yürütüyoruz. Aziz milletimizin emanetine sahip çıkmak, yalnızca belirli günlerde hatırlamakla değil; yılın her günü şehit ailelerimizin ve gazilerimizin yanında olmakla mümkündür. Bu anlayışla, 81 ilimizde gerçekleştirdiğimiz hane ziyaretleriyle; şehit ailelerimizin ve gazilerimizin yalnız olmadıklarını hissettirmeye gayret ediyoruz. Devletimizin şefkatini ve milletimizin vefasını her haneye ulaştırıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, şehitlerimize duyduğumuz vefa, onların bizlere emaneti olan ailelerine gösterdiğimiz ihtimamla anlam kazanır. Diğer yandan hayata geçirdiğimiz 'Vatan ve Kahramanlık Buluşmaları' ile şehit ailelerimizi ve kahraman gazilerimizi gençlerimizle bir araya getiriyoruz. İnanıyoruz ki bir millet, tarihini sadece kitaplardan değil; o tarihi yaşayan insanların hatıralarından öğrenir" şeklinde konuştu.
"15 Temmuz, yalnızca bir darbe girişiminin bertaraf edildiği gece değildir"
Panelde 15 Temmuz'un demokrasiye sahip çıkan sivil iradeyi, hakikat mücadelesini, hukuki boyutunu ve milletin ortak hafızasındaki yerini farklı yönleriyle ele alacaklarını belirten Göktaş, "Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi 'O gece şehit düşenler, milletimizin istiklal ve istikbal mücadelesinin ebedi kahramanlarıdır.' Bu söz, 15 Temmuz'un ruhunu en güçlü şekilde özetlemektedir. Bizler de bugün bu panelde, sadece geçmişi konuşmak için değil. O kahramanların bizlere emanet ettiği bağımsızlık iradesini, demokrasi bilincini ve milli birlik ruhunu gelecek nesillere taşımak için bir araya geldik. Çünkü 15 Temmuz, yalnızca bir darbe girişiminin bertaraf edildiği gece değildir. Aynı zamanda milletimizin iradesine zincir vurulamayacağını bütün dünyaya ilan ettiği tarihi bir dönüm noktasıdır. Bugün gerçekleştireceğimiz panelde; 15 Temmuz'un demokrasiye sahip çıkan sivil iradeyi, hakikat mücadelesini, hukuki boyutu ve milletimizin ortak hafızasındaki yerini farklı yönleriyle ele alacağız. En önemlisi de, o geceyi bizzat yaşayanların tanıklıklarıyla; tankların karşısına imanıyla çıkan insanların cesaretini, meydanlarda vücut bulan birlik ve beraberlik ruhunu, omuz omuza yazılan destanı bir kez daha hep birlikte hatırlayacağız. Şunu unutmamak gerekir ki, milletlerin hafızasını canlı tutan, yalnızca tarih kitapları değil. Fedakarlığı yaşayanların sesi, şehitlerimizin emaneti ve gazilerimizin onurlu mücadelesidir" dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-goktas-quot15-temmuz-milletin-tum-karanlik-hesaplara-karsi-kazandigi-buyuk-zaferdirquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-goktas-quot15-temmuz-milletin-tum-karanlik-hesaplara-karsi-kazandigi-buyuk-zaferdirquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-goktas-quot15-temmuz-milletin-tum-karanlik-hesaplara-karsi-kazandigi-buyuk-zaferdirquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-goktas-quot15-temmuz-milletin-tum-karanlik-hesaplara-karsi-kazandigi-buyuk-zaferdirquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/bakan-goktas-15-temmuz-milletin-tum-karanlik-hesaplara-karsi-kazandigi-buyuk-zaferdir/1129969/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 13:23:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Emekli maaşı düzenlenmesini de içeren kanun teklifi Plan ve Bütçe Komisyonu'nda</title>
			<description><![CDATA[En düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya yükseltilmesini içeren kanun teklifi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülmeye başlandı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[En düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya yükseltilmesini içeren kanun teklifi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülmeye başlandı.
AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş'un başkanlığında toplanan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, en düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya yükseltilmesi ve ekonomiye ilişkin düzenlemeleri içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri başladı.
Teklif sahiplerinden AK Parti Samsun Milletvekili Ersan Aksu, düzenlemeye ilişkin sunum yaptı. Toplumun tüm kesimlerini koruyacak önlemleri aldıklarını belirten Aksu, "Emeklilerimizi ve hak sahiplerini yakından ilgilendiren düzenleme ile mevcut 20 bin Türk lirası olan en düşük aylık ödeme tutarını 2026 yılının ilk 6 ayında TÜİK tarafından açıklanan yüzde 17,76 enflasyon oranını dikkate alarak 23 bin 552 Türk lirasına yükseltiyoruz. 2022 yılında 40 dolar olan en düşük emekli aylığı bu düzenlemeyle 500 dolara yükseliyor. Bu tablo, 2022'den bu yana enflasyondan arındırılmış şekliyle reel olarak tam 5,5 kat, dolar bazında ise 12,5 kat artış sağlandığını göstermektedir. Bu düzenlemeyle yaklaşık 5,1 milyon emeklimiz doğrudan yararlanacaktır" diye konuştu.
Kanun teklifi görüşmeleri devam ediyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/emekli-maasi-duzenlenmesini-de-iceren-kanun-teklifi-plan-ve-butce-komisyonu39nda.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/emekli-maasi-duzenlenmesini-de-iceren-kanun-teklifi-plan-ve-butce-komisyonu39nda.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/emekli-maasi-duzenlenmesini-de-iceren-kanun-teklifi-plan-ve-butce-komisyonu39nda_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/emekli-maasi-duzenlenmesini-de-iceren-kanun-teklifi-plan-ve-butce-komisyonu39nda.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/emekli-maasi-duzenlenmesini-de-iceren-kanun-teklifi-plan-ve-butce-komisyonu-nda/1129966/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 13:21:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakan Uraloğlu: "Tankların önüne yatan yiğitler, kurşunlara göğsünü siper eden kahramanlar, vatan hainlerine geçit vermemiştir"</title>
			<description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'ne ilişkin, "Tankların önüne yatan yiğitler, kurşunlara göğsünü siper eden kahramanlar, vatan hainlerine geçit vermemiştir" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'ne ilişkin, "Tankların önüne yatan yiğitler, kurşunlara göğsünü siper eden kahramanlar, vatan hainlerine geçit vermemiştir" dedi.
Bakan Uraloğlu, 15 Temmuz'un 10'uncu yıl dönümü vesilesiyle yazılı bir açıklama yaptı. 15 Temmuz'da Türk milletinin destan yazdığını vurgulayan Bakan Uraloğlu, "10'uncu yılını idrak ettiğimiz 15 Temmuz, aziz milletimizin vatanı, bayrağı, bağımsızlığı ve demokrasisi uğruna ölümüne mücadele verdiği, tarihimizin altın harflerle yazılmış en büyük destanlarından biridir" ifadesini kullandı.
Uraloğlu, 'İrade Bizim, Zafer Bizim' temasıyla taçlandırılan 10'uncu yılın sadece bir yıldönümü değil; Türk milletinin iradesine zincir vurulamayacağının, tankların, tüfeklerin ve ihanetlerin karşısında iman dolu göğüslerin nasıl dimdik durduğunun bütün dünyaya bir kez daha haykıran bir şahlanışın dönüm noktası olduğunu dile getirdi.
"Tankların önüne yatan yiğitler, kurşunlara göğsünü siper eden kahramanlar, vatan hainlerine geçit vermemiştir"
15 Temmuz gecesinde, devletin bağrına sızan hain FETÖ mensupları milli iradeyi yok etmek istediğini ancak milletin meydanlarda, köprülerde ve sokaklarda 'Yeter! Söz milletindir' diyerek tarih yazdığını kaydeden Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:
"Tankların önüne yatan yiğitler, kurşunlara göğsünü siper eden kahramanlar, vatan hainlerine geçit vermemiştir. O gece TÜRKSAT'ta canlarını feda eden Ahmet Özsoy ve Ali Karslı kardeşlerimiz başta olmak üzere aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla yad ediyoruz. Onların fedakârlığı sayesinde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde milletimiz meydanlara akmış, darbe girişimi püskürtülmüş ve Türkiye'nin istikbali kurtarılmıştır."
"Bu toprakları bize vatan kılan şehitlerimizin emanetine sonuna kadar sahip çıkacağız"
Darbecilerin iletişim altyapısını çökertme planına karşı TÜRKSAT çalışanlarının gösterdiği direnişin milletin haber akışını sürdürdüğünü anlatan Uraloğlu, "Demiryollarımızda TCDD çalışanları tren seferlerini devam ettirerek vatandaşlarımızı meydanlara taşımış, karayollarımızda ekiplerimiz yolları açık tutmuş ve kritik noktalara sabotajlara anında müdahale etmiştir. Bu fedakarlıklar, direnişin organize edilmesinde ve zaferin kazanılmasında çok önemli rol oynamıştır. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak 15 Temmuz'un 10'uncu yılında bir kez daha ilan ediyoruz ki; bu toprakları bize vatan kılan şehitlerimizin emanetine sonuna kadar sahip çıkacağız. Hain teşebbüslere bir daha asla geçit vermeyeceğiz. Milletimizle omuz omuza, birlik ve beraberlik içinde, eser ve hizmet siyasetiyle Türkiye'yi hedeflerine ulaştırmak için durmaksızın çalışacağız" diye konuştu.
"İrade bizim, Zafer Bizim diyerek devleşen inancımız ve bağımsızlık sevdamız ebediyen sürecek"
Milli iradesine sahip çıkan Türk milletine sevgi ve saygılarını sunduğunu ifade eden Uraloğlu, "15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 10'uncu yılında; vatanı uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle yad ediyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Milli iradesine sahip çıkan asil milletimize sevgi ve saygılarımı sunuyor, bir daha böyle ihanetlerle karşılaşmamasını temenni ediyorum. İrade Bizim, Zafer Bizim diyerek devleşen inancımız ve bağımsızlık sevdamız ebediyen sürecek, Türkiye Yüzyılı yarınlarımızda yükselecektir" şeklinde konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-uraloglu-quottanklarin-onune-yatan-yigitler-kursunlara-gogsunu-siper-eden-kahramanlar-vatan-hainlerine-gecit-vermemistirquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-uraloglu-quottanklarin-onune-yatan-yigitler-kursunlara-gogsunu-siper-eden-kahramanlar-vatan-hainlerine-gecit-vermemistirquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-uraloglu-quottanklarin-onune-yatan-yigitler-kursunlara-gogsunu-siper-eden-kahramanlar-vatan-hainlerine-gecit-vermemistirquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-uraloglu-quottanklarin-onune-yatan-yigitler-kursunlara-gogsunu-siper-eden-kahramanlar-vatan-hainlerine-gecit-vermemistirquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/bakan-uraloglu-tanklarin-onune-yatan-yigitler-kursunlara-gogsunu-siper-eden-kahramanlar-vatan-hainlerine-gecit-vermemistir/1129963/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 13:15:18 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Beypazarı'nda meydana gelen iki farklı yangın ekiplerin müdahalesiyle kontrol altına alındı</title>
			<description><![CDATA[Ankara'nın Beypazarı ilçesinde yer alan iki farklı arazide çıkan yangın itfaiye ekipleri ve vatandaşların müdahalesiyle kontrol altına alındı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ankara'nın Beypazarı ilçesinde yer alan iki farklı arazide çıkan yangın itfaiye ekipleri ve vatandaşların müdahalesiyle kontrol altına alındı.
Beypazarı ilçesi Karapınar Mahallesi'ndeki tarım arazisinde bilinmeyen bir sebepten dolayı çıkan yangın, ekiplerin müdahalesiyle kontrol altına alındı. İlçeye bağlı İncepelit köyünde arazide çıkan yangın ise vatandaşların ve ekiplerin müdahalesiyle kısa sürede söndürüldü.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/beypazari39nda-meydana-gelen-iki-farkli-yangin-ekiplerin-mudahalesiyle-kontrol-altina-alindi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/beypazari39nda-meydana-gelen-iki-farkli-yangin-ekiplerin-mudahalesiyle-kontrol-altina-alindi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/beypazari39nda-meydana-gelen-iki-farkli-yangin-ekiplerin-mudahalesiyle-kontrol-altina-alindi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/beypazari39nda-meydana-gelen-iki-farkli-yangin-ekiplerin-mudahalesiyle-kontrol-altina-alindi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/beypazari-nda-meydana-gelen-iki-farkli-yangin-ekiplerin-mudahalesiyle-kontrol-altina-alindi/1129959/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>BBP Genel Başkanı Destici: "13 Haziran'da 29 şüpheli hakkında yakalama ve gözaltı kararı çıkarılmıştır"</title>
			<description><![CDATA[Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki dava arkadaşlarının hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin soruşturmanın yeniden açılmasının ardından yürütülen sürece ilişkin bilgi verdi. Destici, 13 Haziran'da 29 şüpheli hakkında yakalama ve gözaltı kararı çıkarıldığını açıkladı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki dava arkadaşlarının hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin soruşturmanın yeniden açılmasının ardından yürütülen sürece ilişkin bilgi verdi. Destici, 13 Haziran'da 29 şüpheli hakkında yakalama ve gözaltı kararı çıkarıldığını açıkladı.
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki dava arkadaşlarının hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin 17 yıl sonra soruşturma dosyasının yeniden açılmasıyla ilgili BBP Genel Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu.
Destici, dosyada yeni gelişmeler yaşandığını belirterek, bu meselede ve kusuru olanlar hukuk önünde hak ettikleri cezayı almaları için bir mücadele verildiğini vurguladı.
Dosya Ankara'ya geleli bir ay oldu
Destici dosyanın güncel durumuna ilişkin şu bilgileri paylaştı:
"On iki Ağustos iki bin yirmi altı tarihinde Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın dosyaya yetkisizlik kararı vererek Ankara'ya göndermesiyle birlikte o gün de yaptığımız açıklamada artık bu süreçte yeni bir aşamaya geçildiğini ifade etmiştim. Bugün gelinen noktada bizlerin talebi sayın Cumhurbaşkanımızın hassasiyeti, Adalet Bakanımızın dosyanın hiçbir yönü karanlıkta kalmaksın maddi gerçeği eksiksiz bir şekilde ortaya çıkarılması ve hukuki sorumluluğu bulunan herkesin hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde adalet önünde hesap vermesini sağlamaya yönelik ortaya koyduğu irade doğrultusunda yargı makamlarımız ile emniyet görevlerimiz soruşturmayı yeniden ve kapsamlı bir şekilde yürütmektedir. Dün biliyorsunuz dosya Ankara'ya geleli bir ay olmuştur."
"13 Haziran'da 29 şüpheli hakkında yakalama ve gözaltı kararı çıkarılmıştır"
Dosyanın tekrar açılmasının ardından diğer detaylara da değinen Destici, dosyanın 12 Haziran'da geldiğini vurgulayarak, " 13 Haziran'da 29 şüpheli hakkında yakalama ve gözaltı kararı çıkarılmıştır. Bu yirmi dokuz şüpheliden ikisi FETÖ'den halen cezaevinde tutuklu bulunmaktadır. İkisi yurt dışında bulunmaktadır. Bir kişi daha vardır. O yakalanmış olması lazım. Geriye kalanların tamamı gözaltına alınarak Ankara'ya getirilmiştir ya da getirilecektir. Ve ifadeleri cüzdan alınacaklar. Ayrıca uzun bir dönem çeşitli nedenlerle ağır işleyen bu soruşturma sürecinin her türlü spekülasyon da dış müdahale iddialarından ve istismardan uzak yalnızca hukuk ve deliller ekserinde yürütülmesi adaletin tecellisi bakımından da son derece önemli" diye konuştu.
"Milletimizin inancı da heba olmuştur"
Destici, gündemdeki "Ahbap" üzerinden yürüyen tartışmalara da değinerek, "Devletimizin kurumsal meşruiyeti ve milletimizin sarsılmaz güvenin hiçbir şahsı popülizme ya da karanlık ajandaya kurban edilemeyecek kadar büyük bir bildiği güvenlik meselesi. Toplanan paralar milyarlarla ifade edilecek. Bu paraların bir kısmını şimdi heba edildiği ve heves uğruna harcandığı yere getirilmektedir. Ne kadar yazık. Burada sadece heba olan paralar olmamıştır. Milletimizin inancı da heba olmuştur. Hevesi de heba olmuştur. Yardım duygusu da heba olmuştur" ifadelerine yer verdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bbp-genel-baskani-destici-quot13-haziran39da-29-supheli-hakkinda-yakalama-ve-gozalti-karari-cikarilmistirquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bbp-genel-baskani-destici-quot13-haziran39da-29-supheli-hakkinda-yakalama-ve-gozalti-karari-cikarilmistirquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bbp-genel-baskani-destici-quot13-haziran39da-29-supheli-hakkinda-yakalama-ve-gozalti-karari-cikarilmistirquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bbp-genel-baskani-destici-quot13-haziran39da-29-supheli-hakkinda-yakalama-ve-gozalti-karari-cikarilmistirquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/bbp-genel-baskani-destici-13-haziran-da-29-supheli-hakkinda-yakalama-ve-gozalti-karari-cikarilmistir/1129934/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 12:51:20 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İletişim Başkanı Duran: "FETÖ faaliyet gösterdiği her ülke için açık bir tehdittir"</title>
			<description><![CDATA[İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "FETÖ, sadece Türkiye'yi ilgilendiren bir ulusal güvenlik sorunu değildir. FETÖ faaliyet gösterdiği her ülke için açık bir tehdittir" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "FETÖ, sadece Türkiye'yi ilgilendiren bir ulusal güvenlik sorunu değildir. FETÖ faaliyet gösterdiği her ülke için açık bir tehdittir" dedi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'nda '15 Temmuz'un 10. Yılında İrade Bizim, Zafer Bizim' paneli düzenlendi. Panele, Ankara Üniversitesi Rektörü Necdet Ünüvar, 27. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı İsmail Kahraman, akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı. Gün özelinde hazırlanan 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili videonun seyredilmesiyle başlayan program, İstiklal Marşı'nın okunmasıyla devam etti.
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Katar Devleti Baba Emiri Şeyh Hamad bin Halife El Sani'nin vefatı nedeniyle yaşanan durumlar üzerine programa katılım sağlayamadı ve video mesaj göndererek program özelinde açıklamada bulundu.
Videolu açıklamada Duran, FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki hain darbe girişiminde millet iradesi ve demokrasinin hedef alındığını, ancak devlet ve milletin birlik içinde gösterdiği kararlı direnişle darbe girişiminin engellendiğini ifade etti.
"Binlerce yıllık tarihimizde esaret, ihanet ve alçakça oyunlara boyun eğmek yoktur"
İletişim Başkanı Duran, yaptığı videolu açıklamada şu ifadelere yer verdi:
"İhanet şebekesi ise 253 vatandaşımızın canına kıydı, onları şehit etti. Binlerce insanımız ise yaralandı. 15 Temmuz 2016 gecesi, her yönü ile milletimizin istikbaline yön veren bir gece oldu. Bizler o gecenin zaferini Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın daha ilk dakikalardan itibaren kararlı ve bağımsız siyasi duruşuna ve liderliğine borçluyuz. İstanbul'da, başkentimiz Ankara'da ve Türkiye'nin birçok yerinde milyonlar, Cumhurbaşkanımızın çağrısına kulak verdi, sokaklara döküldü ve millet; iradesine sahip çıktı. Nitekim, Türk milleti, asırlar boyunca, kendi özgürlük ve bağımsızlığına düşkünlüğü ile bilinen bir millettir. Bizim binlerce yıllık tarihimizde esaret, ihanet ve alçakça oyunlara boyun eğmek yoktur. 15 Temmuz'da bu tarihi misyon bir kez daha tezahür etmiştir."
Türkiye'nin, egemenlik ve bağımsızlığını tehdit eden her tür unsura karşı koyacak gücü olduğunu vurgulayan Duran, "Bizi içeriden tehdit eden ve dışarıdan destek gören FETÖ yapılanması, tarihimizde ilk kez karşılaştığımız bir tehdit biçimi değildir. Türk Milleti belli dönemlerde böyle büyük sınamalardan geçmiş ve her zaman imtihanını da başarıyla vermiştir. Bugün bizler FETÖ yapılanmasının izlerini devletimizden ve ülkemizden sildik. Bunu yaparken bedeller ödedik. Zor ve meşakkatli günler geçirdik. Ancak ne kadar zor olursa olsun, Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, egemenliğine karşı oluşan bu tarz tehditlerle baş edecek güçtedir" diye konuştu.
"FETÖ faaliyet gösterdiği her ülke için açık bir tehdittir"
Burhanettin Duran, dış destekli olsa da Türkiye'ye yönelik tehditlerde birlik olunmanın başarıldığını ve bundan sonra da başarılacağını belirterek, "Bugün Türkiye'nin uluslararası ölçekte iadesini istediği FETÖ mensupları çeşitli ülkelerde bulunmakta ve adeta desteklenmektedir. Türkiye'nin dostu olan ve bu dostluğu karşılıklı besleyip büyütmek isteyen bütün ülkelere çağrımız şudur, Milletimizin egemenliğini ve demokrasimizi hedef alan yapılara karşı, dostlarımızdan yanımızda durmalarını ve vefa duygusu ile hareket etmelerini bekliyoruz. Zira FETÖ, sadece Türkiye'yi ilgilendiren bir ulusal güvenlik sorunu değildir. FETÖ faaliyet gösterdiği her ülke için açık bir tehdittir" ifadelerini kullandı.
"Türkiye'nin 15 Temmuz tecrübesi evrensel bir anlam taşımaktadır"
Duran, 15 Temmuz darbe girişiminin, terör örgütlerinin ve hibrit tehditlerin ne denli karmaşık biçimlerde ortaya çıkabildiğini göstermiş olduğunu dile getirerek, "Nitekim, Küresel ölçekte bütün toplumlar manipülasyonlarla, derinleşen hakikat krizleri ile karşı karşıya kalmaktadır. Toplumların gerçekliğini medya anlatıları gölgeleyebilmektedir. O halde ayrı coğrafyalarda olsak da aynı sorunlarla karşılaştığımızın farkında olmalı, küresel sorunlara müşterek çözümler üretmeliyiz. Türkiye'nin 15 Temmuz tecrübesi, bu bakımdan evrensel bir anlam taşımaktadır. Öyleyse hep beraber korkunun yerini umudun, çatışmanın yerini iş birliğinin, kutuplaşmanın yerini karşılıklı anlayışın aldığı; daha "adil bir uluslararası düzenin" mümkün olduğu bir gelecek tasavvur edelim" şeklinde konuştu.
Burhanettin Duran, 15 Temmuz şehitlerini rahmetle anarak, gazilere şükranlarını sundu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/iletisim-baskani-duran-quotfeto-faaliyet-gosterdigi-her-ulke-icin-acik-bir-tehdittirquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/iletisim-baskani-duran-quotfeto-faaliyet-gosterdigi-her-ulke-icin-acik-bir-tehdittirquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/iletisim-baskani-duran-quotfeto-faaliyet-gosterdigi-her-ulke-icin-acik-bir-tehdittirquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/iletisim-baskani-duran-quotfeto-faaliyet-gosterdigi-her-ulke-icin-acik-bir-tehdittirquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/iletisim-baskani-duran-feto-faaliyet-gosterdigi-her-ulke-icin-acik-bir-tehdittir/1129927/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 12:41:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>RTÜK'te 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü anma programı düzenlendi</title>
			<description><![CDATA[Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 10. yıl dönümü dolayısıyla anma programı düzenledi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 10. yıl dönümü dolayısıyla anma programı düzenledi.
Program, RTÜK Başkanı Mehmet Daniş'in Konferans Salonu'nda yaptığı konuşmayla başladı. Programa Kurul Üyeleri Orhan Özdemir, Necdet İpekyüz, Ahmet Can Buğday, İlhan Taşcı RTÜK Başkan Yardımcısı Dr. Deniz Güler, Daire Başkanları, Başkan Yardımcıları ve Kurul personeli katıldı.
"15 Temmuz; şanlı bir direnişin adıdır"
Programda konuşan RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, 15 Temmuz'un yalnızca hain darbe girişiminin engellendiği bir tarih olmadığını, milletin iradesine sahip çıktığı tarihi bir dönüm noktası olduğunu ifade ederek, "Kıymetli mesai arkadaşlarım, sizleri en kalbi duygularımla, saygıyla, muhabbetle selamlıyorum. Bugün, Türkiye'nin en uzun ve en karanlık gecesinin ardından gelen o büyük aydınlığın, Demokrasi ve Milli Birlik Günümüzün 10. yıl dönümündeyiz. 15 Temmuz; yalnızca hain bir darbe girişiminin engellendiği tarih değildir. 15 Temmuz; milletimizin iradesine zincir vurulamayacağını tüm dünyaya ilan ettiği, bağımsızlığına ve demokrasisine canı pahasına sahip çıktığı şanlı bir direnişin adıdır" dedi.
"İrade bizim, zafer bizim"
Daniş konuşmasında, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının bu yıl belirlediği "İrade Bizim, Zafer Bizim" temasına dikkat çekerek, "Bu ifade yalnızca bir slogan değil; 15 Temmuz gecesinin ruhunu özetleyen tarihi bir hakikattir. Asil milletimiz, tarih boyunca olduğu gibi o gece de iradesini hiçbir vesayet odağına teslim etmemiştir. Bu duruş, tesadüfi değildir. Malazgirt'te vatanı yurt yapan, 'Çanakkale Geçilmez' dedirten ve İstiklal Harbi'ni zafere ulaştıran irade neyse; 15 Temmuz gecesi de sokaklara, meydanlara ve havaalanlarına akarak aynı kararlılığı gösteren irade odur" cümlelerini kullandı.
15 Temmuz gecesinde medyanın üstlendiği tarihi rol
15 Temmuz gecesinde medyanın üstlendiği role de değinen Daniş, darbecilerin yalnızca milli iradeyi değil, iletişim cephesini de hedef aldığını belirterek "15 Temmuz gecesi darbeci hainler, milli iradeyi cebirle; iletişim cephesini ise dezenformasyonla teslim almaya çalıştı. TRT stüdyolarına, Türksat kampüsüne ve medya kuruluşlarımıza yapılan saldırılar bunun en somut kanıtıdır. Çünkü çok iyi biliyorlardı ki; hakikatin sustuğu yerde irade zayıflar, iradenin zayıfladığı yerde ise demokrasi nefessiz kalır. İşte tam da bu nedenle, doğru bilgi ile dezenformasyon arasındaki mücadele, demokrasi ile darbe arasındaki mücadelenin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. O gece Sayın Cumhurbaşkanımızın televizyon ekranlarından milletimize yaptığı tarihi irade çağrısı, bu iletişim cephesinin kırılma noktası olmuştur. Teknolojinin en mütevazı imkanı, tarihin en büyük meydan okumasına dönüşmüş; milletimiz o çağrıyla meydanları doldurmuştur. O gece yayıncı kuruluşlarımız, silahların gölgesinde büyük bir sorumluluk örneği gösterdi. Milletimizin haber alma hakkını koruyan yayınlar, karanlık girişimlerin başarısız olmasında hayati bir rol oynadı. O gece ekranlar yalnızca görüntü taşımadı; milletin cesaretini, sesini ve iradesini taşıdı. Bu yüzden yayıncılık sadece teknik bir faaliyet değil, toplumsal hafızayı koruyan stratejik bir sorumluluktur. Bu nedenle doğru bilgi, milli güvenliğin ayrılmaz bir parçası; hakikat ise en güçlü savunma hattımızdır" değerlendirmesinde bulundu.
Güçlü medya, güçlü toplumun temelidir
Daniş, güçlü medyanın güçlü toplumun temeli olduğunu vurgulayarak, yayıncılığın hakikatin yanında duran, milli ve manevi değerleri yaşatan, aileyi güçlendiren ve çocukları zararlı içeriklerden koruyan bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini belirterek, "Bugün iletişim egemenliği, en az sınır güvenliği kadar önemlidir. Bilgi bağımsızlığı, milli bağımsızlığın ayrılmaz bir parçasıdır. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak bizler de bu bilinçle hareket ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki güçlü medya, güçlü toplumun; güçlü toplum da güçlü devletin temelidir. Yayıncılık; hakikatin yanında duran, milli ve manevi değerlerimizi yaşatan, aileyi güçlendiren, çocuklarımızı zararlı içeriklerden koruyan ve toplumsal birliğimizi pekiştiren bir anlayışla yürütülmelidir" şeklinde konuştu.
Şehitler rahmetle anıldı
Konuşmasının sonunda 15 Temmuz şehitlerini ve hakikat uğrunda hayatını kaybeden basın mensuplarını rahmet ve minnetle anan Daniş, kahraman gazilere sağlıklı ve huzurlu ömürler dileyerek, "Rabbim milletimize bir daha böyle karanlık geceler yaşatmasın. Birliğimizi daim, devletimizi kaim, demokrasimizi güçlü eylesin" ifadelerini kullandı.
Program, sergi gezimi sonrası gaziler ve şehit yakınlarıyla bir araya gelinen kahvaltı programıyla sona erdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/rtuk39te-15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-anma-programi-duzenlendi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/rtuk39te-15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-anma-programi-duzenlendi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/rtuk39te-15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-anma-programi-duzenlendi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/rtuk39te-15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-anma-programi-duzenlendi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/rtuk-te-15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-anma-programi-duzenlendi/1129920/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 12:35:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>TESK Başkanı Palandöken: "15 Temmuz, milli iradeye sahip çıkmanın simgesidir"</title>
			<description><![CDATA[Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "15 Temmuz, milletimizin demokrasiye, bağımsızlığına ve milli iradeye sahip çıkmak adına gösterdiği eşsiz kararlılığın simgesidir" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "15 Temmuz, milletimizin demokrasiye, bağımsızlığına ve milli iradeye sahip çıkmak adına gösterdiği eşsiz kararlılığın simgesidir" dedi.
TESK Genel Başkanı Palandöken, Fetullahçı terör örgütünün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin 10. yıl dönümü dolayısıyla yayınladığı mesajda, "15 Temmuz, milletimizin demokrasiye, bağımsızlığına ve milli iradeye sahip çıkmak adına gösterdiği eşsiz kararlılığın simgesidir. 10 yıl önce yaşanan hain darbe girişimi karşısında milletimiz tek yürek olmuş, devletine ve demokrasisine sahip çıkarak tüm dünyaya unutulmayacak bir birlik ve beraberlik örneği göstermiştir. Bu vesileyle, aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, kahraman gazilerimize sağlıklı ve uzun ömürler diliyorum. Milletimizin yazdığı bu destan, gelecek nesillere bırakılmış en önemli demokrasi miraslarından biridir" ifadelerine yer verdi.
"Milli iradeden vazgeçmeyeceğiz"
15 Temmuz gecesinde esnaf ve sanatkarların da millet iradesine sahip çıkmak için meydanlarda yer aldığını belirten TESK Başkanı Palandöken, "15 Temmuz 2016 gecesi ülkemizin birlik ve beraberliğini hedef alan hain darbe girişimi, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliği ve milletimizin cesareti sayesinde başarısızlığa uğratılmıştır. O gece Türkiye'nin dört bir yanında olduğu gibi esnaf ve sanatkarlarımız da iş yerlerini, kazançlarını ve günlük telaşlarını bir kenara bırakarak vatanına, bayrağına ve demokrasisine sahip çıkmıştır. Ahilik kültüründen aldığı dayanışma ruhuyla hareket eden esnafımız, sadece ekonomik hayatın değil, milli birlik ve beraberliğin de en güçlü temsilcilerinden biri olduğunu bir kez daha göstermiştir. 15 Temmuz'da ortaya konulan bu ortak duruş, milletimizin hiçbir şart altında bağımsızlığından ve milli iradesinden vazgeçmeyeceğinin en açık göstergesidir. Bu anlamlı gün vesilesiyle birlik ve beraberliğimizin daim olmasını temenni ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nü milletçe aynı inanç ve kararlılıkla idrak ediyoruz" ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/tesk-baskani-palandoken-quot15-temmuz-milli-iradeye-sahip-cikmanin-simgesidirquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/tesk-baskani-palandoken-quot15-temmuz-milli-iradeye-sahip-cikmanin-simgesidirquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/tesk-baskani-palandoken-quot15-temmuz-milli-iradeye-sahip-cikmanin-simgesidirquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/tesk-baskani-palandoken-quot15-temmuz-milli-iradeye-sahip-cikmanin-simgesidirquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/tesk-baskani-palandoken-15-temmuz-milli-iradeye-sahip-cikmanin-simgesidir/1129917/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 12:35:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakan Kurum: "Malatya'nın kalbi bakırcılar çarşımızda esnafımız kepenklerini açıyor"</title>
			<description><![CDATA[Kahramanmaraş depremlerinde ağır hasar alan ve yeniden inşa edilen Malatya Bakırcılar Çarşısı eski günlerine dönüyor. Çarşıdan görüntüler paylaşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "11 ilimizde konutlarla birlikte, iş yerleri de tamam. Malatya'nın kalbi Bakırcılar Çarşımızda esnafımız kepenklerini açıyor. Bol, bereketli kazançlarınız olsun" mesajını verdi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kahramanmaraş depremlerinde ağır hasar alan ve yeniden inşa edilen Malatya Bakırcılar Çarşısı eski günlerine dönüyor. Çarşıdan görüntüler paylaşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "11 ilimizde konutlarla birlikte, iş yerleri de tamam. Malatya'nın kalbi Bakırcılar Çarşımızda esnafımız kepenklerini açıyor. Bol, bereketli kazançlarınız olsun" mesajını verdi.
Kahramanmaraş merkezli depremlerde ağır yıkıma uğrayan Malatya'da ticaretin kalbinin attığı şehir merkezi, 'Merkez Çarşı Projesi' ile yerinde yeniden ayağa kalktı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Emlak Konut GYO tarafından yapılan çalışmalar kapsamında ilk olarak Bakırcılar Çarşısı'nda 14 bin 937 fore kazık çakılarak, zemin sağlamlaştırıldı. Ardından 5 bin 713 bağımsız bölüm, aslına uygun şekilde inşa edildi. Çarşının içerisinde yer alan Şire Pazarı'nda ise 651 fore kazık kullanılarak zemin sağlamlaştırıldı, 243 bağımsız bölüm inşa edildi. Tamamlanan iş yerleri etaplar halinde hak sahiplerine teslim ediliyor.
Bakan Kurum: "Bol, bereketli kazançlarınız olsun"
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Şire Pazarı'ndaki yeni iş yerine taşınan çay ocağı işletmecisi Serhat Toktamış'ın görüntülerini sosyal medya hesabından, "11 ilimizde konutlarla birlikte, iş yerleri de tamam. Malatya'nın kalbi Bakırcılar Çarşımızda esnafımız kepenklerini açıyor. Bol, bereketli kazançlarınız olsun" mesajıyla paylaştı.
"Malatya'nın kalbi bakırcılar çarşımızda esnafımız kepenklerini açıyor"
13 yıldır Şire Pazarı'nda esnaflık yaptığını belirten Serhat Toktamış, depremin ardından bölgede yapılan çalışmaları anlattı: Konutlar bittikten sonra şehrin merkezini de yapmaya başladılar. Şehrin merkeziyle beraber iş yerleri de tamamlanmaya başladı. Yaşadıklarımız çok kolay şeyler değildi. Devlet her zaman yanımızdaydı zaten. Ev olarak da konut olarak da ve dükkan olarak da... Şu an rahatız. Sevenlerimiz, tanıdıklarımız geliyor. Bu alanı gerçekten gören çok mutlu oluyor. Çok şükür o günler bitti. Malatya'da umut yeniden filizlendi. Hayat yeniden başladı.
"Malatya'da daha öncesinde böyle bir kültür yoktu"
Deprem öncesindeki yapıların çok eski olduğunu belirten Toktamış, yeniden inşa edilen iş yerlerinin daha ferah olduğunu söyledi: İnan ki bu kadar beklemiyorduk. Çok güzel oldu. Malatya'da daha öncesinde böyle bir kültür yoktu. Hep eski yapılardı ama şu anda her tarafta oturabilecek, kullanabilecek alanlar oluşturulmuş. Mesela, binaların hepsinin altlarında otopark var. Müşterilerimiz gelip otoparka araçlarını park edip rahatça burada oturup çayını içebiliyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-kurum-quotmalatya39nin-kalbi-bakircilar-carsimizda-esnafimiz-kepenklerini-aciyorquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-kurum-quotmalatya39nin-kalbi-bakircilar-carsimizda-esnafimiz-kepenklerini-aciyorquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-kurum-quotmalatya39nin-kalbi-bakircilar-carsimizda-esnafimiz-kepenklerini-aciyorquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-kurum-quotmalatya39nin-kalbi-bakircilar-carsimizda-esnafimiz-kepenklerini-aciyorquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/bakan-kurum-malatya-nin-kalbi-bakircilar-carsimizda-esnafimiz-kepenklerini-aciyor/1129908/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 12:28:41 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Türkiye Avrupa için bir seçenek değil, içine düştüğü kuyuya uzanan güvenli halattır"</title>
			<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye'nin Avrupa'nın güvenliği ve stratejik geleceği açısından vazgeçilmez olduğunu belirterek, "Türkiye Avrupa için bir seçenek değil, içine düştüğü kuyuya uzanan güvenli halattır. Türkiye Avrupa'nın güvenliği, istikrarı, enerji arzı, ticaret yolları ve jeopolitik dengesi bakımından vazgeçilmez bir stratejik gerçekliktir" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye'nin Avrupa'nın güvenliği ve stratejik geleceği açısından vazgeçilmez olduğunu belirterek, "Türkiye Avrupa için bir seçenek değil, içine düştüğü kuyuya uzanan güvenli halattır. Türkiye Avrupa'nın güvenliği, istikrarı, enerji arzı, ticaret yolları ve jeopolitik dengesi bakımından vazgeçilmez bir stratejik gerçekliktir" dedi.
MHP Genel Başkanı Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. NATO Ankara Zirvesi, Türkiye'nin ittifaktaki konumu, savunma sanayii, ABD-İran gerilimi, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri ve 15 Temmuz'un 10'uncu yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, Ankara'nın küresel siyasetteki rolüne dikkati çekti.
Ankara'nın Milli Mücadele'nin karargâhı olduğunu ve bugün dünya liderlerini ağırlayarak küresel siyasetin rotasını çizen bir merkez haline geldiğini ifade eden Bahçeli, "Bir zamanlar direnişin karargâhı olan bu aziz şehir, bugün küresel güvenlik mimarisinin tartışıldığı uluslararası platformlara ev sahipliği yaparken yeni dönemin stratejik tartışmalarına istikamet kazandıran bir merkez olduğunu göstermiştir. Bu sebeple Ankara'da toplanan NATO Zirvesi'ni alelade bir diplomasi faaliyeti gibi okumak eksik, sığ ve sakat bir değerlendirme olacaktır" diye konuştu.
"Türkiye yeni dönemin kurucu aktörlerinden biri haline gelmiştir"
NATO Ankara Zirvesi'nde ittifakın 70 yılı aşan geçmişinin muhasebesinin yapıldığını belirten Bahçeli, 5'inci maddenin müşterek savunma ruhundan Ukrayna'ya askeri desteğin geleceğine, 50 milyar doları aşan yeni tedarik hamlelerinden savunma sanayiinde ortak üretim arayışlarına kadar geniş bir güvenlik kuşağındaki meselelerin ele alındığını söyledi.
Bahçeli, hakiki müttefikliğin hakkaniyet, samimiyet, üretim, paylaşım ve dayanışma üzerine inşa edilmesi gerektiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:
"Şimdi size soruyorum: Zamanın akışını kim okuyacaktır? Görünürdeki sükûnetin altında kaynayan kazanların ateşini kim teşhis edecektir? Krizlerin gölgesinde kurulan yeni denklemleri, diplomatik tebessümlerin gerisindeki soğuk hesapları kim görecektir? Kim sabretmeyi bildiği kadar set çekmeyi, müzakere etmeyi bildiği kadar hakkını müdafaa etmeyi gösterecektir? Cevap bellidir. O da Türkiye'dir. Türkiye, NATO'da yalnızca jeostratejik konumuyla değil; tarihi birikimi, devlet tecrübesi, siyasi iradesi ve milli kudretiyle yeni dönemin kurucu aktörlerinden biri haline gelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin eriştiği siyasi ve stratejik seviye, Ankara Zirvesi'nde bir kez daha tebarüz etmiştir."
NATO'nun yeni bir dönemin eşiğinde bulunduğunu ifade eden Bahçeli, "Bu devir, yalnızca savunma bütçelerinin sağına sıfırların eklenip rakamca büyütüldüğü bir devir değildir. Bu devir; kağıttaki taahhüdün fabrikada üretime, üretimin sahada kabiliyete, kabiliyetin caydırıcılığa, caydırıcılığın da barışın teminatına dönüşeceği yeni bir merhaledir. Böylesi bir çağda güvenlik, yalnızca bütçenin büyüklüğüyle değil, o bütçeyi kabiliyete çevirecek üretim sürekliliğiyle ölçülecektir" ifadelerini kullandı.
"Türkiye'nin sahadaki fedakârlığını kabul edip savunma kabiliyetini siyasi hesapların konusu yapmak akıl karı değildir"
Müttefikler arasındaki örtülü ambargo, lisans kısıtlamaları, siyasi blokaj ve tedarik engellerinin ittifak hukukunu yaraladığını dile getiren Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın savunma sanayii kısıtlamalarının kaldırılması yönündeki çağrısının Ankara Zirvesi'nin başlıca mesajlarından biri olduğunu söyledi.
CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve F-35 sürecinin yeniden ele alınmasına yönelik iradenin önemli olduğunu kaydeden Bahçeli, şunları söyledi:
"Üzerinde durmamız gereken husus, Türkiye'nin yıllardır karşı karşıya bırakıldığı haksız muamelenin ittifak düzeninde meydana getirdiği itimat aşınmasını gidermektir. Zira Türkiye'nin sahadaki fedakârlığını kabul edip savunma kabiliyetini siyasi hesapların konusu yapmak, akıl karı değildir. Şayet bugün şanlı Türk Silahlı Kuvvetleri'nin harp envanterinde yerli ve milli üretim oranımız yüzde seksenleri aşıp muazzam bir şahlanışa dönüşmüşse bu görkemli tablo, milletimize dayatılan esaret cenderesinin nasıl parçalandığının resmidir. Bu sebeple Türkiye namına bu saatten sonra atılacak her olumlu adım, bir lütuf değil, geç de olsa güç de olsa hakkaniyet ve hakikat ibresinin yerini bulmasıdır."
"İMECE, Türk mühendisinin mavi gökleri aşan kabiliyetidir"
Yeni güvenlik çağında uzay, veri ve istihbaratın savunmanın ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirten Bahçeli, İMECE'nin NATO'nun uzay ufkunda yeni bir kabiliyet olarak gündeme gelmesinin Türkiye'nin ulaştığı teknolojik seviyeyi gösterdiğini ifade etti.
Bahçeli, "İMECE, Türk mühendisinin mavi gökleri aşan kabiliyeti, semaların ötesini görüp feza karanlığını al bayrağımızla aydınlatmayı düşleyen milli teknoloji hamlesidir. Uzayın zifiri karanlığını delip geçen İMECE, gök kubbeyi yırtan KAAN'ın çelik kanatlarında kendini gösteren irade, yerli ve milli savunma davamızın insansız muharebe sahasındaki öncüsü KIZILELMA, göklerdeki yeni nizamın habercisi olan AKINCI ve AKSUNGUR, Mavi Vatan'ın engin sularında tüm heybetiyle süzülen TCG ANADOLU ve MİLGEM şaheserleri, karada düşmanın yüreğine korku salan ALTAY tankımız, tehditleri berhava eden Tayfun ve Bora füzelerimiz, vatan sathını uçtan uca saran çelik kubbemizin kilit taşları mesabesindeki Siper ve Hisar sistemlerimiz; karada, denizde, havada ve uzayda hükümranlık haklarımızın tavizsiz muhafızlarıdır" dedi.
Türkiye'nin savunma sanayiindeki yükselişinin geçmişte maruz kaldığı ambargo ve yaptırmaların sonucu olduğunu belirten Bahçeli, "Kıbrıs Barış Harekatı'nın hemen ardından boynumuza dolanmak istenen ambargo kementleri, terörle mücadelede sahnelenen o ikiyüzlü diplomasi, F-35 dehlizlerinde kurulan sinsi tuzaklar ve CAATSA yaptırımlarıyla örülen suni duvarlar, asil milletimize kendi göbeğini kesmekten başka hiçbir yol bırakmamıştır. Ram olmayı elinin tersiyle iten Türk devleti, asil fıtratının gereğini layıkıyla yerine getirmiş, kendi öz cevherine rücu ederek etrafındaki muhasara çemberini paramparça etmiştir" şeklinde konuştu.
"İran, mutabakatın tarafıyken saldırıya uğramıştır"
ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO Ankara Zirvesi devam ederken İran'la mutabakat sürecinin kendisi için bittiğini açıklamasını değerlendiren Bahçeli, İran topraklarının yeniden bombalanmasının barış ihtimaline duyulan güveni sarstığını söyledi.
Hadiselerin sırasının tersine çevrilmemesi gerektiğini belirten Bahçeli, "İran, mutabakatın tarafıyken saldırıya uğramıştır. İran şehirleri bombalanmış, İran vatandaşları hayatlarını kaybetmiş, ülkenin egemenlik sahası askeri müdahalenin hedefi olmuştur. Bu gerçek görmezden gelinerek Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazını kapatma yönünde daha sonra aldığı kararları, öncesinde hiçbir gelişme yaşanmamış gibi müstakil bir saldırganlık başlığı altında değerlendirmek doğru, hakkaniyetli ve vicdanlı bir yaklaşım olmayacaktır. Sebebi sonuç, sonucu sebep gibi göstermek; hakikati baş aşağı çevirmekten başka bir anlama gelmeyecektir" ifadelerini kullandı.
İran'ın ülkesine yönelen saldırılar karşısında güvenliğini koruma ve egemenlik haklarını müdafaa etme hakkının bulunduğunu kaydeden Bahçeli, şöyle devam etti:
"Hiçbir devlet, imza attığı mutabakatın kendisini koruyacağına inanırken ansızın bombalanmayı sineye çekmek mecburiyetinde değildir. Hiçbir millet, topraklarına düşen bombaları sükûnet telkinleriyle karşılamak zorunda değildir. İran'dan itidal bekleyenlerin, öncelikle İran'ı hedef alan askeri müdahalenin hangi meşru gerekçeyle bağdaştığını izah etmeleri gerekmektedir."
"Mutabakat bir şahsın değil, devletlerin taahhüdüdür"
ABD'nin İran'ın nükleer programı, bölgedeki askeri faaliyetleri ve Hürmüz Boğazı'ndaki gemilerin emniyetine ilişkin kaygılarının müzakere masasında ele alınabileceğini ifade eden Bahçeli, güvenlik kaygılarının daha büyük bir kriz ve kaosun gerekçesi yapılamayacağını söyledi.
Bahçeli, "Devletler arası münasebetler, bir gün geçerli sayılıp ertesi gün keyfe keder gerekçelerle hükümsüz ilan edilen şahsi tasarruflarla değil, ahde vefa ilkesiyle yürütülür. ABD Başkanı'nın 'mutabakat benim için bitti' açıklaması bu nedenle sorunludur. Mutabakat bir şahsın değil, devletlerin taahhüdüdür. İran'la bugün varılan mutabakatın yarın kolaylıkla terk edilmesi, yalnız Tahran'ın değil, gelecekte Vaşington'la masaya oturacak bütün başkentlerin zihninde aynı soruyu doğuracaktır" dedi.
Söz konusu açıklamanın NATO Zirvesi sırasında yapılmasının da düşündürücü olduğunu kaydeden Bahçeli, "NATO'nun caydırıcılığı yalnız askeri envanterinin büyüklüğüne, savunma harcamalarının miktarına veya harekât kabiliyetinin genişliğine dayanmaz. İttifakın gerçek kuvveti, üyelerinin sözüne duyulan güven, alınan kararların öngörülebilirliği ve müttefiklik hukukunun muhafazasıdır. Uluslararası bir mutabakatın süratle terk edildiği, askeri müdahalenin müzakerenin önüne geçtiği bir vasatta aynı anda ittifak hukukundan, karşılıklı güvenceden ve müşterek güvenlikten söz etmek ciddi bir çelişki doğuracaktır" diye konuştu.
"Türkiye'nin yeri Avrupa'nın bekleme salonu değildir"
Ankara Zirvesi'nin ardından Avrupa başkentlerinde yeniden ele alınması gereken en önemli başlıklardan birinin Türkiye'nin Avrupa Birliği müzakere süreci olduğunu ifade eden Bahçeli, Avrupa'nın enerji arz güvenliğinden düzensiz göçe, savunma kapasitesinden demografik daralmaya ve ekonomik rekabete kadar birçok alanda yeni bir yol ayrımında bulunduğunu söyledi.
Bahçeli, "Bu yol ayrımında görmezden gelinmesi mümkün olmayan bir hakikat vardır: O hakikatin adı da Türkiye'dir. Ukrayna sahasından Karadeniz'e, Balkanlar'dan Kafkasya'ya, Doğu Akdeniz'den Ortadoğu'ya kadar uzanan geniş jeopolitik kuşakta Türkiye'nin bulunmadığı hiçbir güvenlik denklemi kalıcı olamayacaktır. Türkiye'nin hesaba katılmadığı hiçbir enerji koridoru sürdürülebilir olmayacaktır. Türkiye'nin dışarıda bırakıldığı hiçbir bölgesel istikrar projesi başarıya ulaşamayacaktır. Bu durum bir temenni değil, değişen dünyanın ortaya çıkardığı stratejik bir gerçektir" ifadelerini kullandı.
Avrupa Birliği'nin Türkiye'yi yıllarca bekleme odasında tutarak kendi stratejik ufkunu daralttığını söyleyen Bahçeli, "Milliyetçi Hareket Partisi olarak görüşümüz açıktır: Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkileri karşılıklı saygı, egemen eşitlik ve hakkaniyet temelinde ilerlemelidir. Türkiye ne bir yükümlülükten kaçmaktadır ne de bir ayrıcalık talep etmektedir. Türkiye yalnızca kendisine karşı dürüst olunmasını istemektedir. Türkiye yalnızca çifte standartların son bulmasını istemektedir. Türkiye yalnızca ortaklık hukukunun gereğinin yerine getirilmesini istemektedir" dedi.
Bahçeli, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, vize serbestisi sürecinin tamamlanması ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin önemli olduğunu belirterek, "Ancak bunlardan daha önemli olan husus, Avrupa'nın Türkiye'yi artık geçici ihtiyaçların hatırlandığı, kriz zamanlarında kapısı çalınan, işler normale döndüğünde ise yeniden ötelenen bir ülke gibi görme alışkanlığından vazgeçmesidir. Türkiye'nin yeri Avrupa'nın bekleme salonu değildir. Türkiye'nin yeri stratejik kararların şekillendiği masalarda hak ettiği ağırlıkla bulunmaktır" diye konuştu.
"Türkiye Avrupa için bir seçenek değil, içine düştüğü kuyuya uzanan güvenli halattır"
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in Türkiye'nin Avrupa güvenlik mekanizmalarındaki rolünü Ege Denizi'ndeki ihtilaflara bağlayan açıklamalarını "son derece vahim" olarak nitelendiren Bahçeli, Avrupa'nın güvenliğinin Atina'nın dar siyasi hesaplarına mahkûm edilemeyeceğini belirtti.
Türkiye ile Avrupa arasındaki ilişkilerin üçüncü ülkelerin ön yargılarına, seçim hesaplarına veya tarihi korkularına rehin bırakılamayacağını söyleyen Bahçeli, şöyle konuştu:
"Hiçbir ülke kendi ikili sorunlarını Avrupa'nın müşterek güvenlik gündemi gibi sunma hakkına sahip değildir. Hiçbir başkent Türkiye'nin meşru hak ve menfaatlerini tartışma konusu yapamaz. Türkiye'nin milli hakları müzakere masalarında pazarlık unsuru değildir. Türkiye'nin egemenlik hakları herhangi bir siyasi şantajın konusu olamaz. Bu hususta tavrımızın değişmesi söz konusu dahi olamaz."
Avrupa'nın yeni dünya düzeninde nasıl bir konum alacağının önümüzdeki yıllarda ortaya çıkacağını belirten Bahçeli, "Avrupa Türkiye ile birlikte mi hareket edecek, yoksa eski önyargıların esiri olarak mı kalacak? Önümüzdeki yıllar bu sorunun cevabını verecektir. Fakat hangi şart altında olursa olsun değişmeyecek bir gerçek varsa o da şudur: Türkiye Avrupa için bir seçenek değil, içine düştüğü kuyuya uzanan güvenli halattır. Türkiye Avrupa'nın güvenliği, istikrarı, enerji arzı, ticaret yolları ve jeopolitik dengesi bakımından vazgeçilmez bir stratejik gerçekliktir. Bu gerçeği kabul edenler kazanacaktır. Görmezden gelenler ise değişen dünyanın setlerine er ya da geç çarpıp dağılacaktır" dedi.
"15 Temmuz, Sevr'i kabul ettiremeyenlerin farklı yöntemlerle aynı hedefe ulaşma arayışıdır"
15 Temmuz darbe girişiminin 10'uncu yılı dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, 15 Temmuz'un yalnızca bir gecenin, bir kalkışmanın veya bir darbe teşebbüsünün adı olmadığını söyledi.
Bahçeli, "15 Temmuz, Türk milletinin tarih boyunca verdiği bağımsızlık mücadelesinin son halkalarından biridir. 15 Temmuz, yalnızca tankların sokağa çıktığı, savaş uçaklarının alçak uçuş yaptığı, silahların milletimize çevrildiği bir ihanet gecesi değildir. 15 Temmuz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin içeriden çökertilmek, milli egemenliğin gasp edilmek ve Türk milletinin iradesinin zincire vurulmak istendiği çok katmanlı bir işgal teşebbüsüdür" ifadelerini kullandı.
15 Temmuz'un yalnızca FETÖ'nün kalkışması olarak değerlendirilmesinin yetersiz olduğunu söyleyen Bahçeli, "15 Temmuz, Çanakkale'yi geçemeyenlerin başka yollar aramasıdır. 15 Temmuz, Sevr'i kabul ettiremeyenlerin farklı yöntemlerle aynı hedefe ulaşma arayışıdır. 15 Temmuz, Türk milletinin bağımsız yaşama iradesine karşı yürütülen uzun ve karanlık mücadelenin yeni bir cephesidir. FETÖ denilen ihanet yapısı ise bu karanlık hesabın yalnızca taşeronu ve sahaya sürülmüş kirli bir maşasıdır" diye konuştu.
"FETÖ tehdidinin tamamen ortadan kalktığını düşünmek ciddi bir yanılgıdır"
15 Temmuz gecesi Türk milletinin yalnızca bir darbeyi durdurmadığını vurgulayan Bahçeli, "Tankın karşısına çıkan bu şuurdur. Bombalanan Gazi Meclis'i terk etmeyen bu şuurdur. Türk milleti o gece bir kez daha tarih yazmıştır. Ve tarihe şu notu düşmüştür: Bu millet esir yaşamaz. Bu millet teslim olmaz. Bu millet iradesini vesayet odaklarına bırakmaz. Bu millet devletini terör örgütlerine teslim etmez" dedi.
FETÖ ile mücadelenin geçmişte kalmış bir mesele olmadığını belirten Bahçeli, "FETÖ tehdidinin tamamen ortadan kalktığını düşünmek ciddi bir yanılgıdır. İhanetin yöntem değiştirmesi, ihanetin sona erdiği anlamına gelmez. Tehdidin görünmez hale gelmesi, tehdidin yok olduğu anlamına gelmez. Dün himmet adı altında örgütlenenler vardı. Bugün başka maskelerle ortaya çıkmak isteyenler olabilir. Dün eğitim kisvesi kullananlar vardı. Bugün farklı alanlarda benzer yöntemlere başvuranlar olabilir. Dün devletin mahrem yapılarına sızmaya çalışanlar vardı. Yarın başka yollar deneyenler olabilir" ifadelerini kullandı.
Devlet hafızasının diri tutulmasının ve kurumsal tedbirlerin tavizsiz sürdürülmesinin hayati önemde olduğunu belirten Bahçeli, 15 Temmuz şehitlerini ve terörle mücadelede hayatını kaybeden tüm şehitleri rahmetle andı, gazilere sağlık ve uzun ömür diledi.
Bahçeli ayrıca Okçuluk Dünya Kupası'nın Madrid ayağında altın madalya kazanan milli sporcu Mete Gazoz'u tebrik ederek Türk sporunun başarılarının artarak devam etmesini temenni etti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/mhp-genel-baskani-bahceli-quotturkiye-avrupa-icin-bir-secenek-degil-icine-dustugu-kuyuya-uzanan-guvenli-halattirquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/mhp-genel-baskani-bahceli-quotturkiye-avrupa-icin-bir-secenek-degil-icine-dustugu-kuyuya-uzanan-guvenli-halattirquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/mhp-genel-baskani-bahceli-quotturkiye-avrupa-icin-bir-secenek-degil-icine-dustugu-kuyuya-uzanan-guvenli-halattirquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/mhp-genel-baskani-bahceli-quotturkiye-avrupa-icin-bir-secenek-degil-icine-dustugu-kuyuya-uzanan-guvenli-halattirquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/mhp-genel-baskani-bahceli-turkiye-avrupa-icin-bir-secenek-degil-icine-dustugu-kuyuya-uzanan-guvenli-halattir/1129906/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 12:25:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>ATO Başkanı Baran: "Türkiye ile Gana arasındaki 1 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine artık çok yakınız"</title>
			<description><![CDATA[Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye ile Gana arasındaki ticaret hacminin 2025 yılı itibariyle 844 milyon dolara ulaştığını belirterek, "1 milyar dolarlık ticaret hedefimize artık çok yakınız. Bu hedefi kısa sürede aşacağımıza inanıyorum" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye ile Gana arasındaki ticaret hacminin 2025 yılı itibariyle 844 milyon dolara ulaştığını belirterek, "1 milyar dolarlık ticaret hedefimize artık çok yakınız. Bu hedefi kısa sürede aşacağımıza inanıyorum" dedi.
ATO Başkanı Gürsel Baran, Gana Cumhuriyeti İşgücü, İstihdam ve Çalışma Bakanı Rashid Hassan Pelpuo ve beraberindeki heyeti makamında konuk etti. Gana Cumhuriyeti'nin Ankara Büyükelçisi Sheikh Abdul Nasiru-Deen ile Büyükelçilik Misyon Şef Yardımcısı Kwadwo Adgyei-Dwomor, Müsteşar ve Konsolosluk İşleri Sorumlusu Nana Kusi Wassif Mograbi, Ticaret Ataşesi Josephine Dzotsi ve ATO Genel Sekreteri Ahmet Güran'ın da yer aldığı görüşmede, Türkiye ile Gana arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi, yatırım fırsatları ve iş dünyası arasındaki iş birliği imkânları ele alındı.
"1 milyar dolarlık ticaret hedefini kısa sürede aşacağımıza inanıyorum"
Baran ziyarette yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Afrika açılımı vizyonu çerçevesinde Türkiye-Gana ilişkilerinin de ivme kazandığını belirterek, "Cumhurbaşkanımızın 2016 yılında gerçekleştirdiği Gana ziyaretinin ardından iki ülke arasındaki ilişkiler her geçen gün daha da güçlendi. Türkiye ile Gana arasındaki ticaret hacmi 2025 yılı itibariyle 844 milyon dolara ulaştı. 1 milyar dolarlık ticaret hedefimize artık çok yakınız. Bu hedefi kısa sürede aşacağımıza inanıyorum" dedi.
Türkiye ile Gana arasında Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerinin tamamlandığını ancak henüz imzalanmadığını hatırlatan Baran, anlaşmanın yürürlüğe girmesinin iki ülke arasındaki ticaret ve yatırımlara önemli ivme kazandıracağını söyledi. Türk Hava Yolları'nın İstanbul-Akra direkt uçuşlarının iş dünyası açısından önemli bir kolaylık sağladığını ifade eden Baran, ulaşım imkânlarının ticari ilişkileri de güçlendirdiğini kaydetti.
"Türk müteahhitlerimiz bugüne kadar Gana'da 800 milyon doları aşan proje yürüttü"
Türk müteahhitlik sektörünün Gana'da önemli projelere imza attığını belirten ATO Başkanı Baran, "Enerji, inşaat ve altyapı sektörlerinde başarılı ve tecrübeli olan Türk müteahhitlerimiz bugüne kadar Gana'da 800 milyon doları aşan değerde, 15'ten fazla proje yürüterek, ülkenin altyapısına çok önemli katkılar sağladılar" bilgisini paylaştı.
Başkent Akra'da bir Türk şirketi tarafından kurulan 25 milyon dolarlık altın rafinerisinin iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin somut örneklerinden biri olduğunu ifade eden Baran, "Başta enerji sektörü olmak üzere çeşitli alanlarda iş yapan yaklaşık 800 Türk şirketi, ülkenizin ekonomik kalkınmasına katkı sunuyor" diye konuştu.
Gana'nın Batı Afrika'nın en güçlü ekonomilerinden biri olduğunu ifade eden Baran, yaklaşık 35 milyonluk nüfusu, yatırım dostu yapısı, serbest bölgeleri ve bölgesel pazarlara erişim avantajıyla ülke ekonomisinin dikkat çektiğini söyledi. Baran, Gana'nın kakao, altın ve petrol üretimindeki güçlü konumunun yanı sıra hizmet, sanayi ve tarım sektörlerinde de önemli potansiyel barındırdığını kaydetti.
Baran konuşmasında Ankara ve Ankara ekonomisi hakkında da bilgi vererek, Başkentin savunma sanayi, sağlık teknolojileri, eğitim ve sağlık turizmi alanlarında sahip olduğu potansiyele dikkat çekti.
Ankara'nın sağlık hizmetlerinde önemli bir merkez olduğunu ifade eden Baran, "Ankara gerek sunduğu sağlık hizmetleri, gerek ileri teknolojisi, gerekse medikal üretim kapasitesiyle sağlık alanında önemli bir konumda bulunuyor" dedi.
Gana Cumhuriyeti İşgücü, İstihdam ve Çalışma Bakanı Rashid Hassan Pelpuo ise yaptığı konuşmada, Türkiye'nin sağlık altyapısından övgüyle söz ederek, sağlık hizmeti almak amacıyla Gana'dan çok sayıda kişinin Türkiye'ye geldiğini belirtti. Pelpuo, kendisinin de Türkiye'de sağlık hizmeti alanlar arasında bulunduğunu ifade etti.
Türk Hava Yolları'nın İstanbul ve Akra arasındaki direkt uçuşlarının önemine dikkat çeken Bakan Pelpuo, Gana'dan birçok kişinin Avrupa ülkelerine gitmek için de THY'yi tercih ettiğini söyledi.
Bakan Pelpuo, ATO Başkanı Gürsel Baran'ın gündeme getirdiği Serbest Ticaret Anlaşması sürecinin nasıl hızlandırılacağı konusunu öncelikli çalışmaları arasına alacaklarını ifade etti.
Türkiye'nin kaydettiği gelişmenin ve Gana ile sürdürdüğü iyi ilişkilerin kendileri açısından memnuniyet verici olduğunu ifade eden Bakan Pelpuo, Türkiye'nin gelişmekte olan bir ülke konumunu hızla geride bırakarak, artık daha az gelişmiş ülkelere örnek teşkil ettiğini söyledi.
Gana Cumhuriyeti'nin Ankara Büyükelçisi Sheikh Abdul Nasiru-Deen de yaptığı konuşmada, Ganalı gençlerin girişimcilik becerilerinin geliştirilmesi amacıyla Türkiye'nin bilgi ve tecrübesinden yararlanmak istediklerini söyledi. Büyükelçi Nasiru-Deen, Ganalı gençlerin Türkiye'de girişimcilik ekosistemini yerinde görmelerinin ve edinecekleri deneyimi ülkelerine taşımalarının önemine dikkat çekti.
Büyükelçi, iki ülke arasında resmi iş heyetlerinin karşılıklı olarak artırılması konusuna da değinerek, kurumsal nitelikte ticaret heyetlerinin oluşturulmasının iş dünyası arasındaki temasları güçlendireceğini belirtti. Büyükelçi, Gana'ya ATO'nun koordinasyonunda bir ziyaret programı gerçekleştirilmesini arzu ettiklerini de sözlerine ekledi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/ato-baskani-baran-quotturkiye-ile-gana-arasindaki-1-milyar-dolarlik-ticaret-hacmi-hedefine-artik-cok-yakinizquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/ato-baskani-baran-quotturkiye-ile-gana-arasindaki-1-milyar-dolarlik-ticaret-hacmi-hedefine-artik-cok-yakinizquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/ato-baskani-baran-quotturkiye-ile-gana-arasindaki-1-milyar-dolarlik-ticaret-hacmi-hedefine-artik-cok-yakinizquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/ato-baskani-baran-quotturkiye-ile-gana-arasindaki-1-milyar-dolarlik-ticaret-hacmi-hedefine-artik-cok-yakinizquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/ato-baskani-baran-turkiye-ile-gana-arasindaki-1-milyar-dolarlik-ticaret-hacmi-hedefine-artik-cok-yakiniz/1129877/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 12:07:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Sincan Belediyesi'nden çölyaklı vatandaşlara bin 600 lira destek</title>
			<description><![CDATA[Sincan Belediyesi, çölyaklı vatandaşlara yönelik sosyal destek çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda ilçede yaşayan 592 çölyaklı vatandaşa kişi başı bin 600 lira nakdi destek sağlandı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sincan Belediyesi, çölyaklı vatandaşlara yönelik sosyal destek çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda ilçede yaşayan 592 çölyaklı vatandaşa kişi başı bin 600 lira nakdi destek sağlandı.
Glütensiz beslenmek zorunda olan çölyaklı vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılamalarına katkı sunmak amacıyla verilen destek, Sincan Belediyesi'nin sosyal destek kartı aracılığıyla hesaplara yatırıldı. 592 çölyaklı vatandaşa kişi başı bin 600 lira nakdi destek sağlandı. Böylece vatandaşlar, glütensiz ürünleri ihtiyaçlarına göre anlaşmalı marketlerden temin edebiliyor.
Nakdi desteğin yanı sıra glütensiz gıda paketi ile günlük glütensiz ekmek desteğini de sürdüren Sincan Belediyesi, çölyaklı vatandaşların yaşamını kolaylaştırmaya yönelik çalışmalarına devam ediyor.
Sosyal belediyecilik anlayışıyla hareket eden Sincan Belediyesi, düzenli olarak sağladığı desteklerin yanı sıra çeşitli sosyal etkinliklerle de çölyak konusunda farkındalık oluşturuyor. Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan, çölyaklı vatandaşlarla piknik etkinliğinde buluşuyor. Etkinlikte glütensiz ürünler ikram edilirken vatandaşlar da aileleriyle keyifli bir gün geçiriyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/sincan-belediyesi39nden-colyakli-vatandaslara-bin-600-lira-destek.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/sincan-belediyesi39nden-colyakli-vatandaslara-bin-600-lira-destek.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/sincan-belediyesi39nden-colyakli-vatandaslara-bin-600-lira-destek_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/sincan-belediyesi39nden-colyakli-vatandaslara-bin-600-lira-destek.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/sincan-belediyesi-nden-colyakli-vatandaslara-bin-600-lira-destek/1129867/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 12:01:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Pursaklar Belediyesi'nden ev hanımlarına kültür yolculuğu</title>
			<description><![CDATA[Kültürel mirası yerinde görmek, tarihi atmosferi yaşamak ve yeni şehirler keşfetmek isteyen ev hanımları için Pursaklar Belediyesi'nin geleneksel Kültür Gezileri için kayıtlar başladı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kültürel mirası yerinde görmek, tarihi atmosferi yaşamak ve yeni şehirler keşfetmek isteyen ev hanımları için Pursaklar Belediyesi'nin geleneksel Kültür Gezileri için kayıtlar başladı.
Pursaklar Belediyesi, ev hanımlarının tarihi, kültürel ve manevi değerleri yerinde görerek unutulmaz deneyimler yaşamalarını sağlamak amacıyla geleneksel hale getirdiği Kültür Gezileri için kayıt sürecini başlattı.
Kültürel gezi programlarını bu yıl da sürdüren Pursaklar Belediyesi, ilçede ikamet eden ev hanımlarını Türkiye'nin önemli tarihi ve kültürel şehirleriyle buluşturmayı hedefliyor. Düzenlenecek geziler sayesinde hanımlar hem farklı şehirleri keşfetme, hem de ülkemizin zengin kültürel mirasını yakından tanıma fırsatı elde edecek.
"Binlerce ev hanımı tarihe yakından tanıklık edecek"
Ev hanımlarına yönelik düzenlenen kültür gezilerinin bu yıl da devam ettiğini belirten Pursaklar Belediyesi Başkanı Ertuğrul Çetin, ''Geçmiş senelerde olduğu gibi bu sene de binlerce ev hanımımız tarihe yakından tanıklık edecek. Ev hanımlarımız, şehirlerimizin tarihi ve manevi iklimi açısından büyük önem taşıyan mekânlarını görme imkânına sahip olacaklar. Amacımız ilçemizin kadınlarına doğal, kültürel ve tarihi güzellikleriyle ön plana çıkan şehirlerimizi tanıtmak, onların kültürel birikimlerine katkı sunmak ve keyifli bir gezi deneyimi yaşamalarını sağlamaktır. Şimdiden turumuza katılacak tüm ev hanımlarımıza güzel ve verimli geziler diliyorum'' dedi.
Alanında deneyimli rehberler eşliğinde gerçekleştirilecek gezi programı kapsamında İstanbul, Kastamonu, Nevşehir, Bursa, Konya ve Safranbolu ziyaret edilecek. Tarihi yapıları, doğal güzellikleri, manevi atmosferi ve köklü kültürel mirasıyla öne çıkan bu şehirlerde ev hanımları, geçmişten günümüze uzanan medeniyet izlerini yerinde görme imkânı bulacak. Gezi boyunca katılımcılar, şehirlerin tarihi dokusunu yakından tanırken aynı zamanda sosyal ve kültürel anlamda da keyifli bir gün geçirecek.
Başvurular 31 Temmuz'a kadar devam edecek
Kültür gezilerine katılmak isteyen 18 yaş üzeri ev hanımları, 31 Temmuz'a kadar Pursaklar Yaşam Merkezi'nde kayıtlarını yaptırabilecek.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/pursaklar-belediyesi39nden-ev-hanimlarina-kultur-yolculugu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/pursaklar-belediyesi39nden-ev-hanimlarina-kultur-yolculugu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/pursaklar-belediyesi39nden-ev-hanimlarina-kultur-yolculugu_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/pursaklar-belediyesi39nden-ev-hanimlarina-kultur-yolculugu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/pursaklar-belediyesi-nden-ev-hanimlarina-kultur-yolculugu/1129814/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 11:33:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Quick Sigorta'dan üç yeni reklam filmi</title>
			<description><![CDATA[Quick Sigorta'nın sigorta farkındalığını artırmak amacıyla gerçekleştirdiği iletişim kampanyası kapsamında hazırlanan üç ayrı reklam filmi, 40 televizyon kanalı ve dijital platformlarda eş zamanlı olarak yayınlanmaya başladı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Quick Sigorta'nın sigorta farkındalığını artırmak amacıyla gerçekleştirdiği iletişim kampanyası kapsamında hazırlanan üç ayrı reklam filmi, 40 televizyon kanalı ve dijital platformlarda eş zamanlı olarak yayınlanmaya başladı.
Quick Sigorta, sigorta farkındalığını artırmak ve yenilikçi ürünlerini daha geniş kitlelerle buluşturmak amacıyla yeni iletişim kampanyasını başlattı. Üç ayrı reklam filminden oluşan kampanya, 40 ulusal ana ve tematik televizyon kanalının yanı sıra dijital platformlar ve sosyal medya mecralarında da eş zamanlı olarak izleyicilerle buluşmaya başladı.
Reklam filmlerinden ikisi, Türkiye'nin yaşlanan araç parkına ve kasko güvencesine erişmekte zorlanan milyonlarca araç sahibine yönelik geliştirilen KASKONOMİQ ürününü anlatırken; üçüncü film ise Quick Sigorta'nın finansal sigortalardaki uzmanlığını ve işletmelere sunduğu güvence çözümlerini konu alıyor.
Reklam filmlerinde, KASKONOMİQ ile otomobillerin 3 bin 920 liradan, motosikletlerin ise 2 bin 900 liradan başlayan uygun primlerle sigortalanabildiği vurgulanıyor. 'Her Yaşa, Her Araca Kasko' anlayışıyla geliştirilen ürün; araç yaşı nedeniyle kasko güvencesi bulamayan, özellikle 10 yaş ve üzerindeki araçlar başta olmak üzere, maliyet gerekçesiyle kasko yaptırmayarak tüm riski üzerinde taşımak zorunda kalan milyonlarca araç sahibi için ekonomik ve erişilebilir bir alternatif sunuyor.
Bugün Türkiye'de yalnızca her dört araçtan biri kasko sigortası kapsamında bulunuyor. Bu durum, trafiğe çıkan milyonlarca otomobil, motosiklet, kamyonet, minibüs ve diğer aracın çarpma, çarpışma, hırsızlık, yangın, sel, dolu, deprem, terör, halk hareketleri ve diğer doğal afetlerden kaynaklanabilecek finansal riskleri doğrudan araç sahiplerinin üzerinde taşımasına neden oluyor.
Araç parkının giderek yaşlanması, araç ve yedek parça maliyetlerinin yükselmesi ve kasko primlerinin birçok araç sahibi açısından yüksek bulunması, kasko sigortasındaki koruma açığını büyütüyor. KASKONOMİQ, bu tabloyu değiştirmek, kasko sigortasını daha geniş kesimler için yeniden erişilebilir hale getirmek ve Türkiye araç parkının yaklaşık yüzde 75'ini oluşturan bu büyük potansiyeli sigorta güvencesiyle buluşturmak amacıyla geliştirildi.
Kampanyaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, şunları söyledi:
"Türkiye'de yalnızca her dört araçtan biri kasko güvencesine sahip. Buna karşılık araç parkımız yaşlanıyor, araç ve yedek parça maliyetleri artıyor; sel, dolu, fırtına, orman yangını ve diğer doğal afetlerin oluşturduğu riskler de her geçen gün büyüyor. Risk, aracın yaşına bakmıyor. Ancak milyonlarca araç sahibi, aracının yaşı nedeniyle kasko güvencesi bulamıyor ya da maliyet sebebiyle kasko yaptırmayarak bütün riski kendi üzerinde taşımaya devam ediyor. Tam da bu ihtiyaca çözüm üretmek amacıyla KASKONOMİQ geliştirdik. 'Her Yaşa, Her Araca Kasko' anlayışıyla, küçük primlerle büyük risklerin paylaşılmasını ve kasko sigortasının yeniden herkes için ulaşılabilir hale gelmesini amaçlıyoruz. Hedefimiz, Türkiye araç parkının yaklaşık yüzde 75'ini oluşturan bu büyük potansiyele ulaşmak; otomobilden motosiklete, kamyonetten çekiciye kadar geniş bir araç parkını sigorta güvencesiyle buluşturmaktır."
"Finansal sigortaların uzmanı da Quick Sigorta'dır"
Finansal sigortalarda sahip oldukları uzmanlığı daha geniş kitlelerle buluşturmayı amaçladıklarını aktaran Yaşar, "Her işin bir uzmanı vardır. Finansal sigortaların uzmanı da Quick Sigorta'dır. Finansal sigortalarda Türkiye'nin lider şirketlerinden biri olarak; Kefalet Sigortası, Bina Tamamlama Sigortası, Fatura Koruma Sigortası ve Alacak Sigortası başta olmak üzere geliştirdiğimiz yenilikçi çözümlerle işletmelerin finansmana erişimini kolaylaştırıyor, ticari ilişkileri güvence altına alıyor ve ekonominin güven içinde büyümesine katkı sağlıyoruz. Yeni reklam kampanyamızla hem KASKONOMİQ'in sunduğu ekonomik ve erişilebilir kasko çözümünü hem de finansal sigortalarda sahip olduğumuz uzmanlığı daha geniş kitlelerle buluşturmayı amaçlıyoruz. Ürün geliştirmek kadar, bu ürünleri doğru anlatmanın da sigorta farkındalığının artırılması açısından büyük önem taşıdığına inanıyoruz" diye konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/quick-sigorta39dan-uc-yeni-reklam-filmi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/quick-sigorta39dan-uc-yeni-reklam-filmi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/quick-sigorta39dan-uc-yeni-reklam-filmi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/quick-sigorta39dan-uc-yeni-reklam-filmi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/quick-sigorta-dan-uc-yeni-reklam-filmi/1129791/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 11:18:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>MİT, 15 Temmuz hain darbe girişimine ilişkin hazırlık sürecinin ve toplantı trafiğinin kronolojisini paylaştı</title>
			<description><![CDATA[Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) 15 temmuz hain darbe girişiminin hazırlık süreci ve toplantı trafiğine ilişkin kronolojiyi paylaştı. Kronolojide, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından darbe kararının 1 Kasım 2015 genel seçimlerinin ardından alındığı görüldü. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) 15 temmuz hain darbe girişiminin hazırlık süreci ve toplantı trafiğine ilişkin kronolojiyi paylaştı. Kronolojide, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından darbe kararının 1 Kasım 2015 genel seçimlerinin ardından alındığı görüldü.
MİT, FETÖ tarafından gerçekleştirilen ve üzerinden 10 sene geçen 15 Temmuz hain darbe girişiminin hazırlık süreci ve toplantı trafiğine ilişkin perde arkası süreci anlatan kronolojiyi paylaştı. MİT'in paylaştığı bilgilere göre, FETÖ, bürokrasideki varlığına güvenerek siyasete girip ülke yönetiminde kalıcı olmayı hedefledi. Ancak örgüt, siyasete nüfuz etme çalışmalarının istediği sonucu vermediğini 1 Kasım 2015 genel seçimlerinde görünce bir sonraki planını devreye soktu ve örgüt elebaşı Fetullah Gülen darbe kararını bu süreçte aldı.
Darbe ekibi kuruldu
Genel seçimlerde bürokraside kurduğu gücün etki etmediğini gören FETÖ, B planını devreye sokarak, örgüt elebaşının talimatı ile darbe hazırlıklarına başladı. Adil Öksüz ve Kemal Batmaz'ın yanı sıra Hakan Karakuş gibi rütbeli askerler de defalarca Pensilvanya'daki çiftliğe giderek, darbe toplantılarına katıldı. Ankara, İstanbul ve Pensilvanya'da tespit edilebilen üst düzeyde 23 darbe toplantısı gerçekleştirildi.
Başarısız darbe girişimine adım adım gidildi
İlk toplantı 14-15 Kasım 2015'te Pensilvanya'da yapıldı. Adil Öksüz'ün ABD ziyareti sonrası, Kemal Batmaz, Hakan Çiçek, Nurettin Oruç, Harun Biniş ve Özcan Aytuluner'den oluşan cunta heyeti kuruldu. 27-31 Aralık 2015 tarihleri arasında Ankara'da rütbeli askerlerle ilk toplantı gerçekleşti. Hemen akabinde Adil Öksüz ve Kemal Batmaz toplantı raporunu aktarmak için Pensilvanya'ya gitti.
Toplantı hareketliliği 2016'nın Ocak ile Mart ayları arasında devam etti. 9 Ocak, 16 Ocak, 30 Ocak, 20 Şubat, 29 Şubat ve 14 Mart tarihlerinde Ankara'da rütbeli askerlerle seri toplantılar gerçekleştirildi. Bu toplantıların raporları da yine Pensilvanya'ya gidilerek iletildi.
Hain darbe girişimine giden yolda darbe ekibinin FETÖ üyeleri ile yaptığı toplantılar hız kesmeden devam etti.
FETÖ üyesi askerlerle gerçekleştirilen darbe planlaması için yapılan toplantılar 30 Mart, 5 Mayıs, 27 Mayıs, 4 Haziran ve 15 Haziran'da Ankara'da devam etti.
20-25 Haziran 2016 tarihleri arasında toplantıları yürüten ekip Adil Öksüz, Kemal Batmaz ve Nurettin Oruç Pensilvanya'ya uçtu. Son kritik talimatları alarak Türkiye'ye döndüler.
Ankara'da son rötuşlar
Adil Öksüz'ün başkanlığında Ankara'da dört gün üst üste rütbeli askerlerle toplantılar yapıldı. 6-7-8-9 Temmuz 2016 da gerçekleştirilen dört günlük toplantıda 15 Temmuz'da atılacak her adım belirlendi. Adil Öksüz ve Kemal Batmaz 12 Temmuz'da örgüt elebaşı Gülen'i son kez görmek için Pensilvanya'ya gitti. Örgütün karargahı olan çiftlikte darbe hazırlıkları için son değerlendirme toplantısı yapıldı ve son talimatlar alındı. Darbe girişimindeki kritik iki isim vakit kaybetmeden İstanbul'a döndü.
Ankara ve İstanbul'da FETÖ içindeki eş zamanlı hareketlilik 12-15 Temmuz 2016'da da devam etti. İstanbul Maltepe Kışlası, Hava Harp Okulu ve Hava Harp Akademisi'nde darbeci subaylarla son koordinasyon toplantıları yapıldı. Görev yeri olmamasına rağmen çok sayıda darbeci general ve rütbeli asker o gün Hava Harp Okulu'ndaydı. 14 Temmuz'da darbenin kilit sivil isimleri Ankara'ya geçti ve 15 Temmuz için tüm hazırlıklar tamamlandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/mit-15-temmuz-hain-darbe-girisimine-iliskin-hazirlik-surecinin-ve-toplanti-trafiginin-kronolojisini-paylasti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/mit-15-temmuz-hain-darbe-girisimine-iliskin-hazirlik-surecinin-ve-toplanti-trafiginin-kronolojisini-paylasti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/mit-15-temmuz-hain-darbe-girisimine-iliskin-hazirlik-surecinin-ve-toplanti-trafiginin-kronolojisini-paylasti_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/mit-15-temmuz-hain-darbe-girisimine-iliskin-hazirlik-surecinin-ve-toplanti-trafiginin-kronolojisini-paylasti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/mit-15-temmuz-hain-darbe-girisimine-iliskin-hazirlik-surecinin-ve-toplanti-trafiginin-kronolojisini-paylasti/1129735/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 10:25:56 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>15 Temmuz gazisi, eski Terörle Mücadele Daire Başkanı Turgut Aslan: "FETÖ beni infaz listesinin başına yazmıştı"</title>
			<description><![CDATA[15 Temmuz 2016'da, Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensubu darbeci askerler tarafından başından vurularak infaz edilmek istenen dönemin Terörle Mücadele Daire Başkanı 1. Sınıf Emniyet Müdürü Turgut Aslan, "Hazırladığım 60 sayfalık raporun sonuna FETÖ'nün silahlı terör örgütü olduğunu belirttim. Daha sonra tutuklamalar başlayınca Fethullah Gülen beni infaz listesinin başına yazmıştı" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[15 Temmuz 2016'da, Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensubu darbeci askerler tarafından başından vurularak infaz edilmek istenen dönemin Terörle Mücadele Daire Başkanı 1. Sınıf Emniyet Müdürü Turgut Aslan, "Hazırladığım 60 sayfalık raporun sonuna FETÖ'nün silahlı terör örgütü olduğunu belirttim. Daha sonra tutuklamalar başlayınca Fethullah Gülen beni infaz listesinin başına yazmıştı" dedi.
Dönemin Terörle Mücadele Daire Başkanı 1. Sınıf Emniyet Müdürü Turgut Aslan, 15 Temmuz 2016 gecesi Ankara'da yaşanan askeri hareketlilik hakkında bilgi almak için koruması Hasan Gülhan ile birlikte Jandarma Genel Komutanlığı'na gitti. Burada darbeci komutan eski Kurmay Albay Erkan Öktem ve beraberindeki askerler tarafından alıkonulan Aslan ve koruması Gülhan derdest edildi. İnfaz edilerek başlarından vurulan Hasan Gülhan hayatını kaybederken, ağır yaralanan Turgut Aslan 5 ayda geçirdiği çok sayıda operasyonla hayata tutunarak "Gazi" unvanını aldı. O gece yaşananlarla ilgili konuşan Aslan, Keçiören'de yer alan 15 Temmuz Anıt Parkı'nda darbe girişimiyle ilgili açıklamalarda bulundu.
"Bir takım hareketlilikler görünce Jandarma Genel Komutanlığına gittim"
Darbe girişimi gecesi Jandarma Genel Komutanlığında yaşananları anlatan Aslan "O gece bir takım hareketlilikler görünce Jandarma Genel Komutanlığına gittim. İçeriye kimseyi almamışlar. Darbeci komutan Erkan Öktem bana, 'Yurtta Sulh Konseyi' yönetime el koydu dedi. Bende burası Türkiye Cumhuriyeti dedim ve korumam Hasan Gülhan ile birlikte içeri girdim. Ellerimizi bağlayıp gözlerimize bant çektiler. Bana, 'Seni öyle bir yere göndereceğiz ki hiçbir şeye ihtiyacın olmayacak' dediler. Önce korumamı öldürdüler. Sonra da başıma ateş ettiler. Öldüğümü zannedip oraya bırakmışlar. Bulunduğumda şahadet getiriyormuşum. Hastaneye kaldırılmışım. 4 beyin ameliyatı geçirdim. 3 ay komada kaldım. Uyandığımda FETÖ'cülerin darbe girişiminin sonucunu sordum. Başarısız olduklarını öğrenince sevindim. Halkın ve demokrasinin kazandığını söyledim. Ailemin destekleri sayesinde eski gücüme kavuştum ve hayatta kaldım" diye konuştu.
"FETÖ'yle ilgili hazırladığım raporun ardından hedef haline gelmiştim"
Fethullahçı Terör Örgütü hakkında hazırladığı raporun ardından adının infaz listelerine yazıldığını belirten Aslan, "Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, benden FETÖ ile mücadele kapsamında bir rapor hazırlamamı istedi. Hazırladığım yaklaşık 60 sayfalık raporun sonuna FETÖ'nün silahlı terör örgütü olduğunu belirttim. Rapor savcılıklara gönderildi ve iddianamelerde kullanılmaya başlandı. Daha sonra tutuklamalar başlayınca Fethullah Gülen beni infaz listesinin başına yazdı" ifadelerine yer verdi.
"Teröristler bana suikast düzenlemeye çalışmış"
Uğradığı saldırılar hakkında da konuşan Aslan, "FETÖ'cüler benim arabamı kurşunladı. Hedef haline getirilmiştim. Daha sonra Mardin Nusaybin'de teröristler bana suikast düzenlemeye çalışmış. Silahları çalışmayınca bu saldırından da kurtulmayı başarmışım. Darbeciler beni o gece de pencerenin önüne koymuştu. Kurşun isabet eder de ölürüm diye düşünmüşlerdi. Çok şükür bir şey olmamıştı" diye konuştu.
"Milletimiz iradesine sahip çıktı"
Darbe girişiminin başarısız sonuçlanmasının en önemli nedeninin Türk milletinin gösterdiği birlik ve beraberlik olduğuna değinen Aslan, şunları dedi:
"Milletimiz o gece uyanıklık yaptı. Cumhurbaşkanımız Erdoğan, onları sokağa çağırmıştı. Millet iradesine sahip çıktı. FETÖ'cülerin başarısız olmalarından en önemli neden buydu. İlk defa böyle bir şey oldu ve darbe girişimi başarısız oldu. Tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Onların ruhu için dua etmemiz gerekiyor. Hala uyanık olmamız lazım. Yarın başka bir terör örgütü daha ülkemizin başına bela olabilir."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/15-temmuz-gazisi-eski-terorle-mucadele-daire-baskani-turgut-aslan-quotfeto-beni-infaz-listesinin-basina-yazmistiquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/15-temmuz-gazisi-eski-terorle-mucadele-daire-baskani-turgut-aslan-quotfeto-beni-infaz-listesinin-basina-yazmistiquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/15-temmuz-gazisi-eski-terorle-mucadele-daire-baskani-turgut-aslan-quotfeto-beni-infaz-listesinin-basina-yazmistiquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/15-temmuz-gazisi-eski-terorle-mucadele-daire-baskani-turgut-aslan-quotfeto-beni-infaz-listesinin-basina-yazmistiquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/15-temmuz-gazisi-eski-terorle-mucadele-daire-baskani-turgut-aslan-feto-beni-infaz-listesinin-basina-yazmisti/1129731/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 10:12:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ankara'daki narkotik operasyonunda 150 kök kenevir ele geçirildi</title>
			<description><![CDATA[Ankara'da, jandarma ekiplerince icra edilen narkotik operasyonunda yaklaşık 150 kök kenevir ile 50 adet kenevir tohumu ele geçirildi, bir şüpheli gözaltına alındı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ankara'da, jandarma ekiplerince icra edilen narkotik operasyonunda yaklaşık 150 kök kenevir ile 50 adet kenevir tohumu ele geçirildi, bir şüpheli gözaltına alındı.
Haymana İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince uyuşturucu madde ticareti yaptığı tespit edilen şüpheli M.T.'ye (36) yönelik operasyon düzenlendi. Şüphelinin evinde ve ekim yaptığı tespit edilen bir arazide 150'ye yakın kök kenevir ile yaklaşık 50 adet kenevir tohumu ele geçirildi. Gözaltına alınan M.T'nin işlemlerin ardından adliyeye sevk edileceği öğrenildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/ankara39daki-narkotik-operasyonunda-150-kok-kenevir-ele-gecirildi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/ankara39daki-narkotik-operasyonunda-150-kok-kenevir-ele-gecirildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/ankara39daki-narkotik-operasyonunda-150-kok-kenevir-ele-gecirildi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/ankara39daki-narkotik-operasyonunda-150-kok-kenevir-ele-gecirildi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/ankara-daki-narkotik-operasyonunda-150-kok-kenevir-ele-gecirildi/1129725/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 10:17:20 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakan Bak: "İstikrarlı başarılarla voleybol ülkesi haline geldik"</title>
			<description><![CDATA[Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Çin'de düzenlenen 2026 ISF Dünya Liseler Arası Voleybol Şampiyonası'nda şampiyon olan TVF Spor Lisesi Erkek Voleybol Takımını kabul etti. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Çin'de düzenlenen 2026 ISF Dünya Liseler Arası Voleybol Şampiyonası'nda şampiyon olan TVF Spor Lisesi Erkek Voleybol Takımını kabul etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Çin'de düzenlenen 2026 ISF Dünya Liseler Arası Voleybol Şampiyonası'nda şampiyon olan TVF Spor Lisesi Erkek Voleybol Takımı ile bir araya geldi. Bakan Bak, Türkiye'nin son yıllarda alınan istikrarlı başarılarla voleybol ülkesi haline geldiğini vurgulayarak, "Hem kulüpler hem de milli takım düzeyinde bir ekol olduk. Altyapıdan yeni oyuncular yetişiyor. Gelecek adına da umutluyuz" dedi.
Ankara'da gerçekleşen kabulde; Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Hamza Yerlikaya, Spor Hizmetleri Genel Müdürü ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Veli Ozan Çakır, Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ ile sporcular yer aldı.
Kabulde konuşan Bakan Bak, Uluslararası Okul Sporları Federasyonu (ISF) tarafından Çin'de düzenlenen 2026 Dünya Liseler Arası Voleybol Şampiyonası'nda erkeklerde şampiyon olan TVF Spor Lisesi'ni tebrik etti.
Okul sporlarında elde edilen başarının Türk voleybolunun geleceği açısından umut verici olduğunu belirten Bakan Bak, "Ülkemizi gururlandırdınız. Sizleri yürekten kutluyorum. Bizlere yaşattığınız mutluluk için teşekkür ediyorum. Elde ettiğiniz başarıların artarak devam etmesini diliyoruz" dedi.
"Hem kulüp hem de milli takım düzeyinde ekol olduk"
Bakan Bak, Türkiye'nin son yıllarda alınan istikrarlı başarılarla voleybol ülkesi haline geldiğini vurgulayarak, şunları söyledi:
"Hem kulüpler hem de milli takım düzeyinde bir ekol olduk. Her sene başarılarının üzerine ekleyen Filenin Sultanları var. A Milli Kadın Voleybol Takımımız, Milletler Ligi Final Etabı'nda mücadele edecek. A Milli Erkek Voleybol Takımımız da Milletler Ligi'nde üçüncü hafta karşılaşmalarına çıkacak. Kadın ve Erkek Milli Takımlarımıza başarılar diliyoruz. Bu spora olan ilgi çocuklar ve gençler arasında hızla yayılıyor. Her geçen yıl, voleybol lisansı alan genç sporcu sayısı artıyor. Halkımız voleybol salonlarına gelerek tutkulu bir şekilde destek veriyor. Federasyonumuz tarafından özellikle gençleri voleybola kazandırmak için yürütülen birçok kapsamlı proje var. TVF Spor Lisesi de bu çalışmalardan biri. Hem okuyor hem de voleybol oynuyorsunuz. Turnuvalara katılarak tecrübe ediniyorsunuz. Bu sayede altyapıdan yeni oyuncular yetişiyor. Gelecek adına da umutluyuz."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-bak-quotistikrarli-basarilarla-voleybol-ulkesi-haline-geldikquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-bak-quotistikrarli-basarilarla-voleybol-ulkesi-haline-geldikquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-bak-quotistikrarli-basarilarla-voleybol-ulkesi-haline-geldikquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-bak-quotistikrarli-basarilarla-voleybol-ulkesi-haline-geldikquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/bakan-bak-istikrarli-basarilarla-voleybol-ulkesi-haline-geldik/1129724/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 10:16:21 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>2026'nın ilk 6 ayında ihracat 136,1 milyar dolara ulaştı</title>
			<description><![CDATA[Türkiye'nin 2026 yılı Ocak-Haziran dönemindeki ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,6 artarak 136 milyar 59 milyon dolara yükseldi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye'nin 2026 yılı Ocak-Haziran dönemindeki ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,6 artarak 136 milyar 59 milyon dolara yükseldi.
Ticaret Bakanlığı, 2026 yılı ilk altı aylık dönemindeki faaliyet illerine göre ihracat verilerini açıkladı. Buna göre Türkiye'nin 2026 yılı Ocak-Haziran dönemindeki ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,6 artışla 136 milyar 59 milyon dolara yükseldi. Aynı dönemde 50 ilin ihracatı artarken, 21 il 1 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirdi.
Haziran ayında faaliyet illeri bazında en fazla ihracat yapan il 4 milyar 817 milyon dolarla İstanbul oldu. İstanbul'u 3 milyar 916 milyon dolarla Kocaeli, 2 milyar 184 milyon dolarla İzmir, 1 milyar 862 milyon dolarla Bursa ve 1 milyar 273 milyon dolarla Tekirdağ izledi. Ankara, Mersin, Sakarya, Gaziantep ve Manisa ise ihracatta ilk 10 il arasında yer aldı.
Geçen yılın aynı ayına göre ihracat artışında da İstanbul ilk sırada yer aldı. İstanbul'un ihracatı 1 milyar 42 milyon dolar artarken, Kocaeli 753 milyon dolar, İzmir 374 milyon dolar, Bursa 327 milyon dolar ve Tekirdağ 289 milyon dolarlık artış kaydetti.
İstanbul, en fazla ihracatı 693 milyon 755 bin dolarla "71 Kıymetli veya yarı kıymetli taşlar" faslında gerçekleştirdi. Bu faslı 449 milyon 67 bin dolarla "84 kazanlar, makinalar" ile 444 milyon 744 bin dolarla "61 örme giyim eşyası ve aksesuarı" fasılları takip etti. İstanbul'un en fazla ihracat yaptığı ülke ise 326 milyon 701 bin dolarla Birleşik Arap Emirlikleri oldu. Bu ülkeyi 317 milyon 800 bin dolarla Almanya ve 287 milyon 768 bin dolarla Suudi Arabistan izledi.
Kocaeli, en fazla ihracatı 1 milyar 361 milyon 261 bin dolarla "87 Motorlu kara taşıtları" faslında yaptı. Bu faslı 500 milyon 637 bin dolarla "27 Mineral yakıtlar, mineral yağlar" ile 333 milyon 144 bin dolarla "85 Elektrikli makine ve cihazlar" fasılları takip etti. Kocaeli'nin en fazla ihracat yaptığı ülke 351 milyon 834 bin dolarla İngiltere oldu. İngiltere'yi 326 milyon 874 bin dolarla Almanya ve 252 milyon 73 bin dolarla Slovenya takip etti.
İzmir ise en fazla ihracatı 484 milyon 374 bin dolarla "27 Mineral yakıtlar, mineral yağlar" faslında gerçekleştirdi. Bu faslı 221 milyon 508 bin dolarla "72 Demir ve çelik" ile 185 milyon 287 bin dolarla "84 Kazanlar, makinalar" fasılları takip etti. İzmir'in en fazla ihracat yaptığı ülke 222 milyon 117 bin dolarla İspanya oldu. İspanya'yı 191 milyon 455 bin dolarla Almanya ve 157 milyon 600 bin dolarla İtalya izledi.
Ticaret Bakanlığı açıklamasında, üretim, yatırım, istihdam ve ihracat odaklı politikalar doğrultusunda yüksek katma değerli üretimin ve ihracatın ülke geneline yayılmasının desteklenmeye devam edileceği belirtilerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye Yüzyılı vizyonu kapsamında Türkiye'nin küresel ticaretteki rekabet gücünü artırmaya yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/202639nin-ilk-6-ayinda-ihracat-1361-milyar-dolara-ulasti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/202639nin-ilk-6-ayinda-ihracat-1361-milyar-dolara-ulasti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/202639nin-ilk-6-ayinda-ihracat-1361-milyar-dolara-ulasti_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/202639nin-ilk-6-ayinda-ihracat-1361-milyar-dolara-ulasti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/2026-nin-ilk-6-ayinda-ihracat-136-1-milyar-dolara-ulasti/1129679/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:44:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>ASO Başkanı Ardıç: "15 Temmuz 2016 gecesi aziz milletimiz, milli iradenin üzerinde hiçbir gücün olamayacağını tüm dünyaya göstermiştir"</title>
			<description><![CDATA[Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "15 Temmuz 2016 gecesi aziz milletimiz, demokrasisine, bağımsızlığına ve geleceğine sahip çıkarak, milli iradenin üzerinde hiçbir gücün olamayacağını tüm dünyaya göstermiştir" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "15 Temmuz 2016 gecesi aziz milletimiz, demokrasisine, bağımsızlığına ve geleceğine sahip çıkarak, milli iradenin üzerinde hiçbir gücün olamayacağını tüm dünyaya göstermiştir" dedi.
ASO Başkanı Ardıç, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 10. yılı dolayısıyla yazılı bir açıklamada bulundu.
"15 Temmuz 2016 gecesi aziz milletimiz, milli iradenin üzerinde hiçbir gücün olamayacağını tüm dünyaya göstermiştir"
15 Temmuz gecesi ortaya konulan cesaret, birlik ve dayanışma ruhunun hafızalara kazındığını ifade eden Ardıç, "15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 10'cu yıl dönümünde, demokrasimize, milli irademize ve bağımsızlığımıza kasteden hain darbe girişimini bir kez daha lanetliyorum. 15 Temmuz 2016 gecesi aziz milletimiz, demokrasisine, bağımsızlığına ve geleceğine sahip çıkarak, milli iradenin üzerinde hiçbir gücün olamayacağını tüm dünyaya göstermiştir. O gece ortaya konulan cesaret, birlik ve dayanışma ruhu, milletimizin tarih boyunca sergilediği kararlılığın en güçlü örneklerinden biri olarak hafızalara kazınmıştır" diye konuştu.
"O gece ortaya konulan milli birlik ruhu, tüm milletler için ilham ve cesaret kaynağı olmuştur"
Ankara Sanayi Odası olarak, demokrasiye ve milli iradeye olan sarsılmaz bağlılıklarını aynı inanç ve kararlılıkla sürdüreceklerini aktaran Ardıç, şu ifadelere yer verdi:
"Türkiye Cumhuriyeti, köklü devlet geleneği ve sarsılmaz milli birliğiyle, nereden ve kimden gelirse gelsin hiçbir tehdide boyun eğmeyecek kudrete sahiptir. Hiçbir odak ve girişim, milletimizin iradesini teslim alamayacaktır. Milletimiz, 15 Temmuz gecesi ortaya koyduğu destansı duruşla demokrasisine, bağımsızlığına ve milli iradesine sahip çıkma kararlılığını tüm dünyaya ilan etmiştir. O gece ortaya konulan milli birlik ruhu, demokrasiye sahip çıkma kararlılığıyla tüm milletler için ilham ve cesaret kaynağı olmuştur. Ankara Sanayi Odası olarak, dün olduğu gibi bugün ve yarın da demokrasiye ve milli iradeye olan sarsılmaz bağlılığımızı aynı inanç ve kararlılıkla sürdüreceğiz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, üretim, istihdam ve ihracatla ülkemizi daha güçlü yarınlara taşımaya devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 10'cu yıl dönümünde, demokrasimiz ve vatanımız uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/aso-baskani-ardic-quot15-temmuz-2016-gecesi-aziz-milletimiz-milli-iradenin-uzerinde-hicbir-gucun-olamayacagini-tum-dunyaya-gostermistirquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/aso-baskani-ardic-quot15-temmuz-2016-gecesi-aziz-milletimiz-milli-iradenin-uzerinde-hicbir-gucun-olamayacagini-tum-dunyaya-gostermistirquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/aso-baskani-ardic-quot15-temmuz-2016-gecesi-aziz-milletimiz-milli-iradenin-uzerinde-hicbir-gucun-olamayacagini-tum-dunyaya-gostermistirquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/aso-baskani-ardic-quot15-temmuz-2016-gecesi-aziz-milletimiz-milli-iradenin-uzerinde-hicbir-gucun-olamayacagini-tum-dunyaya-gostermistirquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/aso-baskani-ardic-15-temmuz-2016-gecesi-aziz-milletimiz-milli-iradenin-uzerinde-hicbir-gucun-olamayacagini-tum-dunyaya-gostermistir/1129651/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:31:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ankara'da otluk arazide çıkan yangın söndürüldü</title>
			<description><![CDATA[Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde tahta paletlerin de bulunduğu otluk alanda çıkan yangın, itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde tahta paletlerin de bulunduğu otluk alanda çıkan yangın, itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü.
Olay, Yenimahalle ilçesine bağlı Yuvaköy Mahallesi'nde bulunan otluk bir alanda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre akşam 22.30 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı tahta paletlerin bulunduğu otluk bir alanda yangın çıktı. Vatandaşların ihbarı üzerine itfaiye, ambulans ve polis ekipleri olay yerine sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesi sonucunda yangın söndürülürken, olay sadece maddi hasarla atlatıldı. Yangının çıkış sebebine ilişkin inceleme başlatıldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/ankara39da-otluk-arazide-cikan-yangin-sonduruldu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/ankara39da-otluk-arazide-cikan-yangin-sonduruldu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/ankara39da-otluk-arazide-cikan-yangin-sonduruldu_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/ankara39da-otluk-arazide-cikan-yangin-sonduruldu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/ankara-da-otluk-arazide-cikan-yangin-sonduruldu/1129582/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 01:08:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakan Bolat: "Mısır ile 2025 yılında ikili ticaret hacmimiz 8 milyar dolara ulaşmıştır"</title>
			<description><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "2025 yılında Mısır ile ikili ticaret hacmimiz 8 milyar dolara ulaşmıştır. Mısır'ın en çok ihracat yaptığı ülkeler arasında yüzde 7,4 pay ile üçüncü, en çok ithalat yaptığı ülkeler arasında ise yüzde 3,4 pay ile yedinci sırada yer alıyoruz" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "2025 yılında Mısır ile ikili ticaret hacmimiz 8 milyar dolara ulaşmıştır. Mısır'ın en çok ihracat yaptığı ülkeler arasında yüzde 7,4 pay ile üçüncü, en çok ithalat yaptığı ülkeler arasında ise yüzde 3,4 pay ile yedinci sırada yer alıyoruz" dedi.
1952 Mısır devriminin yıl dönümü dolayısıyla Ankara'da Mısır Milli Günü etkinliği düzenlendi. Düzenlenen programa Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Mısır'ın Ankara Büyükelçisi Wael İbrahim Ali Badawi El Sheikh, çeşitli devletlerin büyükelçileri katıldı. Düzenlenen etkinlikte konuşan Bolat, Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkilerin son yıllarda önemli bir ivme kazandığını belirterek, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması ve ekonomik iş birliğinin geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Bolat, Türkiye ile Mısır'ın bölgesel istikrar ve refah açısından önemli iki ülke olduğuna dikkat çekerek, ticari ve siyasi ilişkilerin sürdürülebilir bir şekilde devam etmesini temenni etti.
Mısır'ın Ankara Büyükelçisi Dr. Wael İbrahim Ali Badawi El Sheikh de konuşmasında, 1952 Mısır devriminin ülke tarihinde önemli bir dönüm noktası olduğunu vurgulayarak, Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkilerin karşılıklı saygı ve ortak çıkarlar temelinde gelişmeye devam ettiğini söyledi.
"Türkiye ve Mısır arasındaki ilişkiler, karşılıklı muhabbetten beslenmektedir"
Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkilerin yüzyıllar boyunca devam ettiğini belirten Bolat, "Türkiye ve Mısır arasındaki ilişkiler, yüzyıllara dayanan ortak tarihimizden, güçlü beşeri bağlarımızdan ve halklarımız arasındaki karşılıklı muhabbetten beslenmektedir. Bugün memnuniyetle görüyoruz ki bu sağlam tarihi zemin üzerinde yükselen ilişkilerimiz, karşılıklı siyasi irade ve yoğun üst düzey temaslar sayesinde her alanda süratle gelişmektedir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile Mısır Cumhurbaşkanı Sayın Abdulfettah es-Sisi'nin ortaya koydukları güçlü irade ve ortak vizyon, ülkelerimiz arasındaki işbirliğini hak ettiği stratejik ortaklık seviyesine taşımıştır. Bu doğrultuda Türkiye-Mısır Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin cumhurbaşkanlarımızın eş başkanlıklarında 2024 ve 2026 yıllarında gerçekleştirilen toplantılarında, ikili iş birliğimizi çok geniş bir alanda daha da güçlendirecek önemli kararlar aldık. Bizlere düşen görev, liderlerimizin belirlediği bu ortak vizyonu somut projelere, karşılıklı yatırımlara ve halklarımızın refahına doğrudan katkı sağlayacak sonuçlara dönüştürmektir" diye konuştu.
"2025 yılında Mısır ile ikili ticaret hacmimiz 8 milyar dolara ulaşmıştır"
Mısır ile ticaretin gün geçtikçe daha iyi bir noktaya geldiğinin altını çizen Bolat, "2025 yılında Mısır ile ikili ticaret hacmimiz 8 milyar dolara ulaşmıştır. Mısır'ın en çok ihracat yaptığı ülkeler arasında yüzde 7,4 pay ile üçüncü, en çok ithalat yaptığı ülkeler arasında ise yüzde 3,4 pay ile yedinci sırada yer alıyoruz. Ortaya çıkan bu güçlü tabloyu daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıyla ileri taşıyarak, cumhurbaşkanlarımızın belirlediği 15 milyar dolar ticaret hacmi hedefine ulaşmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu hedefe ulaşılmasında Serbest Ticaret Anlaşmamızın sağladığı güçlü zeminden daha etkin şekilde yararlanılmasının, ticaretin önündeki teknik ve idari engellerin azaltılmasının ve firmalarımız arasındaki doğrudan temasların artırılmasının büyük önem taşıdığına inanıyoruz. Bu doğrultuda, Ticaret Bakanlığımız ve Mısır Yatırım ve Dış Ticaret Bakanlığı arasında tesis edilen Yüksek Düzeyli Ticaret İstişare Mekanizması'nın 3. dönem toplantısını bu yıl içerisinde Türkiye'de gerçekleştirmek üzere hazırlık yapıyoruz. Karşılıklı yatırımlar, ekonomik ilişkilerimizin bir diğer güçlü sütununu oluşturmaktadır. Türk firmalarının Mısır'daki yatırımlarının yaklaşık 4 milyar dolar seviyesine ulaştığını değerlendiriyoruz. Afrika, Orta Doğu ve üçüncü ülke pazarlarında işbirliği içerisinde; başta enerji ve yenilenebilir enerji, yeşil dönüşüm, savunma sanayii, altyapı, lojistik, tarım ve gıda sanayii ile dijital teknolojiler olmak üzere birçok alanda ortak projeler geliştirebileceğimize yürekten inanıyorum. Mısır ile ikili ilişkilerimizin yanı sıra bölgesel meselelerde ve uluslararası platformlarda yakın istişare ve eşgüdüme büyük önem veriyoruz. Özellikle bölgemizde yaşanan gelişmeler karşısında, Türkiye ile Mısır arasındaki diyaloğun ve işbirliğinin bölgesel barış, istikrar ve güvenliğe önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz" şeklinde konuştu.
"Ticaret hacmimiz geçen yıl yaklaşık 9 milyar dolara ulaşmıştır"
Türkiye ile önümüzdeki dönemde daha büyük ve kapsamlı ticari anlaşmalara imza atılacağını dile getiren Büyükelçi Wael İbrahim Ali Badawi El Sheikh ise, "Bugün Mısır-Türkiye ilişkileri, her iki ülke liderliğinin ortaya koyduğu siyasi iradeye dayanarak, büyük bir ivme kazanmaktadır ve ikili ilişkilerimiz yeni bir döneme girmiştir. Bu vesileyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen şubat ayında Kahire'ye gerçekleştirdiği ziyarete temas etmek isterim. Söz konusu ziyaret sırasında Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi ile birlikte Mısır-Türkiye Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin ikinci toplantısına eş başkanlık etmişlerdir. Bu önemli ziyaret, her iki hükümetin de siyasi anlayışlarını iki halkımıza doğrudan fayda sağlayacak pratik işbirliğine dönüştürme kararlılığı doğrultusunda önümüzdeki yıllarda ortaklığımızı daha da geliştirmek için çok sayıda alanı kapsayan bir dizi anlaşma ile sonuçlandı. Ekonomik ilişkilerimiz istikrarlı bir şekilde büyümeye devam etmektedir. Ticaret hacmimiz geçen yıl yaklaşık 9 milyar dolara ulaşmıştır" ifadelerini kullandı.
Program, iki ülke arasındaki dostluk ve iş birliği mesajlarının verilmesinin ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-bolat-quotmisir-ile-2025-yilinda-ikili-ticaret-hacmimiz-8-milyar-dolara-ulasmistirquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-bolat-quotmisir-ile-2025-yilinda-ikili-ticaret-hacmimiz-8-milyar-dolara-ulasmistirquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-bolat-quotmisir-ile-2025-yilinda-ikili-ticaret-hacmimiz-8-milyar-dolara-ulasmistirquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-bolat-quotmisir-ile-2025-yilinda-ikili-ticaret-hacmimiz-8-milyar-dolara-ulasmistirquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/bakan-bolat-misir-ile-2025-yilinda-ikili-ticaret-hacmimiz-8-milyar-dolara-ulasmistir/1129554/</link>
			<pubDate>Mon, 13 Jul 2026 21:35:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ankara tarihi bir zirveye, tarihi bir başarıyla ev sahipliği yapmak suretiyle uluslararası alanda görünürlüğünü hiç olmadığı kadar artırmıştır"</title>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 7-8 Temmuz tarihlerinde Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen 36'ncı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne ilişkin, "Ankara tarihi bir zirveye, tarihi bir başarıyla ev sahipliği yapmak suretiyle uluslararası alanda görünürlüğünü hiç olmadığı kadar artırmıştır" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 7-8 Temmuz tarihlerinde Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen 36'ncı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne ilişkin, "Ankara tarihi bir zirveye, tarihi bir başarıyla ev sahipliği yapmak suretiyle uluslararası alanda görünürlüğünü hiç olmadığı kadar artırmıştır" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından basın toplantısı düzenledi. Toplantıda 7-8 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilen 36'ncı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin yanı sıra bölgedeki güncel gelişmelerin değerlendirildiğini belirten Erdoğan, toplantıda alınan kararların hayırlara vesile olmasını temenni etti. Başta Avrupa olmak üzere insanlık tarihine kara bir leke olarak geçen Srebrenitsa soykırımının 31'inci yıl dönümü olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, o günlerde yaşanan savaş kadar acı olan bir başka hususun Bosna Hersek halkının yalnız bırakılması olduğunu söyledi.
"31 sene geçmesine rağmen Srebrenitsa soykırımının kalbimizde açtığı yaralar kanamaya halen devam ediyor"
Bosna Hersek'te gerçekleştirilen soykırımı Batılı ülkelerin ve kurumların sadece uzaktan seyretmekle yetindiğine vurgu yapan Erdoğan, "Sivilleri korumak amacıyla bölgeye gönderilen Birleşmiş Milletler Koruma Gücü kendisini dahi koruyamazken; 'güvenli bölge' olarak ilân edilen şehirler, bugün bile utançla hatırladığımız katliamlara sahne oldu. Aralarında çocukların, kadınların, yaşlıların da olduğu 8 bin 372 Boşnak, katledilerek toplu mezarlara gömüldü. Üzerinden tam 31 sene geçmesine rağmen Srebrenitsa soykırımının kalbimizde açtığı yaralar kanamaya halen devam ediyor. Mavi kelebeklerin izinde ortaya çıkartılan her toplu mezarla, kimlik tespiti yapılan her şehit naaşıyla birlikte yüreğimize yeni bir ateş düşüyor. 31'inci seneidevriyesinde Srebrenitsa şehitlerini bir kez daha rahmetle yâd ediyor, mekanları cennet olsun diyorum" ifadelerini kullandı.
Türkiye olarak benzer acıların tekerrür etmemesi için ne gerekiyorsa yapıldığını aktaran Erdoğan, farklı inanç, kültür ve etnik kimliklerin barış içinde yaşadığı, istikrarlı ve müreffeh bir Bosna Hersek için çalışmaya devam edeceklerini, Türkiye'nin ve Türk milletinin desteğinin her zaman Bosna Hersek'le beraber olacağını sözlerine ekledi.
"Merhum Şeyh Hamad, vizyoner liderliğiyle Katar'ın bugünlere gelmesinde çok büyük pay sahibiydi"
Hayatını kaybeden Katar Devleti Emiri Şeyh Hamad Bin Halife El Sani'ye Allah'tan rahmet niyaz eden, Katar Emiri Şeyh Temim'in şahsında ise Katar halkına taziyelerini sunan Erdoğan, "Merhum Şeyh Hamad, vizyoner liderliğiyle Katar'ın bugünlere gelmesinde çok büyük pay sahibiydi. Filistin davası başta olmak üzere İslam dünyasının meseleleriyle yakından ilgilenen, nerede bir kanayan yara varsa sarmak için koşturan vicdanlı, dirayetli, samimi bir Müslümandı. Gerek şahsım gerekse ülke olarak, Türkiye ile Katar arasındaki ilişkilerin güçlenmesine yaptığı eşsiz katkıları hiçbir zaman unutmayacak, kendisini şükranla hatırlayacağız. Rabbim ruhunu şâd, mekanını inşallah cennet eylesin" dedi.
"Liderlerin tamamı zirveye bizzat icabet etti"
Erdoğan, 7-8 Temmuz tarihlerinde Türkiye'nin ev sahipliğinde 36'ncı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ni başarıyla gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen zirveye ittifak üyesi 32 devlet ve hükümet başkanının iştirak ettiğini dile getirdi. Zirve öncesinde yapılan farklı açıklamalara rağmen ABD Başkanı Donald Trump dahil olmak üzere liderlerin tamamının davete bizzat icabet ettiğini söyleyen Erdoğan, "Liderlerin yanı sıra 100'e yakın bakan, bin delege olmak üzere 4 bin 800 üst düzey diplomatı, uluslararası kuruluş temsilcisini ve davetliyi Ankara'da misafir ettik. Müttefik ülkelere ilave olarak NATO'nun Asya-Pasifik ortaklarından Güney Kore, Japonya, Yeni Zelanda ve Avustralya ile İstanbul İşbirliği Girişimi ortaklarından Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri devlet başkanı veya bakan düzeyinde zirveye katılmıştır. Ukrayna Devlet Başkanı Sayın Zelenski ile Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Şara da 8 Temmuz'da Ankara'ya ikili ziyaret gerçekleştirmiştir. 2 bin 500'ü aşkın yerli ve yabancı basın mensubu zirveyi takip etmiştir" ifadelerini kullandı.
"Güvenlik tedbirleri noktasında işi şansa bırakmadık"
NATO zirvelerinin güvenliğin en üst düzeyde gözetildiği, en küçük bir ihmale, dikkatsizliğe mahal verilmeyen uluslararası toplantılar olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Güvenlik tedbirleri noktasında biz de işi şansa bırakmadık. Emniyet, istihbarat ve adli birimlerimizle her türlü önlemin ölçülü bir şekilde alınmasını temin ettik. Gerekli bilgilendirmeler haftalar öncesinden kamuoyumuza yapıldı. Tespit edilen altyapı eksikleri, yoğun bir çalışmayla vakitlice giderildi. Bu çalışmalar için bakanlıklarımız ve valiliğimizle birlikte yerel yönetimleri de harekete geçirdik. Hem Esenboğa Havalimanı'nın uçak ve yolcu trafiğini hafifletmek, hem de resmi ziyaretlerde kullanılmak üzere Etimesgut Askeri Havalimanı'nı yeniden ihya ederek hizmete açtık. Böylece Başkentimize yolları, asma köprüsü ve devlet konuk evi ile modern bir havalimanı daha kazandırmış olduk" açıklamasında bulundu.
"Ankara tarihi bir zirveye, tarihi bir başarıyla ev sahipliği yapmak suretiyle uluslararası alanda görünürlüğünü hiç olmadığı kadar artırmıştır"
Zirve süresince güvenlik, ulaşım, ticaret, kamu düzeni ve şehir hayatının idamesi arasında hassas bir denge kurmaya ihtimam gösterdiklerini de belirten Erdoğan, "Buna rağmen zirve sebebiyle günlük hayatı etkilenmiş olan tüm Ankaralı kardeşlerime sabırları ve anlayışları için teşekkür ediyorum. Ankara tarihi bir zirveye, tarihi bir başarıyla ev sahipliği yapmak suretiyle uluslararası alanda görünürlüğünü hiç olmadığı kadar artırmıştır. Ankara'nın artık bir dünya şehri olduğu bu vesileyle tescil edilmiştir. Bunun yansımalarını özellikle turizmde göreceğimizi düşünüyorum. Allah nasip ederse bu sene Cumhuriyetimizin 103'üncü yıldönümünü Türk dünyasından kardeşlerimizle beraber Ankara'da coşkuyla kutlayacağız. İnşallah aynı başarıyı 29-30 Ekim tarihlerinde düzenleyeceğimiz 13'üncü Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'nde de sergileyeceğiz" diye konuştu.
Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nin zirve süresince uluslararası medya merkezi olarak hizmet verdiğini kaydeden Erdoğan, toplam 96 kamera, 18 naklen yayın aracı ve 26 farklı noktadan yapılan yayınlarla beraber zirvenin tüm dünyaya ulaştırıldığını söyledi.
"İlginin gerek uluslararası basında gerekse sosyal medya mecralarında halen devam ettiğini görüyoruz"
İştirak ettiği NATO toplantılarına kıyasla Ankara'da gerçekleştirilen zirvenin medyanın en yoğun ilgi gösterdiği zirvelerden biri olduğunu ifade eden Erdoğan, "Bu ilginin gerek uluslararası basında gerekse sosyal medya mecralarında halen devam ettiğini görüyoruz. Mehter Marşı'ndan tören kıtasında ilk kez yer alan yeniçerilerimize, Türk Yıldızları'nın muhteşem gösterisinden atlı birliklerimize, verilen hediyelerin özgünlüğünden organizasyonun kusursuzluğuna, Külliyemizden kütüphanemize kadar birbirini tamamlayan pek çok unsur insanların ilgisini çekmeye, konuşulmaya devam ediyor. Bütün bunları sadece Türkiye'nin tanıtımı açısından değil, Türk kültürü ve tarihinin zenginliği ile Türk milletinin eşsiz misafirperverliğini göstermesi bakımından önemli buluyoruz" dedi.
"Milli meselelerin ideolojik kavga ve siyasi polemiklerin aparatı yapılmasını biz doğru bulmuyoruz"
Türkiye'de kendi devletleri ve hükümetleri hakkında olumlu tek cümle dahi duymaya tahammül edemeyen marjinal bir kesimin olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Devlet başkanları, bakanlar, gazeteciler dâhil istisnasız tüm katılımcıların ülkemizden sitayişle bahsetmesini bunlar bir türlü içlerine sindiremiyor. Öyle ki zirveye ve Türkiye'nin müstesna ev sahipliğine kara çalmak için günlerdir akla hayale gelmedik hezeyanlar üretiyorlar. Siyasetin değil tababetin konusu olan bu güruhu ve saçmalıkları gördükçe onlar adına sadece üzülüyoruz. Hele hele '5 dakikacık bir görüşme' için muhataplarına yalvaran zavallıların sırf gündeme gelebilmek için yaptığı eleştirilere sadece gülüp geçiyoruz. Yabancılaşma kötüdür ama kişinin kendi ülkesine, kendi milletine yabancılaşması, hatta düşmanlaşması çok daha kötüdür. Her zaman söylediğim gibi Türkiye Cumhuriyeti hepimizin ortak devletidir. Hangi partiden, görüşten, kökenden olursak olalım hepimiz bu devletin vatandaşıyız, bu aziz milletin ferdiyiz. Türkiye için iyi olan, hepimiz için iyidir, faydalıdır, hayırlıdır. Türkiye'nin başarısı, 86 milyonun tamamının başarısıdır. Türkiye'nin sıkıntısı ise, bilaistisna hepimizin sıkıntısıdır. Milli meselelerin ideolojik kavga ve siyasi polemiklerin aparatı yapılmasını biz doğru bulmuyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
"NATO Liderler Zirvesi köklü devlet geleneğimizin tüm görkemiyle tebarüz ettiği bir toplantı olmuştur"
Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Özellikle mehter marşından, yeniçeriden, merasimlerin tam da tarihimize yaraşır biçimde icra edilmesinden rahatsız olanlara şunu hatırlatıyorum; ister kabul edin, ister etmeyin ama artık reddi miras yapan bir Türkiye yok. Tam tersine medeniyet ve kültür birikimini kucaklayan bir Türkiye var. Türkiye Cumhuriyeti, mazisi şanla, şerefle dolu binlerce yıllık devletler silsilemizin son halkasıdır. NATO Liderler Zirvesi işte bu köklü devlet geleneğimizin tüm görkemiyle tebarüz ettiği bir toplantı olmuştur. Milletimizin azamet ve asaleti, devletimizin itibar ve prestiji, zirvenin düzenlendiği Cumhurbaşkanlığı Külliyemizde adeta tecessüm etmiştir. Kahraman ecdadımızın cenk meydanlarındaki kılıç şakırtılarını kösleriyle, davullarıyla, zurnalarıyla coşturan Mehter Takımımız, Osmanlı'nın en seçkin askerî birliklerinden Yeniçeri Ocağı'nın da yer aldığı Muhafız Alayımız, zirveye ayrı bir anlam ve güzellik katmıştır."
"Küresel diplomasinin kalbi Külliyemizde atmaktadır"
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin olduğu gibi devletin ve 86 milyonun temsil makamı olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Malum çevrelerin hedef aldığı bu mekân milletin evidir. Burası asırlardan süzülüp gelen devlet aklının, milletimizin dünya sahnesindeki itibarının, Türkiye'nin güç ve ağırlığının mimari zemindeki buluşma noktasıdır. Eski nizamın yoğun bakımda olduğu, yeni sistemin ise doğum sancıları çektiği bu dönemde küresel diplomasinin kalbi Külliyemizde atmaktadır. NATO Zirvesi 'Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne ne gerek var?' diyenlere, 'İktidara gelirsek Külliyeyi yıkacağız' diyen vizyon fukaralarına, bu eserin ne işe yaradığını, ne amaçla inşa edildiğini, Türkiye için ne manaya geldiğini çok net biçimde göstermiştir" dedi.
"Türkiye, dönüşümün tam merkezinde NATO'nun en güçlü aktörlerinden biri olarak yer almaktadır"
NATO Zirvesi'nin Türkiye'nin merkezi rolünün berraklaşmasına vesile olduğunu dile getiren Erdoğan, "Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk aldığı, külfetin daha âdil paylaşıldığı ve kolektif savunmanın öncelendiği yeni dönemin Ankara Zirvesi'nde somutlaşması, toplantıyı ittifakın tarihî zirvelerinden biri haline getirmiştir. Türkiye ise sahip olduğu askerî kabiliyet, stratejik konum, diplomatik birikim ve savunma sanayii kapasitesiyle bu dönüşümün tam merkezinde NATO'nun en güçlü aktörlerinden biri olarak yer almaktadır. Zirvede savunma sanayii işbirliğinin önündeki engellerin ve kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini kayda geçirdik" şeklinde konuştu.
Zirvenin ana etkinliklerinden biri olarak bu yıl ilk kez tertiplenen Savunma Sanayii Forumu'na bine yakın katılımcı ve basın mensubunun iştirak ettiğini kaydeden Erdoğan, ittifakın öncelikli konularından biri olan dronlara karşı çalışmaların dikkate alınarak, 'İnsansız Sistemlere Karşı Koyma Mükemmeliyet Merkezi'nin Konya'da kurulmasına karar verildiğini de ifade etti.
"Sayın Trump'ın devlet başkanı seviyesinde Amerika'dan Türkiye'ye 17 yıl sonra yaptığı resmi ziyaret fevkalade anlamlıydı"
Erdoğan, NATO Zirvesi'nin Türkiye'nin tezlerinin en gür şekilde dillendirildiği bir platform görevi gördüğünü belirterek, "Gazzeli ve Lübnanlı kardeşlerimizin maruz kaldığı insanlık dışı saldırıları çok net biçimde gündeme getirdik. Rusya-Ukrayna savaşının diyalog ve diplomasiyle çözülmesi gerektiğini bir kere daha vurguladık. Zirve marjında 3 gün boyunca yoğun temaslarımız oldu. NATO Genel Sekterinin yanı sıra Kanada, Finlandiya, Birleşik Krallık, Almanya, İtalya, Fransa, Bulgaristan, Karadağ, Slovakya, Arnavutluk ve Avrupa Birliği Liderleriyle görüşmeler gerçekleştirdik. Cumhurbaşkanı Ahmet Şara ile Suriye'deki son durumu değerlendirdik. Zirve kapsamında ayrıca savunma ve güvenlik temalı aralarında 50'nin üzerinde düşünce kuruluşunun katımıyla Ankara Palas'ta düzenlenen programın da bulunduğu 7 ayrı etkinliğe ev sahipliği yaptık. Zirveye katılan liderlerin eşlerini de milletimizin müstesna misafirperverliğini yansıtan başarılı bir organizasyonla en güzel şekilde ağırladık. Özellikle Sayın Trump'ın devlet başkanı seviyesinde Amerika'dan Türkiye'ye 17 yıl sonra yaptığı resmi ziyaret fevkalade anlamlıydı. Kendisinin ülkemiz ve zirveyle ilgili övgü dolu mesajlarını da memnuniyetle karşıladık. Gerek Türk-Amerikan ilişkilerinin güçlenmesi, gerek ikili ticaretimizin 100 milyar dolar hedefine ulaşması, gerekse bölgemizde barışın ve istikrarın tesisi için Sayın Trump'la birlikte çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Üretimin yavaşlamaması, sanayimizin rekabet gücünün korunması ve ihracatın artırılması için gerekli adımları atıyoruz. İmalat sektörü için kurumlar vergisi oranını yüzde 12 buçuğa indirdik. İhracatçılara sunduğumuz reeskont kredilerinin hacmini günlük 5 milyar liraya yükselttik. İstihdam Koruma Programı kapsamında istihdam başına aylık 3 bin 500 lira destek ödemesi yapıyoruz. Bu sayede 900 bin istihdamı koruma altına aldık. Tüm imalat sektörlerimiz için devreye aldığımız 100 milyar liralık kredi paketi sanayicilerimizin finansmana erişimine ilave bir destek oldu. Bu olumlu seyri hızlandırmak için, şimdi yeni bir adım atarak, Yatırım Taahhütlü Avans Kredi Programının kapsamını ve bütçesini genişletiyoruz. Kriterleri Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız tarafından ilan edilecek bu yeni uygulama için program bütçesini 750 milyar liraya çıkarıyoruz. Sanayicilerimizin sadece yeni yatırımları için değil, işletme sermayesi noktasında da uygun şartlarda finansmana erişim imkanını güçlendiriyoruz. Hayata geçirdiğimiz yeni finansman programı ile 250 milyar liralık uygun şartlarda bir kredi paketini daha imalat sanayinin istifadesine sunuyoruz. Program paydaşı bankalardan piyasa şartlarından daha cazip olan 6 ay ana para ödemesiz, 36 aya kadar vadeli kredilerden 12 puanlık maliyetini hükümet olarak biz karşılıyoruz. Bu iki program sayesinde imalat sanayi için toplam 1 trilyon liralık uygun şartlı kredinin önünü açmış oluyoruz. Sanayi sektörümüze ve ülkemize hayırlı olsun diyorum."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/cumhurbaskani-erdogan-quotankara-tarihi-bir-zirveye-tarihi-bir-basariyla-ev-sahipligi-yapmak-suretiyle-uluslararasi-alanda-gorunurlugunu-hic-olmadigi-kadar-artirmistirquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/cumhurbaskani-erdogan-quotankara-tarihi-bir-zirveye-tarihi-bir-basariyla-ev-sahipligi-yapmak-suretiyle-uluslararasi-alanda-gorunurlugunu-hic-olmadigi-kadar-artirmistirquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/cumhurbaskani-erdogan-quotankara-tarihi-bir-zirveye-tarihi-bir-basariyla-ev-sahipligi-yapmak-suretiyle-uluslararasi-alanda-gorunurlugunu-hic-olmadigi-kadar-artirmistirquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/cumhurbaskani-erdogan-quotankara-tarihi-bir-zirveye-tarihi-bir-basariyla-ev-sahipligi-yapmak-suretiyle-uluslararasi-alanda-gorunurlugunu-hic-olmadigi-kadar-artirmistirquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/cumhurbaskani-erdogan-ankara-tarihi-bir-zirveye-tarihi-bir-basariyla-ev-sahipligi-yapmak-suretiyle-uluslararasi-alanda-gorunurlugunu-hic-olmadigi-kadar-artirmistir/1129521/</link>
			<pubDate>Mon, 13 Jul 2026 20:05:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Genelkurmay Başkanı Orgeneral Bayraktaroğlu, Pakistan Savunma Kuvvetleri Komutanı Munir ile görüştü</title>
			<description><![CDATA[Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Pakistan Savunma Kuvvetleri ve Kara Kuvvetleri Komutanı Mareşal Syed Asım Munir ile bir araya geldi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Pakistan Savunma Kuvvetleri ve Kara Kuvvetleri Komutanı Mareşal Syed Asım Munir ile bir araya geldi.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, resmi davetlisi olarak Türkiye'ye gelen Pakistan Savunma Kuvvetleri ve Kara Kuvvetleri Komutanı Mareşal Syed Asım Munir ile görüştü. Orgeneral Bayraktaroğlu, Mareşal Syed Asım Munir'i Genelkurmay Başkanlığı'nda askeri törenle karşıladı. Mareşal Munir'in tören kıtasını selamlamasının ardından askeri bando iki ülkenin ulusal marşlarını çaldı. Fotoğraf çekimiyle son bulan törenin ardından Orgeneral Bayraktaroğlu ve Mareşal Munir, Genelkurmay Başkanlığı'nda ikili ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirdi.
Orgeneral Bayraktaroğlu tarafından Mareşal Munir'e iki ülke silahlı kuvvetleri arasındaki dostça ilişkilerin geliştirilmesi, Türk Silahlı Kuvvetlerinin gelişmesi ve güçlenmesine yönelik katkıları nedeniyle 'Türk Silahlı Kuvvetleri Üstün Hizmet Madalyası' tevcih edildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/genelkurmay-baskani-orgeneral-bayraktaroglu-pakistan-savunma-kuvvetleri-komutani-munir-ile-gorustu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/genelkurmay-baskani-orgeneral-bayraktaroglu-pakistan-savunma-kuvvetleri-komutani-munir-ile-gorustu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/genelkurmay-baskani-orgeneral-bayraktaroglu-pakistan-savunma-kuvvetleri-komutani-munir-ile-gorustu_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/genelkurmay-baskani-orgeneral-bayraktaroglu-pakistan-savunma-kuvvetleri-komutani-munir-ile-gorustu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/genelkurmay-baskani-orgeneral-bayraktaroglu-pakistan-savunma-kuvvetleri-komutani-munir-ile-gorustu/1129518/</link>
			<pubDate>Mon, 13 Jul 2026 19:41:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu'dan 15 Temmuz gazisi ve şehit yakınlarına ziyaret</title>
			<description><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, 15 Temmuz'un yıl dönümünde Ankara'da gazi ve şehit yakınlarını ziyaret etti. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, 15 Temmuz'un yıl dönümünde Ankara'da gazi ve şehit yakınlarını ziyaret etti.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı ve Ankara Milletvekili Kürşad Zorlu, 15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümü nedeniyle Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde 15 Temmuz gazisi Hulusi Şahin ile şehit yakını Esra Gençer'i ziyaret etti. Zorlu, ziyaretlerinin ardından yaptığı açıklamada 15 Temmuz'un Türk milletinin iradesiyle yazılan tarihi bir destan olduğunu belirterek, şehitleri rahmetle, gazileri ise minnetle andıklarını söyledi. Zorlu, 15 Temmuz'un Türk milletinin tarihe geçen en önemli direnişlerinden biri olduğunu belirterek, "15 Temmuz günü milletimiz bir destan yazmış ve karşı koyma mücadelesiyle tarihe geçmiştir. Bu anlamlı gün, binlerce yıllık kadim Türk tarihini dikkate aldığımızda o tarih çizgisinin ortaya koyduğu karşı duruşun önemli bir kavşağı olmuştur" dedi.
"Türk dünyası açısından da büyük bir mücadele örneği olmuştur"
Verilen mücadelenin yalnızca Türkiye için değil, tüm Türk dünyası açısından da büyük önem taşıdığını belirten Zorlu, "O gün verilen mücadele sadece Türkiye'miz ve 86 milyon için değil, büyük Türk dünyası açısından da büyük bir mücadele örneği olmuştur. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bugüne kadar sürdürülen mücadeleyle bu hain yapılanmanın sadece Türkiye'de değil, geniş coğrafyalardaki faaliyetlerine karşı da mücadelemizi sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.
"Milletimizin birliği daim olsun"
Hain darbe girişiminde şehit ve gazileri anan Zorlu, "253 şehidimizin ve 2 bin 700'ün üzerindeki gazimizin verdiği kutlu mücadele, vesayete karşı ortaya koydukları irade ve tankların önüne çıkarak gösterdikleri imanla tarihe geçen bir mücadele olmuştur. Bu vesileyle şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum. Milletimizin birliği daim olsun" diye konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-zorlu39dan-15-temmuz-gazisi-ve-sehit-yakinlarina-ziyaret.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-zorlu39dan-15-temmuz-gazisi-ve-sehit-yakinlarina-ziyaret.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-zorlu39dan-15-temmuz-gazisi-ve-sehit-yakinlarina-ziyaret_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-zorlu39dan-15-temmuz-gazisi-ve-sehit-yakinlarina-ziyaret.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-zorlu-dan-15-temmuz-gazisi-ve-sehit-yakinlarina-ziyaret/1129488/</link>
			<pubDate>Mon, 13 Jul 2026 18:10:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakan Bak özel sporcular ile bir araya geldi</title>
			<description><![CDATA[Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 2026 SU-DS Dünya Şampiyonası ve IBA21 Dünya Basketbol Şampiyonası'nda toplam 51 madalya kazanan özel sporcuları kabul etti. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 2026 SU-DS Dünya Şampiyonası ve IBA21 Dünya Basketbol Şampiyonası'nda toplam 51 madalya kazanan özel sporcuları kabul etti.
Bakan Bak; 2026 SU-DS Dünya Şampiyonası ve IBA21 Dünya Basketbol Şampiyonası'nda 28 altın, 5 gümüş ve 18 bronz olmak üzere toplam 51 madalya kazanan özel sporcular ile bir araya geldi.
Ankara'da gerçekleşen kabulde, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcıları Hamza Yerlikaya ve Enes Eminoğlu ile Spor Hizmetleri Genel Müdürü ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Prof. Dr. Veli Ozan Çakır, Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu Başkanı Birol Aydın ve antrenörler yer aldı.
Kabulde konuşan Bakan Bak, Bulgaristan'da düzenlenen 2026 SU-DS Dünya Şampiyonası ve Macaristan'da yapılan IBA21 Dünya Basketbol Şampiyonası'nda toplam 51 madalya kazanan milli sporcuları elde ettikleri başarıdan dolayı tebrik etti.
Bakan Bak, özel sporcuların çok kıymetli olduğunu belirterek, "Öncelikle şunu belirtmek isterim ki; özel sporcularımızın hepsi bizim gözümüzde gerçek birer şampiyondur. Sizlerin mücadele azminiz, ortaya koyduğunuz çaba tüm madalya ve kupaların üzerindedir. Şampiyonalarda elde ettiğiniz başarılar, kazandığınız madalyalar bizleri ayrıca gururlandırıyor. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde, sizlerin spora katılımınız konusunda ciddi yatırımlar yapıldı, destekler verildi. Sizler de madalyalar kazanarak bunun karşılığını veriyorsunuz. Hepinize çok teşekkür ediyorum. Başarılarınızın devamını diliyorum" dedi.
Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu Başkanı Birol Aydın ise, Bakan Dr. Osman Aşkın Bak'a verdiği desteklerden dolayı teşekkür etti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-bak-ozel-sporcular-ile-bir-araya-geldi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-bak-ozel-sporcular-ile-bir-araya-geldi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-bak-ozel-sporcular-ile-bir-araya-geldi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-bak-ozel-sporcular-ile-bir-araya-geldi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/bakan-bak-ozel-sporcular-ile-bir-araya-geldi/1129478/</link>
			<pubDate>Mon, 13 Jul 2026 17:38:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Savunma Sanayii Başkanı Görgün, mevkidaşı Zaher'i makamında ağırladı</title>
			<description><![CDATA[Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Mısır Arap Cumhuriyeti Savunma ve Askeri Üretim Bakanı Korgeneral Aşraf Salem Zaher'i makamında ağırladı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Mısır Arap Cumhuriyeti Savunma ve Askeri Üretim Bakanı Korgeneral Aşraf Salem Zaher'i makamında ağırladı.
Savunma Sanayii Başkanı Görgün, görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Mısır Arap Cumhuriyeti Savunma ve Askeri Üretim Bakanı Korgeneral Aşraf Salem Zaher'i başkanlığımızda ağırladık. Görüşmemizde; savunma sanayii alanındaki iş birliği imkanlarını ve ortak kabiliyet geliştirme başlıklarını ele aldık. Bu kapsamda, önümüzdeki dönemde iş birliğimizin çerçevesini belirleyecek Niyet Mektubu'nu imza altına aldık. Türkiye ile Mısır arasında savunma sanayii alanında geliştirilecek iş birliklerinin, bölgesel güvenliğe ve karşılıklı kapasite gelişimine katkı sunacağına inanıyorum. Verimli görüşmeleri dolayısıyla Bakan'a ve kıymetli heyetine teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/savunma-sanayii-baskani-gorgun-mevkidasi-zaher39i-makaminda-agirladi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/savunma-sanayii-baskani-gorgun-mevkidasi-zaher39i-makaminda-agirladi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/savunma-sanayii-baskani-gorgun-mevkidasi-zaher39i-makaminda-agirladi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/savunma-sanayii-baskani-gorgun-mevkidasi-zaher39i-makaminda-agirladi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/savunma-sanayii-baskani-gorgun-mevkidasi-zaher-i-makaminda-agirladi/1129426/</link>
			<pubDate>Mon, 13 Jul 2026 16:34:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>'Kütüphane Sohbetleri'nde Erdem Beyazıt yad edildi</title>
			<description><![CDATA[AK Parti Kültür ve Sanat Politikaları Başkanlığı tarafından düzenlenen 'Kütüphane Sohbetleri' programı kapsamında 'Erdem Beyazıt'ı Anma ve Anlama' etkinliği düzenlendi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[AK Parti Kültür ve Sanat Politikaları Başkanlığı tarafından düzenlenen 'Kütüphane Sohbetleri' programı kapsamında 'Erdem Beyazıt'ı Anma ve Anlama' etkinliği düzenlendi.
AK Parti Kültür ve Sanat Politikaları Başkanlığı tarafından düzenlenen 'Kütüphane Sohbetleri' programı kapsamında 'Erdem Beyazıt'ı Anma ve Anlama' etkinliği, AK Kütüphane'de gerçekleştirildi. Programa, AK Parti Genel Başkanvekili Ala, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman ve davetliler katıldı. Programa konuşmacı olarak Erdem Beyazıt'ın kızı Sevde Beyazıt Kaçar, Hüseyin Yorulmaz ve Hayati İnanç yer aldı.
"Düşünce dünyamıza yön veren aydınları bu tür faaliyetlerle anmak istiyoruz"
Erdem Beyazıt'ın çok önemli sözleri olan insanlardan bir tanesi olduğunu vurgulayan Hüseyin Yayman, "Sözleriyle, kelimeleriyle, eserleriyle Türk şiir dünyasında, Türk edebiyatında okul, mektep vazifesi gören bir şairi anmak için bulunmaktayız. AK Parti Kültür ve Sanat Politikaları Başkanlığı olarak kültürü ve sanatı, biz milletimizi bir arada tutan, yurttaşlığı pekiştiren bir faaliyet olarak görmekteyiz. Dolayısıyla kültürü kimliğimiz olarak görüyoruz. Bir taraftan şairleri, düşünce dünyamıza yön veren aydınları bu tür faaliyetlerle anmak istiyoruz. Bir taraftan da siyasetin o yorucu ve yoğun gündeminden bir parça da olsa ayrılıp biraz daha hayata, insana, düşünceye, dünyaya dair bir nefes alma ve fikir ile siyaseti yan yana getirmek gibi bir faaliyeti yürütmeye çalışıyoruz" dedi.
"Erdem Beyazıt'ı ben, benim kelimelerimle anlatamam"
Açılış konuşması gerçekleştiren Ala, "Daha önce yıllardır görüşmediğimiz Erdem abimiz bizi bir araya getirdi. Öyle bir isim ki, çok uzun dönemdir görüşmediğim ama o dönemden beraber olduğumuz insanları gördüm. Bu insanlar vefat ediyor ama ölmüyor. Bunların fikirleri yaşıyor, sürekli üretiyorlar. Erdem Beyazıt'ı ben, benim kelimelerimle anlatamam" ifadelerini kullandı.
Ardından Efkan Ala, "Şiirlerini vicdanlarımıza yazan şairimize" diyerek Erdem Beyazıt anısına şiir okudu.
Programda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sesinden şiir dinletisi gerçekleşti ve ardından program, konuşmacıların sohbeti ve soru-cevap ile devam etti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/39kutuphane-sohbetleri39nde-erdem-beyazit-yad-edildi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/39kutuphane-sohbetleri39nde-erdem-beyazit-yad-edildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/39kutuphane-sohbetleri39nde-erdem-beyazit-yad-edildi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/39kutuphane-sohbetleri39nde-erdem-beyazit-yad-edildi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/kutuphane-sohbetleri-nde-erdem-beyazit-yad-edildi/1129385/</link>
			<pubDate>Mon, 13 Jul 2026 15:48:30 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>LGS tercihleri başladı</title>
			<description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında tercih yapacak öğrencilerin kendilerine en uygun eğitim ortamlarına yönlendirilmelerini sağlamak amacıyla "Tercih Danışmanlığı Birimleri" oluşturuldu. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında tercih yapacak öğrencilerin kendilerine en uygun eğitim ortamlarına yönlendirilmelerini sağlamak amacıyla "Tercih Danışmanlığı Birimleri" oluşturuldu.
LGS'de tercih maratonu başladı. Bu kapsamda öğrencilerin ilgi, yetenek ve akademik başarıları doğrultusunda doğru tercih yapmalarına katkı sunmayı hedefleyen Tercih Danışmanlığı Birimleri, MEB tarafından tercih süreci boyunca öğrenci ve velilere ücretsiz rehberlik hizmeti verecek. Rehber öğretmen ve psikolojik danışmanlar tarafından yürütülecek danışmanlık hizmetlerinde, öğrencilerin hedefleri, başarı durumları ve kişisel özellikleri dikkate alınarak tercih listelerinin oluşturulmasına destek sağlanacak. Birimlerde ayrıca tercih süreciyle ilgili merak edilen sorular da yanıtlanacak. MEB, tercih danışmanlığı hizmetiyle öğrencilerin bilinçli ve doğru tercihler yapmalarını, eğitim hayatlarını ilgi ve yeteneklerine uygun okullarda sürdürmelerini amaçlıyor.
"Velilerimizin dikkat etmesi gereken ana nokta, tercih danışmanlığı sürecini kaçırmamaları"
Öğrencilerin uzun bir maratondan geçtiğini ve sırada tercih sürecine geçiş yaptıklarını belirten Orhan Gazi Ortaokulu Rehber Öğretmeni Esma Dural, "Çocuklarımız uzun ve yorucu bir süreçten geçtiler. Bu uzun ve yorucu sürecin ardından aslında biraz daha zor bir sürece girdiler 13-27 Temmuz tarihleri arasında tercih danışmanlığı sürecimiz başlamıştır. 5 Ağustos tarihinde de sınav sonuçlarımız belli olacaktır. Burada velilerimizin dikkat etmesi gereken ana nokta, tercih danışmanlığı sürecini kaçırmamaları. Tercihlerini mutlaka herhangi bir ortaokul müdürlüğüne onaylatmaları gerekiyor. Diğer dikkat etmeleri gereken nokta da tercihlerini yaparken yüzdelik dilime göre tercihlerini yapmaları gerekiyor. Velilerimizde yaşadığımız temel sıkıntılardan birisi aslında bu oluyor. Puana göre tercih yapıyorlar ama puana göre okul gelmiyor. Her sene sınavın zorluk ve kolaylık durumuna göre puanlar değişebiliyor. Burada asıl belirleyici nokta yüzdelik dilim oluyor. Buna dikkat etmeleri gerekiyor" diye konuştu.
"Bizim amacımız çocuğun yetenekleri doğrultusunda bir okula yönlendirmektir"
Bu süreçte öğrencinin kendi ilgi alanına göre okulları önerdiklerini dile getiren Dural, "Burada bizim için önemli olan nokta çocuğun bir liseye yerleşmesi değildir. Bizim amacımız çocuğun beklentisi, ilgisi ve yetenekleri doğrultusunda kendi potansiyelini gösterebileceği bir okula yönlendirmektir. Çocuk nerede çiçek açacaksa, nerede mutlu hissedecekse ilgisine ve yeteneğine göre, annesi ve babasından da kararlarını alarak bir tercih listesi oluşturmaya çalışıyoruz. Tercih listesi oluşturmaya çalışırken merkezi yerleştirmemizde 10 tercih hakkımız var. 10 tercih hakkımızın 1-2 tanesini çocuk istediği liseleri yazabilir. Ondan sonrasında ise kendi puan ortalamasına göre ve kendi yüzdelik dilimine göre liseleri yazabilir. Ondan sonraki süreçte de biraz daha garanti okullar yazılarak merkezi yerleştirme kısmını bitirebilir. Merkezi yerleştirmeden tercih yapması için yerel yerleştirme kısmında da öncelikle yerel yerleştirmeden bir okul yazması gerekiyor. Yerel yerleştirmeden de bir okul türünden Anadolu Lisesi, Meslek Lisesi, İmam Hatip Lisesi türünden en fazla üç çeşit okul yazabiliyor. Velilere mesajım bu süreçte çocukların lütfen başka çocuklarda kıyaslamasınlar. Her çocuğumuz biriciktir, her çocuğun başarıya ulaşacağı yol farklıdır" şeklinde konuştu.
"LGS süreci benim için kolay geçmedi"
LGS tercih sürecini rehber öğretmeniyle istişare ederek oluşturacağını aktaran Zübeyde Yavuz ise, "LGS süreci benim için kolay geçmedi, zordu ve uzun bir süreçti. Elimden geleni yapmaya çalıştım. Rehber öğretmenimle birlikte puanım ve yüzdelik dilimimle beni yönlendireceği liseleri konuşacağız. Beraber liste hazırlayıp, o listedeki liseleri yazmayı planlıyorum. Hedefim aslında Fen Lisesiydi ama puanım yetmiyor. O yüzden Anadolu Lisesi istiyorum. Birçok hayalim var. Doktor veya oyuncu olmayı istiyorum" dedi.
"Okul sistemimiz artık çok güzel"
MEB'in tercih sürecinde velileri ve öğrencileri yönlendirmesinin daha iyi bir boyuta ulaştırdığını söyleyen Zübeyde Yavuz'un annesi Hacer Yavuz ise, "Bundan sonrası için tercihlerimizi yapacağız. Hangi okullar bize faydalı olacak onları araştıracağız. Bu sistemle hocalarımızın bizi yönlendirecek olması çok güzel. Önceden okullara bakıyorduk ama yanılma payımız daha fazla oluyordu. Öğretmenlerin bize daha fazla yardımcı olacağına eminim. Bu süreç, bizim ve tüm veliler için çok faydalı olacak. Puanımıza ve yüzdelik dilimimize göre kafamıza uyuşan okullar var. Hocalarımızın yönlendirmesiyle okullarımızı yazacağız. Okul sistemimiz artık çok güzel. Öğretmenlerimizin yönlendirmeleri çok fazla. Eskiden karambole gidiyorduk" ifadelerine yer verdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/lgs-tercihleri-basladi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/lgs-tercihleri-basladi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/lgs-tercihleri-basladi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/lgs-tercihleri-basladi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/lgs-tercihleri-basladi/1129377/</link>
			<pubDate>Mon, 13 Jul 2026 15:37:29 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakan Memişoğlu: " 2026'nın ilk 5 ayında 11 milyonu aşkın hizmet sunduk"</title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde 2025 yılında 22 milyona yakın, 2026'nın ilk 5 ayında ise şimdiden 11 milyonu aşkın hizmet sunduk" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde 2025 yılında 22 milyona yakın, 2026'nın ilk 5 ayında ise şimdiden 11 milyonu aşkın hizmet sunduk" dedi.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, vatandaşları Sağlıklı Hayat Merkezlerine davet etti. Memişoğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Diyetisyen, fiziksel aktivite, psikolog, gebe okulu, sigara bırakma polikliniği, KETEM, SHM Akademi ve çok daha fazlası. Gidenin çok daha sağlıklı yaşadığı Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde 2025 yılında 22 milyona yakın, 2026'nın ilk 5 ayında ise şimdiden 11 milyonu aşkın hizmet sunduk. Hepinizi en yakın Sağlıklı Hayat Merkezimize davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-memisoglu-quot-202639nin-ilk-5-ayinda-11-milyonu-askin-hizmet-sundukquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-memisoglu-quot-202639nin-ilk-5-ayinda-11-milyonu-askin-hizmet-sundukquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-memisoglu-quot-202639nin-ilk-5-ayinda-11-milyonu-askin-hizmet-sundukquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.bursayenihaber.com/images/haberler/2026/07/bakan-memisoglu-quot-202639nin-ilk-5-ayinda-11-milyonu-askin-hizmet-sundukquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.bursayenihaber.com/bakan-memisoglu-2026-nin-ilk-5-ayinda-11-milyonu-askin-hizmet-sunduk/1129372/</link>
			<pubDate>Mon, 13 Jul 2026 15:28:07 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>