Oldukça soğuk ve kapalı bir havaya rağmen klasik değişmedi ve yaklaşık 40.000 Bursaspor sevdalısı yine tribünleri doldurdu. Bu tip maçlarda motive olmak her zaman zordur; ancak Mustafa Er’in generalleri öyle bir iştah ve arzu ile oynadılar ki, canlı ya da ekran başında kendilerini izleyen futbolseverleri adeta mest ettiler.
Takımda bugün aksayan hiçbir bölge yoktu. Özellikle İlhan Depe ve Eyüp Akcan, yaptıkları ince işçiliklerle tam anlamıyla bir resital sundular. Bursaspor’umuz, 29. dakikada İlhan Depe’ya yapılan çok sert hareket sonrası kazanılan penaltıyı, Muhammed Demir’in topu ve kaleciyi ayrı köşelere gönderdiği vuruşla gole çevirerek durumu 1-0’a getirdi. Devre bu skorla bitecek derken, Soner Aydoğdu’nun 45. dakikada attığı golle fark 2’ye çıktı.
İkinci yarıda da tempo hiç düşmedi. 58. dakikada Halil Akpınar, harika bir vuruşla skoru 3-0’a taşıdı. Bu dakikalarda başlayan sağanak yağmur takımımızın oyununu hiç etkilemedi; tam tersine, yağmurun şiddeti arttıkça Bursaspor da adeta rakip kaleye gol olup yağmaya devam etti. 74. dakikada Ertuğrul, 75. dakikada Hamza Gür ve 89. dakikada Musa’nın adeta füze niteliğindeki golüyle Bursaspor sahadan 6-0’lık net bir galibiyetle ayrılmayı bildi.
Evet, rakip zayıftı. Ancak benim için önemli olan ve beni bugün ziyadesiyle memnun eden, Bursaspor’daki bitmek bilmeyen iştahlı futbol oldu. Yeni transferler takıma tabiri caizse cuk diye oturmuş durumda. İlerleyen haftalarda birbirleriyle oynama alışkanlıkları arttıkça bu takımın sezonu açık ara şampiyon olarak bitireceğinden kimsenin şüphesi olmamalı diye düşünüyorum.
Taraftara gelecek olursak, bugün yine çok güzeldiler. Soğuğa ve yağmura rağmen görsel ve müzikal sanatlarını en güzel şekilde icra ettiler. Bu süreçte Türkiye’yi kendilerine hayran bırakan Teksas, Süper Lig’e çıkıldığında ve Avrupa kupalarında oynanacak maçlarda dünyayı da kendine hayran bırakacaktır. Şimdiden o günleri iple çekiyorum.
Malatyaspor’u, Mersin İdman Yurdu’nu ve Adanaspor’u görünce; bizim nasıl büyük bir tehlikenin, nasıl bir uçurumun kıyısından döndüğümüzü bugün bir kez daha anladım. “Acaba kapanır mıyız, bugün hangi tesisimize, hangi kupamıza, otobüsümüze haciz gelir?” derken, bugün şampiyonluk hayalleri kuruyoruz, Avrupa hayalleri kuruyoruz, hatta Şampiyonlar Ligi hayalleri kuruyoruz.
Bize bu hayalleri yeniden kurduran Enes Çelik başkanımıza ve yönetimine sonsuz teşekkürler.






